BM Raporu İsrail'le Birlikte Hazırlandı!

04.09.2011 16:09
BM Raporu İsraille Birlikte Hazırlandı!
BM geçmişte ‘Gazze’ye uygulanan abluka yasadışı’ kararı almıştı. Palmer raporuyla geçmişteki tüm kararlar yok sayıldı. Rapora Türkiye adına şerh koyan ve raporu imzalamayan Özdem Sanberk, “Palmer ve yardımcısı İsrail yandaşı” dedi.

BM geçmişte ‘Gazze’ye uygulanan abluka yasadışı’ kararı almıştı. Palmer raporuyla geçmişteki tüm kararlar yok sayıldı. Rapora Türkiye adına şerh koyan ve raporu imzalamayan Özdem Sanberk, “Palmer ve yardımcısı İsrail yandaşı” dedi.

Başkanlığını Yeni Zelanda’nın eski başbakanı Geoffrey Palmer’ın, başkan yardımcılığını ise Kolombiya’nın eski Devlet Başkanı Alvaro Uribe’nin yaptığı heyette, İsrail’den Joseph Ciechanove ve Türkiye’den Özdem Sanberk yer alıyordu. Türkiye’nin, Mavi Marmara gemisinde 9 Türk’ün ölümüyle sonuçlanan operasyonu ‘meşru’ kabul ettiği ‘BM Palmer Raporu’nu imzalamadığı ve ablukayı tanıyan karara ilişkin yazıyla rapora şerh koyduğu öğrenildi. Birleşmiş Milletlerin’in Mavi Marmara katliamı için kurulan dört kişilik heyette yer alan emekli büyükelçi ve Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Özdem Sanberk, STAR’a yaptığı açıklamada “Palmer Raporu”nda Gazze raporunun meşru gösterilmesine karşın, BM İnsan Hakları Raporu’nda Gazze ablukasının gayrimeşru olduğunun tesip etildiğini, raporun bir önemi olmadığını söyledi. Sanberk, “Gazze abkulasının meşruiyetini kabul etmedik ve imzalamadık. İsrail de, askerlerin suçlu gösterilmesine karşı çıktı, imza atmadı” diye konuştu.

TÜM İTİRAZLAR KAYDA GEÇİLDİ

Komisyonda yer alan Türkiye temsilcisi Özdem Sanberk yazdığı çekincelerde, “Raporda yer alan ifadelerin, kurbanların maruz kaldıkları mezalimin gerçek boyutlarını yansıtmaktan uzak olduğunu” belirtti. Sanberk, BM tarafından yayımlanan raporun ekinde yer alan çekince metninde, raporun “İsrail tarafından Gazze’ye uygulanan ablukanın meşruiyeti meselesi”, “Yardım konvoyunun eylemleri”, “Genel anlamda deniz ablukaları” ve “Uluslararası hukuk ilkeleri” başlıkları altında işlenen hususlarda komisyonun Başkan ve Başkan Yardımcısıyla mutabık olmadığını kayda geçirdiğini bildirdi. Çekince metninde Özdem Sanberk, “Buna rağmen, Komisyon Başkanı ve Yardımcısı İsrail ile yandaşlık içine girmişler ve Türkiye tarafından sunulan hukuki savların uluslararası camianın çok geniş bir bölümü tarafından desteklenmesine karşın, diğer tarafın görüşlerini bütünüyle dışlamışlardır” dedi.

‘SEYRÜSEFER SERBESTİSİ DE VAR

Uluslararası sularda seyrüsefer serbestisi ve güvenliğinin uluslararası hukukun evrensel biçimde kabul gören bir hükmü olduğuna işaret eden Sanberk, yine evrensel nitelikte bir görüş birliği oluşmadıkça, bu köklü ilke bağlamında bir istisnanın sözkonusu olamayacağını bildirdi. Sanberk, şunları kaydetti: “Uluslararası sularda saldırıya uğramışlardır. Kendi güvenliklerini sağlamak amacıyla direnmişlerdir. İsrail askerleri 9 sivili öldürmüş, daha pek çok sivili de yaralamıştır. Deliller, kurbanların en azından bazılarının İsrail askerlerince kasten öldürüldükleri yönünde kuşkuya yer bırakmamaktadır. Raporda yer alan ifadeler, kurbanların maruz kaldıkları mezalimin gerçek boyutlarını yansıtmaktan uzaktır. Bu hususlar ışığında, raporun özet kısmının bulgular bölümünün çeşitli paragraflarında ifadesini bulan, raporun tüm ilgili bölümlerini reddediyor ve bağım olmadığını kayda geçiriyorum.”

BAŞKAN PALMER’İN RAPORU

Sanberk, raporu değerlendirerek, şu açıklamada bulundu: “Raporda ablukanın meşru olduğuna ilişkin bir bölüm var. Başka bir BM kurumu da, ablukanın gayri meşru olduğunu ileri sürüyor. Raporun ikinci kısmında, ölümlerle ilgili sorumluluğun İsrail askerine ait olduğu açıkça belirtiliyor. İsrail’in tazminat ödemesi ve af dilemesi gerekiyor. Bu raporun birinci kısmı, abluka ile ilgili hukuki durum. Biz bunu kabul etmiyoruz. O nedenle Türkiye imzalamadı. İkinci kısım olaylarla ilgili. Orada İsrail silahlı kuvvetleri suçlu bulunuyor. İsrail de bunu imzalamadı. BM,Komisyon Başkanı Palmer ve yardımcısı Urib’e, eğer oybirliği yoksa, kendileri rapor yazabilme yetkisini veriyor. Bu onların raporu. Ne Türkiye, ne İsrail, bu raporda mutabık değil. Başka BM kurulları da, raporun meşru olmadığını öne sürmekteler. Türkiye’nin 5 maddelik yaptırım paketi doğru bir tepki. Son derece yerinde.”

‘ABLUKA YASADIŞI’ DENİLMİŞTİ

Gazze ablukasının gayri meşru olduğuna ilişkin 56 sayfalık 29 Eylül 2010 tarihli BM İnsan Hakları Konseyi (UNHRC) raporu, ABD’nin karşı oyuna rağmen 30 üyenin oyuyla onaylandı ve ‘İsrail’in uluslararası hukuku çiğnediğine’ karar verildi. Rapor, biri Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin eski yargıçı Trinidad-Tobago’dan Karl Hudson-Phillips, BM Savaş Suçları Savcısı Britanya’dan Sir Desmond de Silva ve insan hakları uzmanı Malezya’dan Mary Shanthi Dairiam tarafından İstanbul’dan Londra’ya kadar 100’den fazla görgü tanığı dinlenerek hazırlandı. Raporun 57’inci Maddesi’nde Mavi Marmara gemisinin İsrail için askeri tehdit oluşturmadığı belirtildi. Gazze’ye karşı uygulanan ambargonun da “yasadışı” olduğunun altı çizildi. Raporda, İsrail’e taammüden adam öldürme, işkence, insanlık dışı muamele suçlarından dava açılması için kanıtlar bulunduğu sonucuna varılmıştı.

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim