Bu nasıl Müslümanlık

11.12.2010 15:02

Roni Margulies

Müslüman olmamak zor zanaat bu memlekette.

Kemalizm’in en temel başarısı, cumhuriyet, laiklik, şapka devrimi filan değil bence. Çok daha önemli ve kalıcı başarı, Türk Müslüman nüfusu bu memleketin Türk Müslümanlara ait olduğuna, başka hiç kimseye burada yer olmadığına ikna etmiş olmak.

Şapka konusunda bile hâlâ ikna olamayanlar vardır, ama “Türkiye Türklerindir” ve “Ne mutlu Türk’üm diyene” hakkında kimsenin kuşkusu kalmamıştır.

Kemalist söylemde “Türk Müslüman” denmez elbet, “Müslüman” kelimesi sessizdir, “Türk” denir sadece resmî dilde. Ama o sessiz kelimeyi de herkes duyar, bilir, anlar.

“Gâvursuz memleket” yaratmış olma başarısı çok önemli değil; alt tarafı askerî önlemlerle, güç kullanarak, mevzuatla filan yapılan bir iş. Zor değil. Ama ikna sürecini başarıyla tamamlamış olmak gerçekten etkileyici.

Bir deneyin. Şu anda yazmakta olduğum yazı gibi bir yazı kaleme alın. Yayımlattırın veya bir arkadaş meclisinde herkesin sabrına sığınıp okuyun. Adınız mesela Gökalp Göktürk ise, konu tartışılır, rakının hangi aşamasında olunduğuna bağlı olarak, iyi kötü, fikirler tokuşur.

Ama adınız Hristo İskarpatiyati veya Varujan Sahanyan gibi bir şeyse, üstelik bir de yazınızda zülfiyare dokunmuşsanız, konu tartışılmayacaktır. Sizin bu konuyu tartışma hakkınız olup olmadığı, zaten bu memlekette ne halt ediyor olduğunuz, niye bir an önce “kendi memleketinize” gitmediğiniz tartışılacaktır, biraz yüksek sesle ve yer yer şirretleşerek.

Allah’ın İngiltere’sinde, tümüyle yabancıyken ve başka bir şey olma iddiam hiç yokken, kimse bana “Madem beğenmiyorsun, bas git o zaman” demedi. Yıllarca devrimcilik yaptım, hükümetleri eleştirdim, resmî ideoloji hakkında demediğimi bırakmadım, kimse orada yaşama hakkımı sorgulamadı.

Sokak köşelerinde Socialist Worker gazetesi satarken, “Niye Moskova’ya gitmiyorsun?”diyenler oldu, ama bunu derken ideolojimi sorguluyorlardı, kim olduğumu ve ne hakla orada olduğumu değil.

İstanbul’daysa sık sık “Niye buradayım?”, “Ne hakkım var ki?” diye düşünmek zorunda kalıyorum. Bir başlayınca, “Niye doğdum, niye öleceğim?”, “Nerden geldik, nereye gidiyoruz?” gibi sorulara gidiyor aklım, içinden çıkamıyorum.

Dedim ya, Müslüman olmamak zor zanaat.

Öte yandan, Müslüman olmak da kolay iş değil bu memlekette.

Başörtüsü sorunundan, 28 Şubat darbesinden filan bahsetmiyorum. Onlar da var, ama Müslüman olmak bir de salaklarla uğraşmayı gerektiriyor sürekli. Kolay değil.

Dikkatinizden kaçmış olabilir, geçen gün TBMM Genel Kurulu’nda CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt söz alarak hayvancılığın sorunlarıyla ilgili konuştu:

Kurban Bayramı’nda yurtdışından hayvan getirdiniz. Yurtdışından, Hıristiyan ülkelerinden getirilen hayvanlar neyle besleniyor? Domuz artıklarıyla, sakatatlarla yapılan yemlerle beslenen hayvanlar Türkiye’ye geliyor. Bunu getirip burada satmak caiz midir? Bu nasıl Müslümanlık? Bunun vebalini çok ağır ödeyeceksiniz.

Vallahi de, billahi de uydurmuyorum.

Üstelik bir şaşkınlık ânında etmiş değil bu sözleri. Birkaç ay önce bir Tv programında da şöyle demişti çünkü:

Hayvanlar Macaristan, Litvanya gibi Hıristiyan ülkelerden geliyor. Orada hayvanlara domuz sakatatlarından, kanından, kemiğinden yapılan yemler yediriliyor. Bize satıyorlar. Bir de Müslüman’ız diye geçiniyorlar. Nerde Müslümanlık?

Sonra izleyicilerden biri “CHP halkı kandırmasın, hayvanın Hıristiyan’ı mı olur!” dedi.

Bilemedim. Olur mu?

Kafam hâlâ karışık. İneğin ne yiyip ne yemediğinin Müslümanlıkla ilgisi nedir? Müslümanlığın CHP ile ilgisi nedir?

Hükümetin, Tarım Bakanı’nın, hayvan tüccarlarının iyi veya kötü Müslüman olmasından Ensar Öğüt’e ne?

Siz Ensar Bey’i hatırlamıyor olabilirsiniz.

Geçen yıl CHP Erzurum İl Başkanlığı’nda bir basın toplantısı düzenlemiş, Amerikan televizyonlarından birinde Türkiye’nin bir bölümünün ‘Kürdistan’ diye gösterildiğini anlatmış, hükümeti tepki göstermemekle eleştirmişti.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu hakkında da, “Bir nota vermiyor. Hiçbir açıklama yapmıyor. Sen ne işe yararsın? Senin soyadın Davutoğlu mu, Davutyan mı? Bilelim de. Davutyan’san sen Ermeni açılımı yapıyorsun. Adın ne, soyadın ne? Sen Türk müsün?

Bu memlekette Ensar Öğüt gibileri milletvekili oldukça, Müslüman olmamak da zor, olmak da zor.

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim