Bu düzenleme eşitlik ilkesine uygun mu?

06.04.2010 02:35

Erhan Başyurt

Anayasa değişiklik paketi sürekli yenileniyor.

Tadil ediliyor, yeni maddeler ekleniyor.

Komisyon ve Genel Kurul'da yine değişiklikler olacaktır.

Ancak kamuoyuna açıklanan taslak metine eklenen bir madde dikkat çekiyor.

Madde 19'da yapılan değişikliğe, "TBMM Başkanı, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan'da yargılanırlar" şeklinde yeni bir fıkra eklendi.

Neden?

TBMM Başkanı ve Genelkurmay Başkanı'nın, Yüce Divan'da yargılanması anlaşılabilir.

Zaten bu konuda bir boşluk vardı.

Peki, kuvvet komutanları niçin Yüce Divan'da yargılansın?

Onları diğer atanmışlardan farklı kılan ne?

Bu madde ile kuvvet komutanlarına bir nevi dokunulmazlık zırhı örülmüş oluyor.

Üstelik ne maddede ne de gerekçesinde, Ağır Ceza kapsamındaki suçlar ayrılmamış.

Bu durumda, bir kuvvet komutanının "darbe" ya da "Ergenekon" tarzı bir suçla yargılamasının önü de tıkanmış oluyor.

"Anayasa'daki değişikliğe, 250'nci madde ile ilgili istisna koymaya gerek yok" denilebilir.

Ama hukukun son dönemlerde nasıl "lastik" gibi uzadığını gördük.

Dolayısıyla son dakikada eklenen bu madde yeniden gözden geçirilmeli.

İkincisi, Jandarma Genel Komutanlığı da Emniyet Genel Müdürü gibi İçişleri Bakanlığı'na bağlı değil mi?

Emniyet Müdürü, yargıya hesap verirken Jandarma Komutanı neden "dokunulmazlık" kazanıyor.

Burada da ayrı bir eşitsizlik söz konusu...

Umarım Komisyon'da ya da Genel Kurul'da bu önemli ayrıntı gözden kaçmaz.

***

KCK Operasyonları ve Aydar'ın sözleri

PKK'nın Avrupa lider kadrosundan olduğu bilinen eski DEP Milletvekili Zübeyir Aydar, Taraf gazetesinden Neşe Düzel'e ilgi çekici açıklamalar yapmış.

Aydar, "KCK nedir" şeklindeki soruyu şöyle cevaplıyor:

"Bizim genel hareketin bir toplamıdır KCK. Türkçe karşılığı Kürdistan Topluluklar Birliği, meclisler birliği gibi bir şey. Bir meclisi var. Bu meclis Kongre-Gel'dir. Bir de Kongre-Gel'in içinden seçilmiş Yürütme Konseyi var. Ben şu anda onun üyesiyim. Eskiden her şey PKK'ydı. Şimdi her şey KCK."

Aydar, PKK'nın KCK adı verilen hareketin içinde sınırlı bir bölüm olduğunu kaydediyor.

"En tepede Abdullah Öcalan yer alır. Ondan sonra meclis, ondan sonra da yürütme konseyi" diyen Aydar, 31 kişilik yürütme konseyinin başkanının da PKK'nın Kandil'deki lideri Murat Karayılan olduğunu ifade ediyor.

Aydar'ın açıklamaları, çok tartışılan KCK operasyonları hakkında önemli bir kanaat veriyor.

Demokratik açılım sürecinde teröre fırsat verilmediğini gösteriyor.

KCK yapılanmasına göz yummak ile PKK'ya göz yummak arasında fark olmadığını ortaya koyuyor.

Halkın huzur ve refah bulması, demokratik açılımlar sürerken, terörün son bulması ile mümkün.

Bunun için de PKK'nın silah bırakması olmazsa olmaz bir şart.

Aydar da bu gerçeği görmüş.

"Bütün bu operasyonlar, son bir yıldır peş peşe yapılan operasyonların bir devamıdır. Bunun arkasından askerî operasyonlar gelecek. Türkiye'de ve Kandil'de askerî operasyonlar yapılacak."

BUGÜN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim