1. HABERLER

  2. HABER

  3. 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ

  4. Bu Adaletsizliklerin Giderilmesi İçin Daha Kaç Masumun İntihar Etmesi Gerekiyor?
Bu Adaletsizliklerin Giderilmesi İçin Daha Kaç Masumun İntihar Etmesi Gerekiyor?

Bu Adaletsizliklerin Giderilmesi İçin Daha Kaç Masumun İntihar Etmesi Gerekiyor?

Ablası Şaziye Tural’ın 22 Eylül’den bu yana FETÖ’ye üyelik iddiasıyla gözaltında olduğunu belirten kardeşi Adem Tural, ablası özelinde FETÖ veya darbe soruşturmalarının yol açtığı mağduriyetleri değerlendiren bir mektup kaleme aldı.

A+A-

Adem Tural’ın sitemize ilettiği konuyla ilgili bilgilendirme ve değerlendirme içeren mektubunu okurlarımızın ilgisine sunuyoruz.

*

Konu: FETÖ Soruşturmasına Yönelik Mağduriyetimizin İzahından İbarettir

Selamünaleyküm,

      Ablam Şaziye Tural 22 Eylül Perşembe günü Ankara’da ücretli öğretmenlik yaptığı Mamak Nurettin Topçu Ortaokulundan gözaltına alınmış ve evimizde arama yapılmıştır. FETÖ’ye ait herhangi bir şey bulamadıklarından panomda asılı Kur’an ayetlerini ve kitap özetlerini delil olarak almışlardır. Gözaltı sebebi ise FETÖ’ye yönelik Kars’ta açılmış bir soruşturmadır. Gözaltına alınan Şaziye Tural 25 Eylül Pazar gününe kadar Ankara emniyetinde tutulmuş ve Pazar günü Kars’a gönderilmiştir. Gözaltına alınalı bugün 13 gün olmasına rağmen savcı tarafından ifadesi dahi alınmamıştır. Haksız yere gözaltında tutulmaktadır. Ve bu durumun ne kadar daha devam edeceğine yönelik belirsizlik devam etmektedir.

     Ablam Şaziye Tural 2011 yılının son ayından 2012 yılının ekim ayına kadar Kars’ta bulunmuş ve FETÖ’ye ait bir okuma salonunda ücretli öğretmenlik yapmıştır. Daha sonra Kars’tan ayrılmış ve Ankara’ya ailesinin yanına gelmiştir. KPSS sınavında düşük puan alması sebebiyle ve maddi imkânların da yetersizliğinden dolayı 2013’ün ağustos ayında Trabzon’da bir dershanede sözleşmeli öğretmenlik yapmaya başlamıştır.2013’te 17 Aralık olayları olmuş ve devam eden sözleşmesi sebebiyle 2014 yılının ağustos ayına kadar malum yapıdan ayrılamamıştır. İşe giriş çıkış tarihleri SGK kayıtlarında gözükmektedir. Ayrıca ikametgah kayıtlarında da Ankara’ ya ailesinin yanına geliş tarihi gözükmektedir. İki yıldır KPSS sınavına hazırlanmaktadır ancak yeterli puanı alamadığından atanamamaktadır. Bu süre zarfında FETÖ’yle hiçbir bağlantısı olmamıştır. Ne bankaya para yatırma ne de bylock gibi FETÖ’ ye ait herhangi bir şeyle bağlantısı olmamıştır.

     Ablam Kars’tan ayrılalı dört yıldan fazla olmuştur. Ablamın, cemaatin içinde bulunduğu dönemler sizin de bildiğiniz gibi FETÖ’nün devletle ilişkilerinin çok iyi olduğu bizzat bakanların ve başbakanımızın oralarda kalınması için insanları teşvik ettiği bir dönemdir. Şimdi Allah için sizleri insafa ve bizlere yardım etmeye, sesimize ses olmaya çağırıyorum. Devlet büyüklerinin teşviki olmasa oralara kaç kişi giderdi? Şimdi onlar tövbe edip işin içinden sıyrılıyorlar da cemaatle bütün bağlantılarını keseli iki yıldan fazla olmuş bir insana bu zulüm niye? Hadi geçmişle ilgili bilgisine başvurmak istediler diyelim, 13 günlük gözaltı niye? Sürekli 17 Aralık olaylarının dönüm noktası kabul edildiği söyleniyor. O zaman bu mağduriyetler niye yaşanıyor?

    Ablam gözaltına alınmasaydı 25 Eylül Pazar günü nişanı olacaktı. Memleketten misafirlerimiz gelmişti. Polisler evimize baskın yaptığı sırada evimizde on iki kişi vardı. Hayatında karakolla işi olmamış insanların evini Terörle Mücadele ekiplerinin didik didik aradığını bir hayal edin!  Sahi neydi ablamın suçu! Hayatında karakola adım atmamış bir insanı 13 gün boyunca bir bankın üzerinde yatıracak ne suç işlemişti! İnsan inandığı bir dava için hapis yatsa zoruna gitmez ama yanlışlarını görüp ayrıldığı ve hiçbir bağlantısının olmadığı bir örgüt yüzünden hapis yatmak insanın çok zoruna gider. Acaba bütün suç ablam ve onun gibi iyi niyetle hizmet etmek isteyenlerin mi? Siyasilerin ve ülke gündemine yön verenlerin hiç mi suçu yok? FETÖ’nün yanlışlarını 2010 yılından beri ablama anlatsam da bana söylediği hep şu olurdu:’ “Devletin bütün kademelerinin, siyasilerinin desteklediği bir cemaat yanlış biliyor da sen mi doğru biliyorsun.’’ Geç de olsa 2013’te yanlışını anladı. Kim bilir belki de bugün başına gelenler yıllar önce onlara verdiği destek sebebiyledir!

    Evet, geç gelen adalet adalet değildir ama hiç gelmemesinden iyidir. Ülkemde adalet namına az da olsa ümitlerim vardı artık onları da yitirmek üzereyim. Ankara Hukuk fakültesine 2010 yılında girdiğimde hayallerim vardı. Yeryüzünde zalimlerle mücadele etmek ve Hz. Ömer’in (ra) yolundan gitmek gibi bir davam vardı. Şimdi okulu bitirdim birkaç ay sonra hakim, savcı veya avukat olacağım. 13 gündür herkes benim ağzımdan çıkacak tek bir kelimeye bakıyor. Güya ablamı kurtaracağımı sanıyorlar. Onlara durumu anlatamıyorum. Bu ülkede adalet yok, diyemiyorum. Ve en acısı da ablam nezarette benden bir an olsun umudunu kesmemiştir. “Benim hiçbir suçum yok. Allah’ın izniyle Adem beni buradan kurtaracaktır’’ diyordur.

   Şimdi bu yazıyı size niye yazdım?  Adalete olan inancını kaybetmek üzere olan bir müslüman kardeşinizin sesine ses olun istedim. Birilerinin bu adaletsizliklere engel olması için daha kaç masumun intihar etmesi gerekiyor? Allah’a emanet olun. Es-selamünaleyküm…

     Adem Tural

HABERE YORUM KAT

9 Yorum