Cahili davranışlar

30.11.2009 18:25

Duran Kömürcü

İnsanların bazısı yaratılan olduğunu unutur da, kendisini benlik kavgasında görür. Ben şöyleyim, böyleyim ikilemine takılır. Daha da ileri giderek, Allah’ın “sizi kavim kavim yarattım” gerçeğini benim kavmim daha üstündür kilidinde kendini bulur. Artık o, üstünlük fobisindedir.

Etrafına öyle bakar, insanları kendi kavmi için yaratıldığını sanır. O efendi, diğer yaratılanlar hizmetçi mesafesindedir. Yöneten odur, yönetilen hep başkalarıdır. Kabul etmeyenleri de düşman kabul eder. Bu bir hastalıktır, hasta olduğunu bilmeyecek kadar da hastadır. Bugünün hastalığı olan milliyetçilik, kavmiyetçilik bunlardandır.

Hastalığın tedavisi kendisindedir. Yaratılmış olduğunu bilmesi, Allah’ın herkesi eşit yarattığını kabul etmesi ile başlar. Üstünlüğün takvada olduğu emrini içselleştirmesi, düşünce ve hareketini kulluk noktasına getirmekle mümkündür.

Kendi kavminin, dinine hizmet etmesi, hamilik yapması, onu bağlamaz. Onlar vazifesini yapmış, Allah ile başbaşa kalmışlardır. Hesabı ve kitabı Allah iledir. Değer ve değerlendirme Allah ile kendi aralarındadır. Onların ahfadı olmak bize bir üstünlük sağlamaz. Üstünlüğümüz onların Allah için yaptıkları yollarda yürümektir. Aksi bir davranış, Allah ve Rasûlü’nün yoluna terstir, kabul edilmeyen bir yoldur.

Yolların en doğrusu, Allah’ın ve Rasûlü’nün tarif ettiği yoldur. O yolda da, insanların üstünlüğü takvadan geçmekte, inananları inanmayanlara tercihten geçmektedir. O yolda Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. İnanmayan kan bağında olsa, kabile bağında olsa, kardeşin değildir. Onu tercih edip din kardeşini hakir göremezsin. Örneklerini de Allah Rasûlü vermiştir. Ashabı yaşamıştır.

Ebu Zerri Gifari (r.a.) Bilali Habeşi’ye “kara kadının çocuğu” diyerek küçük görmesini hazmedemez. Allah’ın Rasûlü’ne şikâyet eder. Allah’ın Rasûlü:

“Ey Ebû Zerr. Sen onu anasından dolayı mı ayıplıyorsun? Demek ki senin içinde hâlâ cahiliyye ahlâkı varmış!”

.. Buyruğu meselemizin can damarıdır. Irkçılık ve kavmiyetçiliğin cahili bir adet olduğunun vurgusu, yaşayanlara bir uyarıdır. Başka bir emirlerinde Allah’ın Rasûlü:

“İçinizden biri cahiliyyet üstünlüğü ile büyüklük tasladığında, babasının organına yapışsın. Öpsün. Siz bunu o kimseye kinaye ile söylemeyiniz. Açıkça söyleyiniz.” (Edeb’ül - Müfret 2-963)

Allah’ın Rasûlü inancımızın gereği olan davranışa son noktayı koyar, şöyle buyurur:

“??? bir dava uğruna ırkçılığı isteyerek ve yardımcı olarak öldürülürse ölümü cahiliyye ölümüdür.” (Tirmizi, Müslim)”

Yaşadığımız ortam bu taassubun içindedir. Cahili düşüncenin zebunudurlar. Kürt, Arap, Türk diye diye ahiretini karartmaktadırlar. Kör taassubun içinde yok olup gitmektedirler. Kendisine Müslüman ismini takanların “kişi kavmini seçmekle kınanamaz” hadisini yanlış yorumlamakta, maksadına uygun hareket etmemektedirler. Kavim ve kabile sevgisini inanç segisinden üstün görerek, din kardeşliğini ikinci plana almaktalar.

Allah ve Rasûlü’nü kabul etmeyenler, İslâm’ın tek çıkış noktası, tek çare olarak görmeyenleri, kardeş kabul etme imkânları yoktur. İnananların tek kardeşi vardır, o da Allah’a inananlardır. Allah Kur’an’ında, Rasûlü hadislerinde, sahabe yaşayışlarında bunun örneklerini vermişlerdir. Mü’minin tek kardeşi vardır, o da Mü’min olanlardır.

Hz. Musa’nın oğluna davranışında Allah’ın ikazı, Allah Rasûlü’nün inananları kardeş kabul etmesi, Hz. Ömer’in oğlu ile Bedir’deki savaşı, Musab bin Umeyr’in kardeşine verdiği cevapta, “Sen kâfirsin ben Müslümanım..” demesi bunun örneklerinden biridir.

Anlatmak istediğimiz; kendisini İslâm kimliği ile tanıtanların, kimliğine uygun hareket etmemeleri. Bu kimlikle, milliyetçilik ve ırkçılığı savunmalarıdır. Bu inancına aykırıdır, Allah ve Rasûlü’nün tarif ettiği davranış değildir, Mü’minin davranışı hiç değildir. Mü’min, kâfir ya da fâsık olan kan kardeşini değil, Mü’min olan din kardeşini tercih eder. Onun yolu Allah ve Rasûlü’nün tarif ettiği yoldur. Allah’ın ve Rasûlü’nün tarif ettiği kör taassup, cahili davranışlar, onun şiarı hiç değildir. Allah, bizi cahili taassuplardan korusun. (Amin!)

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim