Bremer ve Bush'un gururu...

20.03.2008 08:06

Fikret Ertan

Dün Irak Savaşı'nın başlangıcının 5. yıldönümüydü. Yıldönümü bu yıl Amerika'daki ekonomik krizin gölgesi altında kaldığından dolayı medyada fazla yer bulmazken sadece birkaç önemli yazıda savaşın sona ermesinden sonra yapılan vahim hatalar ve bu hataların failleri yine öne çıktı.

Bu faillerin başında şüphesiz üzerinde kravatlı takım elbise, ayağında asker postalları, güneş gözlüğü ile 5 yıl kadar önce Bağdat'ta hava atan, astığı astık kestiği kestik edasıyla dolaşan bir adam geliyor: Paul Bremer...

Bremer, 14 ay süreyle Koalisyon Geçici Yönetimi (CPA) denen işgal yönetiminin başındaki kişiydi. Zamanın Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in tavsiyesiyle Başkan Bush tarafından 2003 Mayıs ayında Irak'a atanan, aslen diplomat ve Henry Kissinger'in çıraklarından olan Bremer, diktacı yönetimlerde görülen yetki ve güce sahipti.

Bir imzasıyla kanun çıkarabilen, istediği insanın işine son verebilen, istediğini işe alabilen, istediği gibi para harcayabilen, kısacası ne istiyorsa onu hiç kimseye somadan yapabilen bir işgal valisiydi Bremer...

30 Haziran 2004 günü yönetimi Irak Geçici Yönetimi'ne devrettikten Amerika'ya dönen, başta Başkan Bush ve Kongre tarafından çok başarılı bulunan, adeta kahraman muamelesi gören, hatta çok değerli özgürlük madalyasıyla taltif edilen Bremer, çoktandır ortalıkta görünmüyor. En son geçen şubat ayında Temsilciler Meclisi'nde görevi sırasında Irak'ın 4 milyar dolarını sorumsuzca harcadığı için sorgulanmıştı.

Bremer, birçok önemli yazara, generale ve hatta savaşın mimarlarından Douglas Feith'e göre (ki Feith, bunu önümüzdeki ay çıkacak olan kitabında ayrıntılarıyla işliyor) Amerika'nın Irak'ta yaşadığı fiyaskoya, çıkardığı iki kararname ile zemin hazırlamış başarısız, yeteneksiz birisi.

Bu kararnamelerden birincisi 'de-Baathification (Baassızlaştırma)' denen Irak yönetimini Baasçılardan arındırma, temizlemeyi hedef alan 1 No'lu kararname; ikincisi de 'Entitilerin (kurumların) tasfiye ve ilgasını karar altına alan 2 No'lu kararname. Her iki kararnamenin altında Bremer'in imzasını var.

1 No'lu kararname sonucu yönetim ve devlet kademelerindeki Baasçılar ya da Baasçı olduklarından şüphelenilen çok sayıda memur, görevlinin işine ve maaşlarına son verilmiş ve böylece bu akılsız kararla çok sayıda gayri memnun insan ortaya çıkarılmış, direnişin tohumlarının bir kısmı bu suretle ekilmişti.

2 No'lu kararname ile de Irak ordusu, savunma bakanlığı ve istihbarat teşkilatları resmen feshedilmişti. Bu kararnamenin sonucu da binlerce subay, asker, istihbaratçı işsiz ve maaşsız olarak ortada kalmış ve bunlar da gayri memnunlar sınıfına katılmış, muhtemelen çoğu da direnişçi saflarına geçmişti.

Bremer'in 2 No'lu kararnamesine o zaman karşı çıkan ve bunun hata olduğunu söyleyen birisi de çıkmıştı: Bugün Irak'taki Amerikan kuvvetleri komutanı Orgeneral David Petraeus. Nitekim, Petraeus, 2007 Ocak ayında Senato'daki onay görüşmeleri sırasında Amerika'nın Irak'ta yaptığı en büyük iki hatanın 'Baassızlaştırma' ile ordunun feshi olduğunu açıkça ifade etmişti.

Amerika, işte savaş sonrası Bremer'in kibir ve gururdan kaynaklanan psikolojisi sonucu aldığı bu iki akılsız ve hesapsız karar sonucu aradan 5 yıl geçmesine rağmen bocalıyor, deyim yerindeyse ilk yığınakta yaptığı hatanın bedelini ödüyor, direnişçilerin bir bölümünü maaşa bağlayarak, eski Baasçıları işe alarak durumu kontrol altına almaya çalışıyor. Bremer de herhalde suçluluk duygusundan olsa gerek ortalıkta görünmüyor. Irak ordusunu dağıtmama planı olmasına rağmen en yakınlarına bile danışmadan Bremer'in kararlarını onaylayarak hayatî bir hata işleyen, bugünkü fiyaskoya yol açan Başkan Bush da aynen Bremer gibi gururunun, kibirinin kurbanı olmuş bulunuyor bana göre.

Irak fiyaskosunun ana kaynağı gurur ve kibir velhasıl...

Zaman gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim