1. YAZARLAR

  2. Fikret Ertan

  3. Buşehr ve Rusya
Fikret Ertan

Fikret Ertan

Yazarın Tüm Yazıları >

Buşehr ve Rusya

A+A-

İran, uzun yıllardır Rusya'nın üstlendiği Buşehr nükleer santralini tamamlayıp işletmeye almak ve elektrik üretimine geçmek için çabalayıp duruyor. Ne var ki, Rusya işi yıllardır ağırdan alıyor ve zaman zaman çeşitli problemler çıkararak işi uzattıkça uzatıyor. Bu problemler de genellikle finansmanda ortaya çıkarılıyor.

Nitekim, 10 gün kadar önce Rusya, yine böyle bir problemle İran'ın karşısına çıkmış bulunuyor. RIA Novosti haber ajansına göre, santralin yapımını üstlenen Rus devlet şirketi Atomstroyeksport'un Başkanı Dan Belenky, Rus bankalarının İranlı muhataplarıyla çalışmayı reddettiklerini, şirketin bu yüzden finansman konusunda başka bir yol bulmaya çalıştığını açıkladı. Belenky'nin sadece bu hususa yer verdiği, hangi bankaların söz konusu olduğunu ve santralin tamamlanma programıyla ilgili herhangi bir şey söylemediği de belirtiliyor.

Buşehr, İran için çok önemli bir prestij projesi. Yapım kararı da İran Devrimi'nden çok öncelere gidiyor. 1970'li yıllarda Şah zamanında Alman Siemens şirketi ile görüşmelere başlanmış, santralin yapımı anlaşması ise 1974 yılında imzalanmıştı. Buşehr'in başlayan yapımı 1979 İran Devrimi'yle inkıtaya uğramış, proje yıllarca kendi kaderine, çürümeye, paslanmaya terk edilmişti. Devrim yönetimi, devrim sonrasının karışık şartları ve Irak ile yapılan savaş yüzünden Buşehr ile uzun yıllar ilgilenememişti.

Bu durum 1992 yılında Rus Atomstroyeksport şirketiyle imzalanan 1 milyar dolarlık yeni yapım anlaşmasına kadar devam etmiş, Buşehr'in yeniden inşasına işte bu anlaşma uyarınca 1995 yılında başlanabilmişti.

Atomstroyeksport, geçmiş yıllarda yaşanan birçok siyasî, teknik ve malî problemlere rağmen Buşehr santralinin büyük bölümünü tamamlamış bulunuyor. Hatta bazı kaynaklara göre, santral yakıt ünitesi ve dışındaki bazı küçük işler dışında hemen hemen tamamlanmış bulunuyor. Bu iki unsurun da tamamlanmasıyla santral, Rus Atom Enerjisi Kurumu Rosatam'ın başkanı Sergey Kriyenko'nun geçen şubat ayında santralin ön-işletme teknik deneylerine başlanması dolayısıyla açıkladığı üzere bu yıl sonunda devreye sokulacak. Ancak Kriyenko, 'öngörülemeyen olaylar olmadığı takdirde' şeklinde bir şart da koşmuştu. Bunlar neler olabilir, bilmeye imkân yok. Mali problemler mesela bunun içine giriyor mu?

Buşehr, VVER-1000 tipinde, 1.000 megavat gücünde hafif su sistemiyle çalışacak bir nükleer elektrik santrali. Yakıtı Rusya'dan gelecek. Moskova ile yapılan anlaşma böyle. Ayrıca, kullanılan yakıt Rusya'ya yeniden işlem görmesi için geri gönderilecek. Yakıt konusundaki işte bu garanti yüzünden milletlerarası camia Buşehr'den fazla rahatsız değil. Son tahlilde 'Nasıl olsa Rusya yakıtın kontrolünü elinde tutuyor' diye düşünüyor. Ancak bu, camianın Buşehr konusunda tamamen emin olduğu anlamına da gelmiyor. Mesela camianın en güçlü üyesi Amerika, yıllardır Rusya'nın Buşehr'in yapımından vazgeçmesini isterken Moskova, bu konuda bugüne kadar hiçbir ülkeyi dinlemeyerek yolunda yürümeyi tercih etmiş bulunuyor.

Söylenenlere göre, esasen Buşehr geçmiş Amerikan yönetimleri ile Rusya arasında önemli bir konu, bir tür pazarlık unsuru da olmuş, bazılarına göre Moskova gereksiz problemler çıkararak ya da işi ağırdan alarak zaman zaman Washington'ın tepkisini ölçmüş, bunların karşısında ABD'den bazı tavizler de ummuştu. Ancak bu söylediklerim tahmini, muhtemelen gizli görüşmelerde gündeme gelmiş şeyler elbette.

Bunlar muhtemelen Başkan Barack Obama'nın önümüzdeki ay başlarında Moskova'ya yapacağı resmî ziyaret sırasında da gündeme gelecek. Nasıl, hangi bağlamda, bilinmiyor. Ancak bilinen şey, Rusya'nın Buşehr kartını zaman zaman hem İran hem de Amerika nezdinde devreye soktuğu, böylece kendi milli çıkarlarına dönük avantaj sağlamak istediği.

Buşehr'in yıllardır sürüp giden yapım hikâyesinin şüphesiz bu yönü de var bana göre...

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT