Bu Feryadlar Bu Acılar Belki Uyandıracaktır, Ümmetimizi..

20.07.2014 22:32
Bu Feryadlar Bu Acılar Belki Uyandıracaktır, Ümmetimizi..
Selahaddin E. Çakırgil, gündemi yorumluyor...

Sionizme karşı direniş cebhesi hikayeleriyle, müslümanların diktatörlük rejimlerine başeğmelerine yardım eden ve kendilerini inkılabçı sayan nice silahlı güç odaklarının bile bugün Gazze Mes’elesi gündeme gelince,  Suriye ve Irak’da içinde yer aldıkları kanlı oyunlardan başlarını çevirip de Gazze’ye bakamadıklarını görmek, hepimiz için öğretici değil midir?

Önce, diğer bir-iki konu..

1- Gazze, Ortaçağ Avrupası’nda yahudi mahallelerinin kuşatılıp ateşe verilerek yakılışını hatırlatacak şekilde, günümüz dünyasının hemen bütün etkili uluslararası haberalma kanallarını da eline geçirmiş olan emperyalist - şeytanî güçler bu büyük faciayı görmezlikten geliyorlar.

Çünkü, suçlayacak olsalar, sionist İsrail rejimini suçlayacaklar, halbuki,  kendilerinin ipleri de sionist güç odaklarının elinde.. Eğer israil rejimini suçlayacak olsalar, o güç merkezleri tarafından, geçmiş yüzyıllardaki anti-semitik tutumlarından dolayı o suçlamanın kendilerine döneceği korkusu içindeler..

Bunun için, emperyalist güç odaklarının medya kuruluşları bugünlerde en çok da Hollanda başkenti Amsterdam’dan Malezya başkenti Kuala- Lumpur’a giderken, Ukrayna - Rusya sınırları üzerinde bir füzeyle vurularak düşürüldüğü anlaşılan yolcu uçağının 295 kurbanı etrafında konuşmayı tercih ediyor.

Rusya diyor, ’Biz yapmadık’; Ukrayna diyor, ’Biz yamadık..’

İkisi de doğru söylüyor olabilir. Gerçek olan ise, gökten parça parça olmuş yüzlerce insan bedeninin yağdığıydı.

Öte yandan, Ukrayna’dan ayrılma mücadelesi veren Rusya yanlısı muhalif güçler arasında geçtiği açıklanan bir tlf. ses kaydında, birisi, ’Yahu o yolcu uçağı imiş..’ dediği, bir muhatabının da şaşkınlık içinde, ’Savaş bölgesi üzerinden nice uçuyor?’ dediği anlaşılmış bulunuyor.

Amerikan Başkanı Obama ve Almanya Başbakanı Merkel, dolaylı ifadelerle asıl suçlunun Rusya olduğunu açıklamış bulunuyor.

Ve emperyalist dünyanın medya organlarında son iki-üç gündür en çok gündemde tutulan hadise bu..

Gazze katliâmının, faciasının kamufle edilmesi için kullanıldı o uçak düşürülmesi faciası..

*

2- Alman medyasında ise, 20 Temmuz gününün en önemli hadisesi, 20 Temmuz 1944 gününün 70. yıldönümü olmasıydı..

O gün, artık İkinci Dünya Savaşı’nda, savaşın Almanya aleyhine iyice döndüğünün işaretlerinin hissedilmesi arttıkça.. ’Führer Adolf Hitler’i öldürmekten başka bir çare kalmadığını düşünen alman subaylarından nicesi, suikasd hazırlığına girişmişlerdi. Bu subaylardan birisi de cebhelerde gösterdiği kahramanlıklar dolayısiyle, ’ulusal kahraman’ ilan edilen, bir gözünü de savaşta kaybetmiş olan Albay Graf von Stauffenberg idi. Ve Hitler’in en güvendiği subaylardandı. Hitler’e Moskova’nın 300 km. kadar batısındaki Smolensk’de verilecek bir brifing için o da gelmişti. Von Stauffenberg, elindeki çantayı kontrole gerek kalmıyacak kadar, Führer’e yakın (!) birisiydi.

O, o çantayı masanın altına bırakmış, sonra oradan dışarı çıkmıştı. Çantada saatli bomba vardı ve Berlin’deki adamları  onun vereceği haberi beklemekteydiler. O da, bombanın patlamasını..

Bomba, saati geldiğinde patladı ve Graf von Stauffenberg de, diktatör’ün öldüğünü şifreli olarak Berlin’e bildiriyor ve oradaki adamları da Hitler’siz bir Almanya’da duruma hâkim olmak için harekete geçmişlerdi.

Von Stauffenberg, yanlış söylememişti. Çünkü, orada patlayan bomba, Adolf Hitler’i mutlaka öldürmüş olmalıydı..

Ama, Hitler masa üzerinde cebheler hakkında generallerinden bilgi alırken.. Çantanın mahiyetinden habersiz bir subay, onu, ’Führer’in ayağına dokunmasın..’  diyerek oradan almış, ileriye götürmüş ve patladığında ise, bir kaç kişi ölmüştü, ama, Hitler ağır olmayan yaralarla kurtulmuş ve yarım saat sonra da, orada kendisiyle görüşmeye gelecek olan Mussolini’yi istasyonda o yırtık pantalonu ve kan lekeleriyle karşılamaya gitmişti.

Ve tabiatiyle, yapılan soruşturmada plan açığa çıkmış, von Stauffenberg ve niceleri kurşuna dizilmişti. Savaşın en ünlü komutanların Mareşal Rommel’in de bu suikasd halkasının içinde olduğu anlaşılmış ve ona intihar ederse, kendisinin büyük bir törenle defnedileceği bildirilmiş ve o da, öyle yapmış, ölüm haberinden sonra, savaşta aldığı yaraların acısına dayanamayarak intihar ettiği söylenmiş, görkemli bir askerî törenle defnedilmişti.

Şimdi, Almanya, ’Walküre Operasyonu’ olarak anılan o suikasd günü, diktatörlükten kurtulma çabalarının bir günü olarak anılıyor, 70. yıldönümünde..

Yazının Devamı...

Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim