Cemaatle gelen sorular

07.05.2014 15:30

Ahmet Taşgetiren

Cemaat” olgusunu önemsiyorum. İslam insanının kişilik inşasında bir topluluk içinde bulunmanın önemli ve belirleyici rol oynadığını düşünüyorum. Özellikle günümüzde, İslam’ın sosyal hayatı tanzim rolünün arka planlara düştüğü ortamda, hem kişiliğin inşası hem de korunması noktasında “Cemaat ortamı”nın hayati önem taşıdığına inanıyorum. İslam’ın bir toplum iklimi halinde algılanması - yaşanmasının bugün önemli ölçüde cemaatler ortamında mümkün olduğu açık bir gerçektir. 

Bunun belki gerek ve yeter şartı, hem liderlik hem yapılanma itibariyle İslam’ın ana ölçülerinin gözetildiği bir cemaat olmasıdır.

Cemaatin ayrıca, sistem yapılanması sonucu, kamu kaynaklarının islami hizmetlere tahsis edilmediği ortamlarda, İslam’ın ihtiyaç duyduğu hizmet birimlerinin oluşması için olmazsa olmaz bir zaruret olduğunu düşünüyorum.

Türkiye gibi Müslüman ama sistemi laik bir ülkede cami yapımı bile, küçük - büyük cemaatlerin gayretiyle inşa edilebilmiştir.

Özetle, cemaatlerin hem varlığı önemlidir, hem de sıhhatli oluşu.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, laik bir ülkeyi yöneten ama islami duyarlılığı diri bir insan olarak, şu yukarda kurduğum cümlelere bir itirazının olacağını sanmıyorum. Yani en az benim kadar “Cemaat vakıası” konusunda hassastır. 

Ama bir süredir hem Başbakan’ın hem de Türkiye’nin “Bir Cemaat”le de sorunlu olduğu açık. O Cemaati, “Cemaat” diye değil, “Örgüt” olarak nitelemesi de, hem Cemaat üzerindeki hassasiyetini ortaya koyuyor, hem de Cemaatin başkalaşması ve ölçü kaybına uğraması konusundaki tepkisini.

Türkiye’deki Cemaat tartışması, özel olarak bir “Cemaat”i her şeyi yeni baştan düşünmeye, değerlendirmeye sevk ettiği gibi, bana göre islami alanda oluşmuş bütün cemaat yapılarını da köklü bir değerlendirmeye sevk etmektedir.

Güncel Cemaat tartışmasından yola çıkıldığında ortaya şu tarz soruların çıktığı söylenebilir:

- Cemaatler açısından devletle ilişkinin sağlıklı boyutu nedir?

- Politika ile ilişkinin sağlıklı boyutu nedir? Bir siyasi parti olmadan devlet bünyesindeki elemanlarla ülke politikasını etkilemeye yönelmek sağlıklı olur mu?

- Dini bir Cemaatin, siyasi felsefesi, kendisine yakın olanlarla ilişkisi nasıl olmalıdır, kendisine uzak ve hatta benzeri dini birikimlerin tüm varlığına karşı olanlarla ilişkisi nasıl olmalıdır?

- Dini bir Cemaat, akraba bir siyasi yapı ile ihtilafa düşünce, siyaseten dini hayatın kökünü kurutarak gelmiş siyasi kadrolarla işbirliği yapmalı mıdır?

- Cemaatin “insana yatırım” ve yetiştirilen insan unsurunu devlette istihdam politikaları nasıl olmalıdır?

- Dini bir cemaatin uluslararası ilişkilerinde açılım ölçüsü neye göre belirlenmelidir? İçerde girdiği siyasi mücadelede kendini koruma refleksi ile dış güçleri ülkesinin üstüne salmak gibi noktalara savrulmak uygun düşer mi?

- İslam’ın farklı din ve toplumlarla ilişkisini gerektirecek olan uluslararası hizmetlerde dini dil nasıl olmalıdır, iletişim dili nasıl olmalıdır?

- Bir dini Cemaat, büyüme durumlarını nasıl değerlendirmeli ve ona göre diğer toplum alanlarıyla ilişki çerçevesini nasıl belirlemelidir?

- Bir Cemaatin bağlılarının, alta ve üste doğru akli - hissi muhakemeyi devreye sokma ölçüsü nedir?

- Bir Cemaatin diğer hizmet yapılarıyla toplum hayatında etkinlik ilişkisi nasıl olmalıdır? Hizmetlere tamamen “islami” nitelik damgası vurulsa bile, birbirinin ayağına basma, birbirini yokedecek bir baskınlık iddiasına yönelme doğru olur mu?

Böyle daha birçok soru var Cemaat sorunu ile gündeme gelen ve diğer Cemaatlerin düşünce mutfağına malzeme olarak sunulan...

Hiç şüphesiz, yaşadığımız “Cemaat tartışması”nda ibret verici ve ibret alınacak bir durumla karşı karşıyayız. Dilerim şu anda herkesin gündeminde olan Cemaat de gelinen problemli durumu değerlendirir ve kendi varlığının da dahil olduğu İslam’ın ortak bütçesine daha fazla zarar verilmeden bu badireden çıkılır.

AYASOFYA VE CAMİA: Dün eski milletvekillerimizden Recep Kırış Bey aradı. Camia’nın Ayasofya kampanyasını önemsemiş. Bir önerisi var: Caima, “Diyalog” çalışmaları çerçevesinde öncelikle Amerika olmak üzere tüm Batı’da, Ayasofya’nın cami olması konusundaki itirazları ortadan kaldırmak için bir çalışma yürütsün. Camia’nın Ayasofya hamlesinin en hayırlı yönü bu olur. Recep Bey’in önerisini okuyucularımla paylaşmak istedim.

STAR
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim