1. HABERLER

  2. HABER

  3. Böyle Pervasızlık Görülmedi!
Böyle Pervasızlık Görülmedi!

Böyle Pervasızlık Görülmedi!

Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın, avukatı Serdar Özersin aracılığıyla yaptığı “kamuoyunu bilgilendirme” duyurusunda şöyle denildi: “Hekimler hakkında soruşturma başlatılması, müvekkilimizin (Mehmet Haberal) hasta hakları ve yaşam hakkına açıkça müdahale niteli

A+A-

İkinci "Ergenekon Terör Örgütü" davasının tutuklu sanığı eski Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın, "ayakta tedavi olabileceği"ne ilişkin 5 uzman doktor tarafından oluşturulan raporun, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Metris Cezaevi ve Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmediği iddiası üzerine soruşturma açılması, Prof. Dr. Haberal'ı panikletti.

Prof. Dr. Mehmet Haberal; raporda imzası bulunan İÜ Kardiyoloji Enstitüsü'nde Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zerrin Yiğit başkanlığındaki Prof. Dr. Cengiz Çeliker, Prof. Dr. Vedat Sansoy, Prof. Dr. Tevfik Gürmen ve Prof. Dr. Cengizhan Türkoğlu'nun, açılan soruşturma kapsamında ifadeleri alınmak üzere Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne çağrılmasının, "hasta haklarına ve yaşam hakkına açıkça müdahale olduğunu" iddia etti.

HİPOKRAT YEMİNİ ETMİŞ HEKİMLER BASKI ALTINA ALINIYORMUŞ!

Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın, avukatı Serdar Özersin aracılığıyla yaptığı "kamuoyunu bilgilendirme" duyurusunda şöyle denildi:

"Hekimler hakkında soruşturma başlatılması, müvekkilimizin (Mehmet Haberal) hasta hakları ve yaşam hakkına açıkça müdahale niteliğindedir"

Bu çerçevede, müvekkilimiz Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın ismi üzerinden başta ülkemizin ilk üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi olmak üzere, bu üniversiteye bağlı İ.Ü Kardiyoloji Enstitüsü'nde görevli doktorları ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni yıpratmaya ve hipokrat yemini etmiş hekimleri baskı altına almaya yönelik bu gerçek dışı beyanları şiddetle kınıyor, 19 aydan bu yana hukuksal hiçbir gerekçe gösterilmeksizin hürriyetinden kasten mahrum edilen müvekkilimizin hasta hakları ve sağlıklı yaşam hakkına açıkça müdahale niteliğindeki bu uygulamalardan sorumlu kişiler ile söz konusu gerçek dışı yayınlarla, toplumumuzu yanıltmaya çalışan taraflı medya kuruluşları hakkında, her zaman olduğu gibi bütün yasal haklarımızı kullanarak, ülkemizde adaletin gerçekleşmesine hizmet etmeye devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız…"

PROF. DR. HABERAL'IN, ADLİ TP KURUMU'NA SEVKİ BİLE RİSKLİYMİŞ!

Haklarında soruşturma açılan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Kardiyoloji Enstitüsü yetkilileri; Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin; Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın, Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine yönelik kararına direniyor.

Kardiyoloji Enstitüsü, 598 gündür hastanelerinde tedavi olan Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın Adli Tıp Kurumu'na sevkine uygun görüş vermedi. İÜ Kardiyoloji Enstitüsü, Prof. Dr. Haberal'ın ölümcül risk taşıdığı ve Adli Tıp Kurumu'na sevkinin tıbben doğru olamayacağı yönünde karar verdi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İÜ Kardiyoloji Enstitüsü'nün Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın ilgili raporunu İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi.

SAVCI PEKGÜZEL'İN TALEBİNE BİLE TAZMİNAT DAVASI!

Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın avukatı Serdar Özersin, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel'in, tutuklu sanık Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın ''ayakta tedavi olabileceği''ne ilişkin hazırlanan raporu mahkemeden sakladığı ileri sürülen yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etmesini bile yargıya taşıdı ve Mehmet Ali Pekgüzel hakkında tazminat davası açtı. 

Serdar Özersin; 2 Kasım 2010 tarihli celsede iddia makamı Mehmet Ali Pekgüzel tarafından raporu tanzim edenler hakkında suç duyurusunda bulunulmasının talep olunduğunu hatırlatarak, "Resmiyet kazanmayan bir belgeyi gazete haberlerini esas alarak talep etmek hukuka aykırıdır. İddia makamının 1 yıldan fazla bir süre önce haber dahi yapılarak aleniyet kazanmış bir durumda bunu 1 yıl sonra mütalaasına taşımak, görevi kötüye kullanmanın en açık şeklidir. Bu mütalaa sebebiyle iddia makamı Mehmet Ali Pekgüzel hakkında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na suç duyurusunda bulunulmuş ve hakkında en yüksek miktarda tazminat davası açılmıştır" dedi.

İŞTE O KRONOLOJİ

28 EYLÜL 2009: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı; re'sen (kendiliğinden) Prof. Dr. Mehmet Haberal'ı Adli Tıp Kurumu'na sevk etti.

28 EYLÜL 2009: 28 Eylül 2009'da hazırlanan ve altında Doç. Dr. Cengizhan Türkoğlu'nun imzasının bulunduğu raporda, "Hastanın (Mehmet Haberal) ayakta tedavisinde sakınca yoktur" deniliyor.

16 EKİM 2009: İÜ Kardiyoloji Enstitüsü Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Haberal'ın tedavisinin ayakta yapılabileceğine ilişkin 5 uzman doktor tarafından rapor oluşturuldu.

29 EKİM 2009: İÜ Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zerrin Yiğit'in iddiasına göre rapor çalındı.

29 EKİM 2009: Rapor, Kanal D Televizyonu'nda yayınlandı.

30 EKİM 2009: Adli Tıp Kurumu'nun raporu çıktı.

10 KASIM 2009: 16 Ekim 2009 tarihli rapor 26 gün bekletildi, Prof. Dr. Haberal rahatsızlandı.

11 KASIM 2009: Haberal'ın Sağlık Kurulu'na sevki ertelendi.

28 EKİM 2010: 16 Ekim 2009 tarihli rapor Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ulaştı.

2 KASIM 2010: İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, Haberal'ın ''ayakta tedavi olabileceği''ne ilişkin hazırlanan raporu mahkemeden sakladığı ileri sürülen yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

4 KASIM 2010: 16 Ekim 2009 tarihli raporun, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı ve Metris Cezaevi'ne gönderilmediği ortaya çıktı.

1 ARALIK 2010: 16 Ekim 2009 tarihli raporda imzası bulunan 5 kişilik doktor heyetine, açılan soruşturma kapsamında ifadeleri alınmak üzere Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne gelmeleri için tebligat gönderild

KENAN KIRAN / YENİ AKİT

HABERE YORUM KAT

1 Yorum