1. HABERLER

  2. HABER

  3. Celalettin Cerrah "Şüpheli" Olarak Savcılığa Çağrıldı
Celalettin Cerrah "Şüpheli" Olarak Savcılığa Çağrıldı

Celalettin Cerrah "Şüpheli" Olarak Savcılığa Çağrıldı

Hrant Dink cinayeti soruşturması kapsamında, Dink'in ölümünde ihmali olduğu iddia edilen dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah ile eski İstanbul Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Güler, "şüpheli" olarak savcılığa çağrıldı.

A+A-

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce yürütülen Hrant Dink cinayeti soruşturması kapsamında, Dink'in ölümünde ihmali olduğu iddia edilen dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ile eski İstanbul Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'in, "şüpheli" olarak savcılığa çağrıldığı öğrenildi. 

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 19 Ocak 2007'de Şişli'de uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmesine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği Terör ve Örgütlü Suçlar Birimi savcısı Yusuf Doğan tarafından yürütülen soruşturmada, kamu görevlilerinin ifadesine başvuruluyor. 

Olayın olduğu dönemde İstanbul Emniyet Müdürü olarak görev yapan Merkez Valisi Celalettin Cerrah ile dönemin İstanbul Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'in, savcı Doğan tarafından Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na "şüpheli" sıfatıyla, tebliğname gönderilerek davet edildiği öğrenildi. 

Cerrah ve Güler'in yanı sıra, soruşturmada ihmali olduğu iddia edilen 7 kamu görevlisinin de soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulacağı belirtildi. 

Mahkeme, takipsizlik kararını kaldırmıştı 

Hrant Dink cinayetinde ihmali olduğu iddia edilen, Cerrah ve İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör ile emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 9 kamu görevlisi hakkında açılan soruşturmaya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce verilen takipsizlik kararı, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 6 Haziran 2014'te kaldırılmıştı. 

Dink ailesinin avukatlarının itirazını değerlendiren mahkemenin kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHM) ilgili maddeleri ve ihlal kararı içeriğine göre, bağlayıcı olan ihlalin ortadan kaldırılmasının ancak cumhuriyet başsavcılığınca doğrudan soruşturma yapılması ile mümkün olacağı belirtilerek, aksinin kabulü halinde soruşturma bakımından kısır bir döngü yaşanması ihtimalinin ortaya çıkacağı anlatılmıştı. 

Kararda, "AİHM'in ihlal kararındaki tespitler dikkate alınıp temel soruşturma işlemlerinin yapılarak, şüphelilerin hukuksal konumlarının yeniden belirlenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından, takipsizlik kararı olarak değerlendirilen işlemden kaldırma kararı kaldırılmıştır" denilmişti. 

Heyet, gereğinin yapılması için soruşturma dosyasının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na iade edilmesine hükmetmişti.

HABERE YORUM KAT