1. YAZARLAR

  2. Melih Altınok

  3. Çelişkiler keskinleşsin diye...
Melih Altınok

Melih Altınok

Yazarın Tüm Yazıları >

Çelişkiler keskinleşsin diye...

A+A-

Samsun’un Ladik ilçesinde geçen cumartesi gerçekleştirilen saldırıda iki polis memuru yaşamını  yitirdi. Olasılıklar muhtelif. Şu an içinse en akla yatkın olanı  bu işin bir provokasyon olduğu.

Ayrıntılar ilerleyen günlerde daha da netleşecektir. Ancak işin beni asıl ilgilendiren noktası, silahlı mücadeleyi esas alan sol örgütlenmelerin bu tarz tertiplerin ‘kolay lokması’ olmalarına neden olan şiddeti fetişleştiren siyaset tarzları.

İş yalnızca adı geçen örgütlerin sayıları yüzlerle ifade edilen militanlarıyla sınırlı olsa bu noktayla da ilgilenmeyecektim. Ne var ki, söz konusu yapılarla organik bir bağı olmayan ancak ‘yabancıların’ olmadığı samimi derneklerde bu tarz işleri koltukları kabararak destan havasında anlatan azımsanmayacak sayıda ‘solcu’ var.

Bugün, yaşının başının aklının referansı sayılacağını düşünüp ‘dışarıda’  şiddetin sonuç getirmeyeceğini dillendiren ‘büyüklerimiz’  bile, deruni sohbetlerde bu riyakârlığı açık etmekten çekinmezler. Paşalar gibi “Bizim çocuklar” derler, mahallelerinin katillerine.

Pek matah bir şeymiş  gibi Lenin’in “ajitasyon ajitasyon ajitasyon” düsturunu ilke edinmiş kesimlerin, eleştirilerimize konu olan tutumlarını, solun örgütlü faşist saldırılar karşısındaki tarihî direniş pratikleriyle meşrulaştırmaya çalışmalarına alışığız. Ancak bu savunma da bugün artık geçerliliğini tamamen yitirdi.

Zira canı kıyılan, Çorum’da, Maraş’ta... kolluk kuvvetlerinin desteğiyle insanların canına kasteden faşistler değil, görevini yapan iki memur ya da Reşadiye’de olduğu gibi belki ite kaka askere giden gencecik çocuklar.

Tamam, ülkedeki yoksulluğu, işsizliği, hukuksuzlukları inkâr eden yok. Ama sanırım hiçbiriniz memlekette silahlı bir direnişi meşru kılacak açık faşizmin hâkim olduğunu söyleyemezsiniz değil mi? O halde artık gerçekten barış yanlısı olan solculara ve demokratlara düşen, aforoz edilmeyi de göze alıp silahlı mücadelenin aldığı her canın bir ‘cinayete’ kurban gittiğini dillendirmektir.

Evet, bu söylemler cemaatteki radikal konumumuza halel getirir belki. Ancak ülkede yeşermesi için mücadele ettiğimiz demokrasi, şeffaflık ve barış için bu cesareti göstermekten imtina edemeyiz.

Çünkü şiddet bir sarmal şeklinde derinleşiyor toplumda. Tıpkı iç tehdit algısını çeşitli provokasyonlarla diri tutan ordular gibi, varlığını fiili saldırı tehdidine borçlu olan ve buna uygun olarak örgütlenen ‘muhalif’ yapılar da, normalleşmeden son derece rahatsızlar.

Silahlar sustuğunda, demokratikleşme adımları  atıldığında, yasaklar kalkmaya başladığında pürüzleri yavaş yavaş kapatmaya başlayan normalleşmeyi kazımaya başlıyorlar. Doğası gereği özünde ‘zor’ olan ancak çağın gereklilikleri, uluslararası toplumun ya da iç dinamiklerin etkisiyle yumuşayan devlet aygıtını ‘özüne’ döndürmek için çabalıyorlar adeta.

Hukuk, demokrasi ya da ekonomi alanındaki iyileşmeleri, adına suni denge dedikleri gerçeği ‘yanlış bilinç’ sahibi halkın gözünden sakındığı için, uyuşturucu olarak görüyorlar.

Siyaset yapma araçları üzerinde tartışma yapmayı ‘günah’ saydıkları için vazgeçemeseler de grevler, boykotlar ya da barışçı herhangi bir mücadele sonucunda elde edilen kazanımlardan rahatsız oluyorlar.

Bu yüzden yıllardır talep ettikleri haklar tanınınca sudan çıkmış balık gibi oluyorlar. Bu adımları kitleselliğe ulaşmak için üzerinde yükselecekleri bir kazanım olarak değerlendirip hanelerine kaydetmek varken, zahmetsiz reddiyeciliğin kollarında tatmin oluyorlar. “Lütuf” diyorlar “istemezük” diye tutturuyorlar.

Ve o anda silah yetişiyor imdatlarına... O silah ki, beş yaşında bir çocuğun bile horozu kaldırılmış tetiğine basabileceği ve bir idiyotun bile sesine kayıtsız kalamayacağı ancak ayakları üstüne dikilebilmek dışında vicdan ve akıl gibi özellikleriyle insan olmaya başlamış birinin sesini her işittiğinde utandığıdır; biliyorsunuz değil mi?

Peki ya utanıyor musunuz? Utanıyorsanız söylemelisiniz de. Susmak utanmazlıktır.

melihaltinok@gmail.com

TARAF

YAZIYA YORUM KAT