Boğaziçili Öğrencilerden Sapkın Gruba Protesto

27.06.2015 09:02
Boğaziçili Öğrencilerden Sapkın Gruba Protesto
Ramazan'da Boğaziçi Üniversitesi'nde konser verecek olan Boston Gay Men’s Chorus isimli yalnızca eşcinsellerden oluşan gruba Boğaziçili öğrencilerden tepki geldi. Konser gerçekleşirse, eşcinsel grup ilk kez Müslüman bir ülkede konser vermiş olacak.

Sadece eşcinsel erkeklerden oluşan Boston Gay Men’s Chorus (Boston Eşcinsel Erkekler Korosu)'nun, 110 kişilik ekibiyle Ramazan ayının 10. gününde Zorlu Center’da vereceği konser yoğun tepkiler üzerine iptal edilmiş, daha sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde ücretsiz bir şekilde gerçekleştirilecek konser ayarlanmıştı.

Ramazan ayında Boğaziçi Üniversitesi yönetiminin onayıyla üniversitede gerçekleştirilecek olan konsere, Boğaziçili öğrencilerden tepki geldi.

Boğaziçili öğrencilerin durumdan rahatsız olduğu gözlenirken, “Eşcinselliğin “kamusallaştırılmasına” karşı çıkışımız homofobik olduğumuzdan değil, Dinimizin haram kılmasından.” denildi.

İşte o açıklama:

Allah, insana seçebilme yetisi verdi ve onu üstün bir varlık olarak yarattı. Anlama-kavrama yetisi ile donatılmış insan çevresini, sanatı, evreni keşfetmeye ve şekillendirmeye çalıştı; kendini bir anda içinde bulduğu dünya üzerindeki mevcudiyetini anlamlandırmaya çalıştı. Bedenini, ruhunu, gözlemlerini, tecrübelerini, göz önüne alarak insan olmanın ne demek olduğunu yüz yıllardır araştırdı durdu.

Binlerce yıllık insanlık serüveninde hiçbir birey gereksiz değildir. Her bir insan ve canlının değeri muazzamdır. Binlerce yıl önceki bir hareketin bugünü etkilemediğini kimsenin söyleyemeyeceği bir düzlemde her birine irade bahşedilmiş bireylerin birbirleri ile nasıl da bağlantı içinde olduklarını görmek çok zor değil. İnsanın bu serüveni söz konusu olduğunda yapılabilecek en büyük hatalardan biri, insanın, kendisini oluşturan unsurlardan sadece birine veya birkaçına indirgenmesidir. “Ben böyle düşündüm, böyle olacak!” tan ziyade, daha kapsamlı bir biçimde insanı insan yapan duygular, akıl, hisler, ruhun da katılımı ile kişi benliğini tanımlamalıdır. Bu noktada insanın varoluşunu yalnızca cinsel kimliği üzerinden tanımlamak ise onun değerini azaltmaktan başka bir şey değildir.

Benliği tamamlama sürecinde, ortalama 70 yıllık bir hayat sürecek olan insanın bireysel hareketlerine karar verirken bu hareketlerin ileride nelere sebebiyet vereceğini bilemeyeceğinden ötürü bizler; Allah tarafından gönderilmiş ayetler üzerinden yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Kişi çeşitli biyolojik, psikolojik sınırlamalar ve belirli etkiler altındayken insanlığını gerçekleştirmeye nasıl ulaşacağını bilemeyebileceğinden; biz Kuran’a sarılıyoruz. Zevklerin, doğruların sadece geçtiğimiz yüz yıl içerisinde bile bu kadar hızlı değişebildiği kaygan bir düzlemde, keskin doğrular ve haramlar belirleyen Kuran’a sarılışımızın sebeplerinden biri budur.

Cinsel tercihlerin kamusallaşması ise ilk bakışta bireysel bir mesele gibi gözükse de sonuçları toplumsal olacağından, bu tercihlerin kamusal alana taşınması basit bir mesele değildir. Hele ki, bireylerin, özgürlük söylemi altında toplulukları kendi öznel değer yargılarına itmeleri asıl kısıtlamanın ta kendisidir. Kişinin özeline kendi evinde, kendi mahreminde müdahale edilmesini bizzat İslam’ın yasakladığının bilincindeyiz, derdimiz bir ekibin kendine has doğru ve özgürlük anlayışını kamusal alanda diğer tüm ekiplere dayatmasıdır. Kişinin evi, yatak odası hakkında araştırma-casusluk yapmak İslam tarafından nasıl yasaklanmışsa; mahrem olanı siyasete alet etmek de uygun görülmemiştir. Cinsiyet kavramları üzerinden tanımlanan kurumlarla siyaset yapıp eleştiri alınca bunun kişisel olduğunu söylemek, kamusal alanda varlık yaratıp kişisellik kalkanı arkasına sığınmak kendi varlığında büyük bir çelişki barındırmaktadır. Bununla beraber, gerçek nefret söylemi ile kişilerin mahremine saldıran, hayatlarını tehlikeye atan, özel alanlarına, evlerine müdahaleyi barındıran eylemlere karşı durduğumuzu belirtmek isteriz.

Sanatın, cinsel tercihlerin; üniversite ortamlarında siyasi malzeme haline gelmesi, yanlış bir yaklaşımla kamusallaştırılma çabası, bu Boston Gay Men's Chorus konserinin de hali hazırdaki siyasi anlamının yanlışlığını ortaya koymaktadır.

Herkesi kimliğini kurarken, cinsel tercihleri dışında, kendisini insan yapan diğer özelliklerini de söylemlerine taşımaya davet ediyoruz. Eşcinselliğin “kamusallaştırılmasına” karşı çıkışımız homofobik olduğumuzdan değil, Dinimizin haram kılmasından. Zulüm eşyanın hakikate uygun, olması gerektiği yerde olmamasıdır ve biz zulmün her türlüsüne karşıyız.

Bireylerin kişisel tercihlerinden ziyade, ilk insandan beri süregelen İslam’a ve onun Kuran ile sabitlenmiş kurallarına güvenmeyi seçiyoruz.

Allah bizleri istikamet üzere olan kullarından kılsın.

Kaynak: Haber 10

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim