“Canım istediği için hainim”

02.07.2009 11:51

Dr. Sivilay Genç (Abla)

Soru: Sevgili Sivilay Abla, bizler Beyoğlu’nda takılan, favori darbesi olmayan, askerî vesayet istemeyen, devlet elitlerinin kendilerini bu ülkenin sahibi olarak görmesinden fevkalade rahatsız bir grup genciz. Bu düşüncelerimizden ve eylemlerimizden dolayı “Siz ordu düşmanlığı yapan hainlersiniz. Satılıksınız. Kendinizi kaç paraya sattınız. Kimden emir alıyorsunuz?” şeklinde özetleyebileceğimiz mesajlar alıyoruz. Nasıl cevap vermemizi önerirsiniz? (Grup adına Dilek Yalçın)

Cevap:
Sevgili Dilek. “Emir ya da parayla değil, canım istediği için hainlik yapıyorum” demek lazım. Bu sayede, hainlik yapmak için de olsa, insanların kendi başlarına fikir üretebilen canlılar olabileceğine dair kulaklarına kar suyu kaçırmış olursunuz. Bir de para konusunda çok tamahkârlar. Bir de bu ihaneti bedavaya yaptığınıza ikna ederseniz eskisi kadar üzerinize gelmeyeceklerdir.  


Devletten yaşlı devlet kurumları
 

Soru:
Sevgili Sivilay Abla, Polis Teşkilatı’nın 164., Jandarma Komutanlığı’nın 186. Kuruluş yıldönümü kutlanıyormuş. Merak ediyorum, Türkiye Cumhuriyeti’nden daha yaşlı Polis ve Jandarma teşkilatı nasıl oluyor. Eğer oluyorsa, o halde Meclis de Meclis-i Mebusan’dan başlamış sayılsın, 88 değil 133. yaşgünü kutlansın. (Sema Gemici)

Cevap:
Sevgili Sema, Polis ve Jandarma teşkilatı yine de mütevazı davranmış. Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2218 yaşındaymış. Bu hesaba göre TBMM 133 değil, Mete Han’ın Orta Asya steplerinde kıl çadırlarda topladığı kurultayların yaşına denk olması da gerekir. Neyse bu yaş konusunda askerler ile rekabete girilmez, bu işi ‘big-bang’e kadar götürebilirler. 2218’de durmuş olmaları gayet makul.

Ancak bazı kurumların kendini daha yaşlı ve köklü göstermesinin masum bir halkla ilişkiler çalışmasından daha öte bir açıklaması var. Esas mesaj bir yabancı gazetecinin tarihî tespitinde gizli. Dünyada her devletin bir ordusu vardır. Türkiye’de ise ordunun bir devleti var. Bu hesaba göre de devletin ordudan küçük olması normaldir.  



Yaz aylarına mahsus laiklik kavgaları
 

Soru:
Sevgili Sivilay Abla, bu yaz tatil için seçtiğimiz otelin iki havuzu olduğunu gördük. Havuzlardan biri sadece kadınlara ayrılmış, diğeri ise normal. Türbanlı kadınlar, biz onları görmeyelim diye kadınlar havuzunu tercih ediyor. Kocaları ise bizim karma havuza geliyor ve doğal olarak bizim karılarımızı bikinili olarak görüyorlar. Bu durumda, bikinili kadının tahrik edici bir şey olduğunu düşünen adamların bizim karılarımızla aynı havuza girmesinden de ben rahatsız oluyorum. Tatilim bunları düşünmekten zehir oluyor. Acil cevabınızı bekliyorum. (Rumuz: Man in the pool)

Cevap:
Yaz aylarını seviyorum. Karpuz denize düştüğü gibi kış boyunca hararet yapan laiklik tartışmaları da havuzlara düşüyor, serinliyor. En değişmez tartışma konularının başında da bu havuz problemi gelir.

Bir kere bikinili kadın (yağları sarkmıyor ve selülitleri pörtlemiyorsa) çekici bir şeydir. Sadece karısını kadınlar havuzuna gönderen erkekler için değil, tüm erkekler için çekicidir. Ancak karısıyla birlikte havuza giren erkek için yandaki bikinili kadını dikizlemek, tek başına olan erkeğe göre biraz daha zordur. Yani endişende haklı olabilirsin.

Sana ilk önerim, karısı kadınlar havuzuna giden erkeğin bikinili kadınları dikizlediğini görürsen gizlice fotoğrafını çek ve akşam açık büfe sırasında çaktırmadan karısına göster. En kesin çözümdür. Adama muhtemel bir oda hapsi cezası gelir ve ancak banyosunun küvetinde serinleyebilir.

Diğer önerim ise hazır tatile çıkmışken bu laiklik travmalarını da tatile çıkar. Bu konuları kafana takıp hayatı kendine zehir etme. Nasıl olsa tatil dönüşü mail kutunda laiklik krizine girmek için yetecek kadar power pointli mesajın birikmiş olacak.

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim