Bu Kayıpları da Anlat Çarkın

11.06.2011 13:50
Bu Kayıpları da Anlat Çarkın
Ankara’da işlenen faili meçhul cinayetler soruşturmasında tutuklanan Ayhan Çarkın, İstanbul’da yakınları gözaltında kaybedilen sekiz aile için umut oldu.

Susurluk hükümlüsü eski özel timci Ayhan Çarkın, Kürt bürokratlar Namık Erdoğan, Mecit Baskın ile Faik Candan ve Yusuf Ekinci isimli avukatların öldürülmesine ilişkin ifadeler verdi. Çarkın'ın İstanbul'da görev yaptığı ve gözaltına alma biriminde bulunduğu 1992-96 yıllarında ise sekiz kişi iddialara göre gözaltında kaybedildi. Bu kişilerin yakınları şimdi kayıpların akibetleri hakkında da Çarkın'ın itiraflarını bekliyor.

Tutuklanıp cezaevine konulan Çarkın'ın itirafları, kayıp ailelerini de biraz olsun umutlandırdı. Çünkü Çarkın İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücedele Şubesi'nde uzun süre görev yaptı. Sonu 'yargısız infaz' diye tanımlanan ölümlerle sonuçlanan çok sayıda ev baskınında tetik çeken Çarkın'ın bir diğer görevi de gözaltına alma birimiydi. Çarkın'ın görev yaptığı 1992-94 yılları arasında tam 8 kişi kayboldu. Aileleri, arkadaşları bu kişilerin gözaltına alındıktan sonra kaybedildiğini iddia ettiler yıllarca. 'Cumartesi Anneleri' bu 8 kişi için de oturma eylemi yaptı, isimler dünyadaki insan hakları kuruluşlarının listelerine de girdi. Ama bu kişilerden yaklaşık 17 yıldır haber alınamıyor. İşte Çarkın'ın itiraflarına devam etmesi halinde yaşayıp yaşamadıkları, öldürüldülerse katillerinin kimliği, gömüldükleri yerler ortaya çıkabilecek o sekiz kayıp:

İsmail Bahçeci: 1968 doğumlu İsmail Bahçeci, Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu öğrencisiydi. 24 Aralık 1994 günü İsmail'in Aksaray'da İstanbul Emniyeti Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nce OHAL Bölgesi'nde işlendiği iddia edilen bir suçun soruşturması için gözaltına alındığı haberi geldi. İsmini vermeyen ve İsmail'in arkadaşı olduğunu söyleyen biri, İsmail'in evini arayarak telefona çıkan babasına "oğlunuz gözaltında, ona sahip çıkın, işkence görmesin" dedi. Aile dönemin İnsan Haklarından Sorumlu Bakanı Azimet Köylüoğlu ile görüştü. Köylüoğlu, anne Fatma Bahçeci'ye "evet gözaltına alındı, cereyan verildi, işkence yapıldı, sonra bir çukura atıldı" bilgisini verdi. Görüştüğü İçişleri Bakanı ise "sen dua et, oğlun polislerin elinde olsun. Ben araştırma yapar sana haber veririm" dedi. Anne Fatma Bahçeci telefonunu ve adresini bıraktı. Bir daha ne arayan oldu, ne de İsmail'in izine rastlanıldı. Aile İsmail'i aramaya devam etti. Baba Şehmuz Bahçeci'nin ömrü İsmail'in akıbetini öğrenmeye yetmedi. 2004 Ağustos'unda vefat etti. Bahçeci ailesinin, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden Mehmet Ağar'n yargılandığı davaya "İsmail Bahçeci'nin gözaltında kaybolması olayında Mehmet Ağar'ın sorumluluğu bulunduğu" gerekçesiyle yaptığı müdahillik talepleri reddedildi.

Ayhan-Ali Efeoğlu: Ayhan Efeoğlu 1967 Bursa doğumlu. Üç kardeşin ortancasıydı. Girdiği üniversite sınavında İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi'ni kazandı. Jeoloji bölümünde öğrenci hareketlerinin içinde yer aldı, defalarca gözaltına alındı. 15 Ekim 1992 tarihinde okulun önünde sivil, ellerinde telsizli polisler tarafından gözaltına alındı. Arkadaşları ve avukatlarının tüm başvuruları, "Bizde böyle biri yok" denilerek geri çevrildi. Ayhan'dan sonra İstanbul Üniversitesi İnşaat Fakültesi öğrencisi olan ağabeyi Ali 5 Ocak 1994 'de gözaltına alındı. Ayhan'ın akıbetinin aynısı ağabeyine uygulandı. Avukatları, 27 Ocak 1994 tarihinde DGM Nöbetçi Savcısı'na yaptığı başvuruya "Belki kardeşinin yanına gitmiştir" yanıtı verildi.

Soner Gül, Hüsamettin Yaman: 5 Mayıs 1992 tarihinde sokaktan gözaltına alındılar. Görgü tanıkları eli telsizli kişilerin aldığını gördü. Ancak kendilerinden bir daha haber alınamadı. Yaman'ın ağabeyi Feyyaz Yaman, kişisel ilişkileri üzerinden araştırma yaparak kardeşi ve Mehmet Soner Gül'ün Bayrampaşa Karakolu'nda olabileceğini öğrendi. Ancak Feyyaz Yaman, karakola sorduğunda "gözaltında alınmış olsa bile şubeye götürülmüş olabilir" yanıtını aldı. Yaman, dönemin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü Reşat Altay'dan ise "Şimdi gidin İnsan Hakları Derneği'ne başvurun. Alırsak köprünün altına bırakırız siz de gider alırsınız" yanıtını aldı.

Erdoğan Şakar: 13 Ağustos 1993'te İstanbul Okmeydanı'ndaki PERPA adlı iş merkezinde polis tarafından düzenlenen ve Mehmet Salgın, Hakan Kasa, Nebi Akyürek, Selma Çıtlak ve Sabri Atılmış'ın öldürüldüğü operasyonda sağ olarak yakalandı. Görgü tanıkları vardı ama o günden sonra bir daha haber alınamadı. Operasyonun kilit ismi yine Ayhan Çarkın'dı.

Lütfiye Kaçar: Cezaevinden yeni çıkmıştı. 5 Ekim1994 yılında iddiaya göre gözaltına alınıp kaybedildi. Kaçar'ın gözaltına alınmasından sonra DHKP-C'nin yayın organı olarak bilinen Mücadele dergisi arandı. Kendisini Yılmaz olarak tanıtan bir kişi "Lüfiye Kaçar elimizde, şu anda askıya alındı. Kendisine işkence yapılıyor, yarın parçalarını toplarsınız" dedi.

Recep Güler: 8 yıl cezaevinde kaldı. 1989'da Yeni Çözüm Dergisi'nin İzmir temsilciliğini yaptı. 1994 Nisan'ının ilk günlerinde İstanbul'da gözaltına alındı ve kaybedildi.

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim