Bölgedeki Gelişmeler Kimi Rahatsız Ediyor?

11.05.2011 15:18
Bölgedeki Gelişmeler Kimi Rahatsız Ediyor?
Tunus’la başlayan halk devrimleri süreci, Hamas-Fetih uzlaşısı ile yeni bir boyut kazanırken gelişmelerden rahatsız olan ABD ve İsrail, Türkiye hükümeti üzerinden sürece yön vermeye çalışıyor. Hükümetin tavrı ne olacak onu zaman gösterecek.

Bülent Şahin Erdeğer / HAKSÖZ HABER

Tunus ve ardından Mısır'da devam eden halk hareketlerinin Suriye, Bahreyn ve Yemen'e sıçradığı bugünlerde, Filistin'de bölünmüşlüğün son bulması ve el-Fetih ve Hamas barışı ne anlam ifade ediyor? Gelişmeler Türkiye'nin bölgedeki rolü açısından ne anlama geliyor? Bölge ülkelerin İsrail için nasıl bir anlam taşıyor? Bu çerçevede Türkiye-İsrail ilişkileri nasıl değerlendirilmeli?

Almanya'nın Sesi Televizyonunun bildirdiğine göre Almanya Sosyal Demokrat Partisi'ne yakınlığı ile bilinen Friedrich Ebert Vakfı ile Amerikan Yahudi Komitesi tarafından Berlin'de düzenlenen "Transatlantik Bakış Açısıyla Ortadoğu'da Yeni Yönelimler: Türkiye ve İsrail'in Rolü" adlı konferansta bu sorular tartışıldı.

TÜRKİYE-İSRAİL İLİŞKİLERİ

Friedrich Ebert Vakfı'nda düzenlenen toplantıya katılan emekli Amerikan Büyükelçisi Robert Finn, gelişmeleri Türkiye-İsrail ilişkileri açısından değerlendirdi. Amerika Birleşik Devletlerinin Türkiye'deki diplomatik temsilciliklerinde görev yapmış olan Finn'e göre Türkiye ile İsrail'in "balayı dönemi" yaşamadığı herkes tarafından bilinen bir gerçek. Ancak geçmişte de iki ülke arasında sorunlar yaşandığını hatırlatan Finn, meselenin İsrail ile Filistin arasındaki ilişkilerden kaynaklandığını dile getirdi. Finn, Hamas ile yakın ilişkiler kurmuş olan Türkiye hükümeti için, Hamas ile El Fetih'in barışmasının, Türkiye'nin bölgedeki rolü açısından yeni bir fırsat oluşturabileceğini söyledi.

"Bu dönem belki de Türkiye'nin Hamas ile sıcak ilişkilerini kullanarak, Hamas'ın izlediği tutumda radikal bir değişiklik yapmasını sağlaması için bir fırsat olabilir" diyen Finn'in teklifinin İsrail'in çıkarları için Hamas'ı etkisizleştirmek olduğundan ise kimsenin şüphesi yok.

GAZZE YARDIM GEMİSİ

Türkiye'nin Ortadoğu sorununun çözümüne katkı sağlayabilmesi için İsrail ile ilişkilerinin düzelmesi gerektiği söylenebilir. Ancak geçtiğimiz yıl Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine İsrail askerlerinin düzenlediği saldırı sonrasında bozulan Türkiye–İsrail ilişkileri düzelebilir mi? İsrail'in Berlin Büyükelçilik Müsteşarı Emmanuel Nahshon, bu konuda karamsar olmadığını, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden düzelebileceğini söyledi. Ancak "bu ilişkinin daha öncekinden farklı olacağını kabul etmenin gerektiğini" belirten Nahshon, özellikle geçmiş yıllarda yaşanan bazı gelişmelerin, bu ilişkilerin değişkenlerini farklılaştırdığını kaydetti.

Nahshon, Türkiye'nin bölgede güç kazanmaya çalışması, kendi içindeki kimlik arayışı, Türkiye'de siyasi İslam'ın yükselmesi gibi nedenlerin Türkiye toplumunun değişmesine yol açacağını savunarak; bu durumda Türkiye'nin İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerinin yeniden şekilleneceğini ifade etti.

"TÜRKİYE AVRUPA'YA SIRT ÇEVİRMİYOR"

Almanya Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ve Siyasi Direktör Emily Haber de Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin geçmişteki gibi olamayacağını, çünkü Türkiye'nin artık tarafsız olmadığını, bölgedeki Arap ülkelerinin "avukatlığını" yaptığını dile getirdi. Ancak bu tutumun Türkiye'nin Avrupa'ya sırt çevirdiği anlamına gelmediğini vurgulayan Haber, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun en önemli kanıtlarından biri şu; Türkiye komşu Arap ülkelerinde oynadığı rolün, Avrupa Birliği'nin gelecekteki üyelerinden biri olarak algılanmasına bağlı olduğunu iyi biliyor. Bu ne kadar gerçekçi, o ayrı bir konu, ama Türkiye geleceğin üyesi olarak algılanıyor. Bunun farklı nedenleri olabilir. Kuşkusuz bu nedenlerden biri de, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üye olmasının, Avrupa Birliği'ne yeni bir boyut kazandıracağını bu ülkelerin biliyor olması."

Türkiye'nin, Almanya ve Avrupa Birliği'nin önemli ticari ve ekonomik ortaklarından biri olduğunu hatırlatan Haber, bu çerçevede  Türkiye'nin oluşturduğu potansiyelin, Avrupa tarafından yeterince değerlendirilmemesini de üzüntüyle karşıladığını söyledi.

Toplantıya katılan Alman Meclisi'nin Sosyal Demokrat Partili üyesi Dietmar Nietan da 27 üyeli Avrupa Birliği içinde ortak bir dış politika belirlemenin zor olduğunu, dinamik gelişmeler karşısında "yavaş kaldıklarını" belirtti. Nietan, buna karşılık Türkiye'nin dış politikada hızlı olduğunu, bu nedenle de "Türkiye Avrupa'dan uzaklaşıp, uzaklaşmadığını tartışmak" yerine "Türkiye'den öğrenilmesi gereken şeylere" bakılması gerektiğini işaret etti.

Türkiye-AB ilişkileri ile İsrail'in çıkarları arasında doğru orantılı bir bağ gören katılımcıların tebliğleri Türkiye dış politikasının "Arapların Avukatlığı" üzerine inşa edilmesinden de rahatsız. Asıl rahatsızlık Türkiye'nin görece de olsa artık daha bağımsız biçimde hareket edebilme imkanından kaynaklanıyor. Türkiye ile bölgesel bütünleşmenin ve Arap halk hareketlerinin özellikle İsrail'i rahatsız ettiği göz önünde bulundurulduğu üçüncü bir etken olarak Filistin iç barışının sağlanması da gerek ABD'li gerek İsrailli yetkilileri Hükümeti kendi yanlarına çekme çabalarını yoğunlaştırıyor.

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim