Çeçen Mülteciler Neden Korunmuyor?

19.09.2011 12:10
Çeçen Mülteciler Neden Korunmuyor?
İstanbul’da yaşayan Çeçen direnişçilerden Abdullah: “Altı arkadaşımız infaz edildi. İstihbaratın hiç mi haberi olmuyor?”

Zeytinburnu’nda Çeçen direnişçi komutan Musaevi Berkkhazh ile iki korumasının gün ortasında infaz edilmesiyle gözler İstanbul’da yaşayan diğer direnişçilere çevrildi. 15 yıl boyunca Çeçen direnişinde yer alan “Abdullah”la Fatih’te görüştük. Asıl ismini söylemedi. Kendisine “Abdullah” denildiğini söyledi. Görüşmenin kayda alınmasını ve fotoğrafının çekilmesini istemedi. Gayet iyi Türkçe konuşan Abdullah dört yıl önce İstanbul’a gelmiş. Neden İstanbul’a sığındığını sorduğumda “Grozni’deki büyük çatışmalarda yer aldım. Orada yaralandım” diye cevaplıyor.

Savaş anısı kurşun sırtında

Hangi ülkede olursa olsun savaş, acılı anılar, unutulmayan dramlar bırakıyor. Yakınlarını kaybetmeler, sakat kalmalar, günlerce süren işkenceli sorgular. Abdullah’ın öyküsünde bunların hepsi var. Henüz bir gençken katıldığı direnişte 15 yıl savaşmış. Üç defa yaralanmış. Sırtında “savaşın unutulmayan anısı” olan bir kurşunla yaşıyor. Altı ay cezaevinde kaldığını ve işkence gördüğünü anlatıyor. Dişlerini göstererek “Bunlar protez. Dişlerimi tek tek çektiler” diyor.

“Olaylardan dolayı kaygılıyız”

Gördüğü işkencenin detaylarını anlatmak istemiyor. Bunun yerine “Savaşta üç ağabeyim şehit düştü” diyor. Bunu söylerken sesi acıklı değil. “Şehit olmayı” önemseyen bir ses tonuyla söylüyor. Bunu vurgulamak için de gülümseyerek “Keşke ben de şehit olsam. Yatakta ölmektense bu şekilde şehit olmayı yeğlerim. Ben korkmuyorum. Tedirgin de değilim. Her zaman şehit olmaya hazırım” diyor. Sohbetimiz sürdükçe “savaşçı sözler” yerini daha yaşamsal bir duyguya bırakıyor. Abdullah “Bizim burada ailelerimiz var. Kadınlarımız çocuklarımız var. Bundan dolayı kaygılıyız tabii” diyor.

Üç insanı gün ortasında vurabilen güçlerin istedikleri zaman kendisini de vurabileceklerini anlatan Abdullah, sözü İstanbul’da öldürülen diğer Çeçen direnişçilere getiriyor ve şöyle devam ediyor: “Bu son olayla birlikte profesyonel bir şekilde altı arkadaşımız infaz edildi. Ancak katilleri yakalanmadı. Bu eylemleri Rus ajanların yaptığını düşünüyorum. Putin geçtiğimiz yıllarda bunun sinyallerini vermişti. ‘Dışarıda da operasyonlar yapacağız’ dedi. Kadirovcular İstanbul’a gelip gittiler. Temsilcilerin buralarda toplantılar, ziyaretler yaptığı bize gelen bilgiler. Sonrasında bu eylemler oldu. Biz bunları duyuyoruz. Türk istihbaratının bunlardan hiç mi haberi olmuyor? Katiller yakalanmıyor.”

“Ruslar istediğini yapıyor”

Avusturya’da 2009’da öldürülen Çeçen direnişçi Ömer İsrailov olayını hatırlatan Abdullah şunları söylüyor: “Olayın ardından katil hemen yakalandı ve yargılandı. Ancak Türkiye’de bu yapılamıyor. İster istemez soruyoruz neden? Diğer ülkelerde de direnişçi mülteciler var. Ancak Rus ve Kadirovcular geliyor burada istediğini yapıyor. Bu böyle devam ederse kadın ve çocuklarımızı da vuracaklar. Kardeş olarak gördüğümüz Türkiye bizi korumalı. Burada kendimizi güvende hissetmeliyiz. Eğer bizi koruyamayacaksa biz kendimizi koruruz. Böyle devam ederse biz de Rus mu vuralım? Burada bunu yapmak istemiyoruz.”

Öte yandan Çeçen direnişçilere yaptığı yardımlarla tanınan İmkan-Der İstanbul’da yaşamlarından endişe duyduğu 10 Çeçen direnişçi için koruma talebinde bulunacak.

Tetikçi MOBESE’ye yakalandı

Zeytinburnu’nda üç Çeçen militanın öldürülmesiyle ilgili çalışma başlatan polis tetikçinin izine rastladı. Emniyet ekipleri sokak infazının ardından siyah renkli aracıyla kaçmaya çalışırken MOBESE kameralarına yakalanan tetikçinin görüntüsüne ulaştı. Daha sonra İstanbul Atatürk Havalimanı kayıtlarını inceleyen polis, tetikçinin beş gün önce yurda girdiğini belirledi. Ancak cinayetin ardından tetikçi izini kaybettirmeyi başardı.

Burhan Ekinci / Taraf

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim