1. YAZARLAR

  2. Hüseyin Gülerce

  3. Bunlar bizim generalimiz değil, insan olamaz...
Hüseyin Gülerce

Hüseyin Gülerce

Yazarın Tüm Yazıları >

Bunlar bizim generalimiz değil, insan olamaz...

A+A-

Taraf Gazetesi'nin demokrasiye hizmeti unutulmayacak. Darbelerle, millete ihanet planlarıyla, cuntacılarla ilgili yayınladıkları her belge, toplumun gözünü fal taşı gibi açtı.

Önce inanamadık, "yok artık daha neler, bu kadarı da olmaz" dedik. En son Kafes Eylem Planı'nda, İstanbul'da Koç Müzesi'ndeki denizaltıda dinamit patlatılmasını, çok fazla öğrencinin ölmesi için okullara duyuru yapılarak çocuklarımızın belli saatte müzeye getirtilmesini okuyunca, nefessiz kaldık. "Bunlar insan olamaz", "Türk ordusunda böyle canavarlar barınamaz" diye haykırdık. Şimdi ondan daha beteri ile karşı karşıyayız.

Taraf'ın dünkü manşet haberinden öğreniyoruz ki, 2003'te "Balyoz" harekâtıyla tam manasıyla bir katliam yapacaklarmış. Cuma namazında başta Fatih Camii ve Beyazıt Camii olmak üzere camilerin bombalanması, sakallı, çarşaflı provokatörlerin kışlaları, Hava Müzesi'ni basmaları sağlanacakmış. Bunlar bahane edilerek "şüpheli" iddiasıyla insanlara ateş emri verilmiş. Aynı günlerde Yunanistan ile bir savaş çıkarmak için Ege hava sahasında Yunan uçakları taciz edilerek bir uçağımızın düşürülmesi, olmazsa kendi jetimizi kendimizin düşürmesi kararlaştırılmış. Maksat, hükümete sıkıyönetim ilan ettirmek... Arkasından da Parlamento'yu feshetmek ve yeni bir hükümet kurmak... Yeni bakanlar, işbirliği yapılacak 137 gazeteci ve tutuklanacak 116 gazeteci de belirlenmiş. Taraf, beş gün sürecek yayınında bunların isimlerini açıklayacak.

Darbenin başında dönemin 1. Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan var. Dönemin Harp Akademileri Komutanı Hava Org. İbrahim Fırtına, yine dönemin Donanma Komutanı Oramiral Özden Örnek işin içinde.

Kimse Taraf'ın yazdıklarına "iddia", "uydurma" diyemez. Tam 5 bin sayfalık belge var. 29 generalle 133 subayın katıldığı darbe toplantısının kayda geçirilen konuşmaları, sunumlar, orijinal antetli askerî CD'ler, ıslak imzalı belgeler var. Albay Dursun Çiçek'in ıslak imzası, bunların yanında fotokopi kalır.

TSK'nın her kademesine güvenilir eleman temini konusunda; Atatürkçü Düşünce Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin referans alınması uygulamasının, azamî koordinasyon sağlanarak devam ettirilmesi talimatı da herhalde çok şeyi anlatıyordur. Sayın Baykal'ın kulaklarını çınlatacak ifadeler de var. "Muhalefet partileri ile koordineli fikir ve eylem birliği içerisinde hareketler sergilenmesine devam edilecektir." deniliyor. Bakalım Sayın Baykal, bu defa konuşacak mı? Çünkü Ergenekon'a avukatlığını ilan ederken, bu hafta partisinin grup toplantısında, ne Abdi İpekçi cinayetini, ne de Hrant Dink'in katledilmesini ağzına aldı. Ertuğrul Özkök de sıkıntılı. Dink'i öldürenleri mazur göstermeye çalışan yazısı hatırlatılınca epey öfkelendi. Daha işin başındayız Sayın Özkök. İnanınız, medyada ne kadar tetikçi, susturucu, provokatör, darbe tahrikçisi, postal parlatıcı varsa, bir gün utançlarından insan içine çıkamaz hale gelecekler...

Ben statükocu/vesayetçi cemaatin, organize suskunluk dayanışmasına, evet şapka çıkartıyorum. Böylesine, yüz kızarmadan, sanki kimse fark etmiyor gibi pişkinlikle sessiz kalmaları, görmezden gelmeleri, eften püften yazılar yazarak kamuoyunun dikkatini dağıtmaya çalışmaları epey maharet ister. Dünyada yok böyle bir kabiliyet sergisi... Ama nereye kadar? Bu darbe planlarını nasıl yok sayacaklar? Hrant Dink'in, Abdi İpekçi'nin, Doğan Öz'ün katillerinin korunmasında "general" izlerini nasıl yok edecekler? Abdi İpekçi'nin katilinin Maltepe Askerî Cezaevi'nden kaçırılışını nasıl unutturacaklar? Doğan Öz'ü öldürdüğünü itiraf eden tetikçinin, Askerî Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulu'nda beraat ettirilmesini hafızalardan nasıl silecekler?

Taraf okunmalı. İbretle okunmalı. Demokrasiden geriye dönüş olmadığını anlatmak, demokratikleşmeye destek olmak için, mitinge gider gibi bayie gidilmeli, Taraf'a omuz verilmeli...

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT