1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. ‘Büyük Şeytan’la Ortaklığın İrfani ve İnkılabi Çerçevesi
‘Büyük Şeytan’la Ortaklığın İrfani ve İnkılabi Çerçevesi

‘Büyük Şeytan’la Ortaklığın İrfani ve İnkılabi Çerçevesi

İran’ın giriştiği işgal ve katliamları, despot rejimler ve emperyalizmle işbirliğini konuşmayalım hiç. Yoksa fitne çıkar ve mezhep savaşı patlar, değil mi? İrfan geleneğimizi ve inkılap hatıralarımızı yaralamayın lütfen!

A+A-

Kenan Alpay / Haksöz Haber

Ne yaman bir öğretmendir şu hayat. En derin teorileri, en sağlam tezleri, en cüretkâr söylem sahiplerini nasıl da yerle bir eder. İnsan ve toplum için olduğu gibi devletler için de hayatın her daim sıkı bir imtihan olduğunu okunur durur ama tarihi tekerrür ettirmek için de adeta bütün şartlar zorlanır.

Şahlık rejimine karşı İran’da “Büyük Şeytan’a Ölüm” sloganlarıyla ‘inkılap’ gerçekleştirip sistem dışı bir devlet kuran tecrübeli kadrolar baksanıza şimdilerde merkeze yerleşmek adına hangi kritik rollere soyundular? El Kaide ve IŞİD’le veya tanımın en son haliyle ‘Sünni aşırılıkla’ mücadelede sergilediği olağanüstü performans İran’ı hem ABD hem de AB nezdinde sadece sempatik kılmadı. İran aynı zamanda, İslam coğrafyasındaki tehditlere karşı Rusya’dan sonra ABD ve AB’nin de güçlü bir ortağı, güvenilir dost kuvvetlerden biri oluverdi. Öyle ki “büyük şeytan ABD” ile “küçük şeytan İsrail”in arasına kara kediler sokacak kadar.

Aklı başında hiç kimse ABD ve AB’nin ne küresel ne de bölgesel politikalarda İran’ı İsrail’e tercih edeceğini iddia etmiyor zaten. Özellikle İran’la yürütülen nükleer müzakereler neticesinde bölgedeki dengelerin aleyhine döneceğine ilişkin İsrail’in paranoyakça kaygılarını P5+1 ülkeleri frenlemekle meşguller.

Yazının Devamı >>>