Çarşaf provokasyonu

11.03.2010 19:11

Dr. Sivilay Genç (Abla)

Soru: Sevgili Sivilay Abla, Kemal Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi, CHP’li kadınların Mersin’de çarşaf yırtması eylemi sahiden de bir provokasyon olabilir mi? İslamcıların CHP’yi din karşıtı bir parti gibi gösterme çabası olamaz mı? (Bengü)

Cevap: Sevgili Bengü, bir CHP’li kadın hatta erkek kara çarşaflı kadın kılığına girip türlü fenalıklar yapabilir. Ancak bir İslamcı kadının fönlü sarı saçlı, inci kolyeli, her sabah kahvaltıda bir buçuk İskender yemiş gibi iri pembe çehreli CHP’li kadın kılığına girip böyle fenalıklar yapması olanaksız. Bir kere şartlar eşit değil. Tesettür ayetinden dolayı dezavantajları var. Belki Sarıgül partili kadınlar yapmıştır.

Plastik çiçekler ve Atatürk

Soru: Sevgili Sivilay Abla, bugünlerde çok sayıda Atatürk filmi çekilmeye başlandı. Aslında her şey Can Dündar’ınMustafa filmiyle başladı. Film önce heyecan yarattı. Sonra çok eleştiri aldı. “Atatürk karanlıktan korkar mı hiç”, “O asla yalnız değildi, onun arkasında millet vardı” diye kızanlar karanlıktan korkmayan, şahane ve kusursuz Atatürk filmleri çektiler. Sizce bu filmler Mustafa kadar izlenir mi? (Sinem Nazlıcan)

Cevap: Sevgili Sinem, mükemmel Atatürk filmlerinin ilki Veda, gösterime girdi. En çılgın Türk Turgut Özakman’ın Dersimiz: Atatürk filminde Atatürk dozunun iyice artacağı anlaşılıyor. Seri bu hızla giderse üçüncü filmin dünya sinema tarihinin en sürrealist kült yapıtı olacağından endişe ediyorum.

Aslında esas soru şu: Saksı çiçeği mi plastik çiçek mi?

Plastik çiçek mükemmeldir. Solmaz, çiçekleri hep açıktır. Tomurcuğu hep tomurcuktur. Su istemez, gübre istemez, güneş istemez. Üstü tozlanırsa çeşmenin altına tutarsın temizlenir. Yaprakları dökülmez. Dökülse bile düşen yaprağı yeniden yerine takabilirsin.

Saksı çiçeği öyle mi? Bir ton iş, bir ton uğraş.

Dersimiz: Atatürk mükemmeldir. Düşünmeye gerek yoktur. Uğraşmaya gerek yoktur. Böyle bir film yaptığınız için eleştirilme ihtimaliniz yoktur. Alkış garantidir.

Mustafa zordur. Ancak benim bildiğim plastik çiçek feng shuiye göre eve sokulmamalıdır.

‘Avrupalı kadınlar bize bayılıyor’

Soru: Sevgili Sivilay Abla, on beş yıldır Hollanda’da yaşıyorum. Biz burada sokakta insanlara gülümser, otobüste metroda tanımadığımız insanlarla selamlaşırız. Bir haftalığına Türkiye’ye gittim, peşime bir yığın erkek takıldı. Sonra sokakta somurtmam gerektiğini anladım. Türkiye’de insanlar bu yüzden mi mutsuz görünüyor? (Betül)

Cevap: Sevgili Betül, sadece sokaktaki asık suratların değil; Türk erkeklerinin ‘bütün Avrupalı kadınlar bize hasta’ takıntısı da bu durumdan kaynaklanıyor.

Domuz gribi olanlar için aşı

Soru: Sevgili Sivilay Abla, domuz gribi palavra çıktı. Bir yığın para boşa gitti. İlaç firmaları bütün dünyayı dolandırdı. Paramızı geri verin demenin bir yolu yok mu? (Süleyman Kundakçı)

Cevap: Sevgili Süleyman, aman sesimizi çıkarmadan oturalım. Bu ilaç firmalarıyla şaka olmaz. Dua edelim; domuz gribi aşısı olanlar panzehir aşısı olmak zorunda diye bir kampanya başlatmasınlar.

Hastalık

Soru: Sevgili Sivilay Abla, okulda kendi aldığım yüksek not değil diğer arkadaşlarımın aldığı düşük not beni daha mutlu ediyor. Bu duyguyla baş edemiyorum. Ben kötü bir insan mıyım? Lütfen yardım edin. (Rumuz: Kötüyüm)

Cevap: Sevgili evladım, bu, Cumhuriyetimizin bir kronik hastalığıdır ve çoğunlukla eğitim yoluyla bulaşmaktadır. Bütün eğitim hayatımız boyunca öğretmenlerimiz ve ders kitaplarımız; Cumhuriyet’i sevmemiz için Osmanlı döneminde matbaanın ne kadar geç geldiğini anlattılar. Cumhuriyet döneminde renkli televizyon niye kırk sene sonra geldi diye soran olmadı. Matbaanın geç gelmesini konuşmaktan buna fırsatımız olmadı.

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim