1. YAZARLAR

  2. Fikret Ertan

  3. Casus Pollard yine gündemde...
Fikret Ertan

Fikret Ertan

Yazarın Tüm Yazıları >

Casus Pollard yine gündemde...

A+A-

Amerika ile İsrail arasında yıllardır sürüp giden bir 'Pollard meselesi' var. Bu mesele Jonathan Jay Pollard adındaki Yahudi asıllı bir Amerikalı ile ilgili.

Pollard, 1980'li yıllarda Amerikan Donanması'nda istihbarat analizcisi olarak çalışıyordu ve görevi gereği çok az kimsenin görebileceği son derece gizli istihbarat bilgilerini görebiliyor, bunlar üzerinde çalışabiliyor ve özellikle sinyal istihbaratı denen elektronik dinleme ve gözlemeyle ilgili çok gizli belge, bilgi ve kılavuz kitaplarına ulaşabiliyordu. Kısacası, Pollard, Amerika'nın sinyal istihbaratını öğrenmek isteyen yabancı güçler için son derece önemli bir kaynak ve kişiydi.

Sonraları, Pollard'ın, bu bilgileri yıllarca İsrail istihbaratı ile paylaştığı, birçok çok gizli belge, bilgi ve çok önemli bir kılavuz kitabını bu ülke istihbarat servisi MOSSAD'a verdiği ortaya çıktı. Ayrıca, bu hizmetleri karşılığında 50 bin dolar nakit para ile ödüllendirildiği ve buna ek olarak 540 bin dolar civarında bir ödeme için de kendisine söz verildiği de söylendi.

İsrail'in Amerikan Donanması'ndaki casusu Pollard, tam 25 yıl önce bu yazıyı yazdığımız gün (21.11.1985 günü) FBI ajanlarınca Washington'daki İsrail Büyükelçiliği'nin giriş kapısında yakalandı ve tutuklandı. Daha sonra yargılandı ve sonuçta ömür boyu hapse mahkûm edildi. Halen, Kuzey Carolina'daki yüksek güvenlikli Butner Hapishanesi'nde bu cezasını çekiyor.

İsrail kendisine çok değerli hizmetlerde bulunan Pollard'ı mahkûmiyetinden bu yana unutmadı; cezasının hafifletilmesi, hatta İsrail'e verilmesi için bugüne kadar elinden geleni arkasına koymadı. Farklı siyasî yapılarda da olsalar gelmiş geçmiş bütün İsrail hükümetleri Pollard konusunda Amerikan hükümetlerine sürekli ricada bulundular, hatta pazarlık bile yaptılar. Nitekim, bugünkü Başbakan Netanyahu, 1998 yılında da başbakanken Wye River barış görüşmelerinde Başkan Clinton ile Pollard konusunda pazarlık yaptı, Pollard'ın affını istedi. Pollard yüzünden çıkmaza giren bu görüşmeler son anda Clinton'un Pollard'ın durumunu gözden geçirme, cezasının hafifletilmesini araştırma sözü ile tatlıya bağlandı.

Daha sonra Clinton, sözünü tuttu. Pollard'ın cezasının hafifletilmesi konusunda üst düzeyde danışmalar yaptı, konu ile ilgili olarak FBI, Dışişleri, Savunma bakanlıkları ve CIA'den yeniden görüş istedi. Clinton, daha önceleri mesela CIA Başkanı George Tenet'e konuyu açtığında Tenet, Başkan'a "Asla olmaz. Pollard'ı affederseniz benim de istifamı hemen kabul edin." demişti ve teşkilatının affa karşı olduğunu açıkça belirtmişti. Dışişleri Bakanı Madeleine Allbright ve Adalet Bakanı Janet Reno da o zamanlar aynen Tenet gibi affa ya da cezanın hafifletilmesine karşı çıkmışlardı. Ayrıca, o zamanlar Donanma İstihbaratı'nın dört eski başkanı da Jonathan Pollard'ın serbest bırakılmasının Amerika'nın milli güvenliği açısından her bakımdan sorumsuz bir karar olacağını hem kamuoyuna hem de Clinton yönetimine Washington Post'a yazarak açıkça bildirmişlerdi.

İşte bu muhalefet yüzünden Pollard'ın hapisten kurtulması, cezasının hafifletilmesi sonuçsuz kalmıştı ama buna rağmen gerek İsrail gerekse de Amerika'daki nüfuzlu Yahudi çevreler ümitlerini kaybetmemiş, Başkan'ı ve yönetimi sıkıştırmaya, baskı altına almaya çalışmaya devam etmişlerdi. Netanyahu'dan sonra Başbakan Barak da Washington'a gittiğinde Pollard konusunu Clinton'a açmış, affını talep etmişti.

Pollard konusunda Başkan Bush da benzer taleplerle karşılaşmış; ancak o da kuvvetli muhalefet yüzünden Pollard'ı affedememişti.

Bugün 'Pollard meselesi' yine gündeme taşınmış bulunuyor. 39 Kongre üyesinin imzasını taşıyan ve Başkan Obama'ya hitaben yazılan mektupta Obama'nın Pollard'ı affetmesi talep ediliyor. Buna ilaveten birçok Yahudi kuruluşu da benzer talepleri dile getiriyor. Ayrıca, bu defa Netanyahu'nun yerleşimler yüzünden askıya alınan İsrail-Filistin barış görüşmelerinin yeniden başlayabilmesi için Pollard'ın affını Amerikan yönetiminden istediği de bildiriliyor. Böylece Netanyahu, bu defa Başkan Obama'nın çok hassas olduğu barış görüşmelerini Pollard için kullanmaya çalışıyor. Bazı kaynaklar, Amerika'nın İsrail'i yeniden masaya oturtmak için sunduğu 'teşvik paketi'nin Pollard'ı da kapsaması gerektiğini, Pollard affının pakete karşı görünen İsrailli bakanların muhalefetini kıracağını, böylece İsrail'in görüşmeleri kabul edeceğini söylüyorlar.

İsrail'in Amerikalı casusu Pollard bugün muhtemel barış görüşmelerine işte bu şekilde dâhil olmuş görünüyor. Bakalım Obama, diğer başkanların yapmadığını yapıp, görüşmeler uğruna Pollard'ı affedecek mi?

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT