Bükemedikleri eli öptüler; fiili durum, legalleştirildi!

09.07.2012 00:04

Ali İhsan Karahasanoğlu

Neler gördük biz bu Türkiye’de, neler?

Etibank hortumundan sanık Dinç Bilgin, “göz rahatsızlığı” sebebi ile, tutuklu kalması gereken Maltepe Cezaevi yerine, Cerrahpaşa Cezaevi’nde, pardon Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde kalıyordu..

Haber yaptık. Eleştirdik..

“Hakimler ‘Tutuklanmasına’ diyor, adam hapishane yerine, hastaneye gidiyor” dedik.

Dedik de ne oldu?

Biz yaptığımız haberden dolayı, daha iki hafta önce para cezasını bayıldık.

Dinç Bilgin hâlâ dışarda.

Cavit Çağlar ha keza..

İnterbank hortumu sebebi ile cezaevinde olması gerekiyordu.

Beyefendi dandik bir rahatsızlık sebebi ile, hastanede yatıyor.

Tarih 2000-2001 yılları.

Aradan 11 yıl geçti..

Ağır hasta oldukları gerekçesi ile cezaevi yerine hastaneye konulan bu iki büyüğümüz, bugün dahi hayli dinçler ve çoğumuza taş çıkartacak kadar sağlıklılar.

Allah sıhhat afiyet versin!

Cavit Bey’in-Dinç Bey’in 2000’de yaptığını, koca koca generaller, 2010’lu yıllarda yapamaz mı?

Yapıyorlar işte.

Generaller de. Diğer çok önemli(!) şahsiyetler de...

Örneğin Mehmet Haberal, kaç yıl oldu tutuklanalı?

Kaç gün kaldı cezaevinde?

Bir elin parmağı kadar.

İşin özü; egemenler, kanundaki kuralları by-pass etmişler.

Kanun, “Tutuklanan kişi, tutukevine/cezaevine konulur” diyorsa da.. Egemenler bu kuralı kendileri için uygulatmıyorlar. Tutukevi yerine, hastanede kalıyorlar.

Maalesef yargı sistemimiz, bu işi çözemiyor..

Çözemedi..

Ve bükemedikleri eli, sonunda öptüler..

Son kanun değişikliği, bu fiili durumu, hakimin takdiri ile legalleştirdi.

Bakın Ceza Muhakemesi Kanunu’nda, tutuklama ile ilgili getirilen yeniliği birlikte okuyalım.. Değiştirilen 109. maddeyi yeni hali ile veriyorum:

“(1) Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100’üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir.”

Madde çok net.

Sanık kim olursa olsun;

İsterse 100, isterse 500 cinayeti olsun..

Dava, ne davası olursa olsun;

İster devlete, ister şahsa yönelik bir dava söz konusu olsun!

Hakimin takdiri ile, her tutuklanması gereken şüpheli, cezaevine konulmak yerine, artık yeni kanun sisteminde; “Adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir.”

Lafın hiç eğilip bükülecek yanı yok.

Çok net bir düzenleme.

Tek şart var..

Hakim karar verecek.

Abartılı bir örnek vermek gerekirse, teröristbaşı Apo, halen yargılanıyor olsa idi.

Yani kesinleşmiş cezası olmasa idi.

Bu madde gereği, tutuklanma yerine, “adli kontrol altına alınması”na karar verilebilirdi.

Ben o tür şahıslar için, böylesine bir karar verilmesini arzu etmem ama..

Teorik anlamda söylemek gerekirse, böyle bir karar verilebilir.

Adli kontrol nasıl gerçekleştiriliyor?

Kanundaki ifadesi ile hakim kararı ile şuna hükmediliyor:

“j) Konutunu terk etmemek.

k) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek.

l) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.”

Yani Dinç Bilgin’in, Cavit Çağlar’ın 2000’li yıllarda.

Mehmet Haberal’ın, Levent Ersöz’ün ve daha nicelerinin, “tutuklama kararları”nı, fiilen uyguladıkları gerçek durum, artık hakim kararı ile gerçekleştirilecek.

Hakimin “Tutuklanmasına” dediği adamı, artık torpille hastanede görme rezaletini yaşamayacağız.

Adam hasta ise.. Veya hasta numarası yapmasına engel olamıyorsanız..

“Adli kontrol kararı verilmiştir” diyerek, “evde kalması”na, “hastanede kalması”na karar vereceksiniz.

En azından, fiili durum ile, olması gereken durum, kağıt üstünde aynı olacak.

Böylece, kamu vicdanı da yaralanmayacak.

Yargının itibarsızlaştırılması, önlenmiş olacak.

Dahası var..

Mehmet Haberal ve diğerleri, sanki yıllardır tutuklu imiş gibi, yarın ceza aldığında, hapiste yatacağı süreden, hastanede yattığı süreyi çıkarttıracak.

Ama yeni sistemde..

Artık “adli kontrol altındaki süre”, hapiste kalınacak süreden düşülmeyecek!

YENİ AKİT 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim