Bütün paşalar toplandık, toplandık

25.02.2010 15:19

Dr. Sivilay Genç (Abla)

Soru: Sivilay Abla, bütün paşalar toplandı toplandı. Acaba Nil Karaibrahimgil ve arkadaşları gibi sormuşlar mıdır “niye yıprandık yıprandık” diye? (Barika Berber)

Cevap:
Sevgili Barika, sormuşlardır elbet. Şöyle de devam etmişlerdir:

Yo paşalar bunu hak etmiyoruz
Yo paşalar bunu kabul etmeyelim
Bütün paşalar toplandık toplandık toplandık
Sorduk neden yıprandık yıprandık (Neden acaba?)
Biz darbeden hoşlandık hoşlandık hoşlandık
Şimdi niye zorlandık zorlandık
Bir o kadar basitti ki denklemleri
İki o kadar güçsüzdü ki eklemleri
Üç kontrol etmek bebek işi
Yormadan sormadan sormadan yormadan
Bir sarardık biz onları dolma gibi
İki çalardık biz onları zurna gibi
Üç sererdik yolları çarşaf gibi
Yormadan sormadan sormadan yormadan
Bekletirdik seslenirdik yüklenirdik hey gidi günler hey
Esnetirdik esnetirdik pes ettirirdik hey gidi günler hey


Parola marola

Soru:
Sevgili Sivilay Abla, gözbebeğimiz Silahlı Kuvvetlerimizde, Sayın Başbakanımızı hedef alan “Adi Başbakan” parolasını yazanların ruh haliyle ilgili değerli görüşlerinizi bizimle paylaşmanızı rica ederim. (Muhsin Kara)

Cevap:
Sevgili Muhsin, ben bu konuda tamamen farklı düşünüyorum. Parola ve işaret bir askerî birliğin güvenliği için oldukça hayati bir tedbir alma yöntemi. Görüldüğü kadarıyla askerî birliklerde bu iş laçkalaşmış. ‘Parola marola’ düzeyinde parola ve işaretler seçilmiş. Bakınız; bugün bir çocuğa bile “Ata” desen sana “Türk” diye karşılık verir. Düşün ki Balıkesir’deki birliğe sızmak isteyen teröristler var. Nöbetçi uzaktan gelen karartıyı görüp “Çanak” diyor. Teröristin aklına hemen geleceği kesin olan üç seçenek var: Çanak-Çömlek, Çanak-Kale, Çanak-Anten. “Şanlı”da ise seçenekler daha da düşüyor: Şanlı-Urfa, Şanlı-Ordu.

Bu bakımdan Taraf’ın verdiği listeye baktığımda en güvenli parolanın “Adi-Başbakan” ile “Beyşehir-Dolap” olduğu görülüyor. Başbakan’a karşı olan hisleri güvenlik zaafının azaltılmasına yardımcı oluyorsa bu işi fazla büyütmeye gerek yok. İsterlerse “Moron-Sivilay” diye bir parola bile belirleyebilirler. Mühim olan insan hayatı.


Toz bulutu

Soru:
Sevgili Sivilay Abla, Türkiye’nin gündemine yetişemiyorum. Türkiye bir toz bulutu adeta. Kendimi bu karmaşık tabloda koyacak bir yer bulamıyorum. Nereye gidiyoruz? Kim kazanacak? Her şey bir toz bulutu. Lütfen yardım edin. (Elif Cevheri)

Cevap:
Sevgili Elif, çok karışık gibi görünen tabloyu ustalıkla sadeleştirip iki kişiye indirgeyebiliriz: Sabih Kanadoğlu-Osman Can. İkisi de hukukçu. Sabih Kanadoğlu sistemin kılına dokundurmam diyor, Osman Can değişim diyor. Sabih Kanadoğlu, Cumhuriyet’in ilk kuşağının temsilcisi. Osman Can, doçentlik almış, Avrupa’da doktora yapmış, iki dil bilen yeni kuşağın bir üyesi. Felsefi olarak birbirlerine taban tabana zıt şeyler söylüyorlar. İkisinin konuşmalarını, açıklamalarını dinlediğinde hangisi sana yakın geliyor. Sabihçi misin Osmancı mı?

“Nereye gidiyoruz” sorusunun cevabı şu iki sihirli sayıda gizli. 1938-1968. İlk sayı Sabih Kanadoğlu’nun, ikinci sayı ise Osman Can’ın doğum tarihi.

“Kim kazanacak” sorusunun cevabı ise Balçiçek Pamir’in tarihî programında belli oldu. Osman Can, ezici bir farkla unvan maçını aldı.

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim