1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. ANKARA

  4. BM Önünde İdam Kararları Protesto Edildi
BM Önünde İdam Kararları Protesto Edildi

BM Önünde İdam Kararları Protesto Edildi

İnsanlık İçin Sessiz Kalma Platformu “İdamlara Karşı Ses Ver!” Kampanyasını BM Önünde Başlattı.

A+A-

11.04.2014 Cuma Saat 14.30 da Birleşmiş Milletler Önünde; içerisinde Özgür-Der Ankara Şubesinin de bulunmuş olduğu " İnsanlık İçin Sessiz Kalma Platformu" tarafından Mısırda 529 idam kararının durdurulması için ve  Kuzey Kore’de verilen idam kararları hakkında bir basın açıklaması yaparak bir ay boyunca yürütmeyi hedefledikleri kampanyayı başlattı. Programa Celaleddin Ada’nın yapmış olduğu Asr Sure’sinin tilavetiyle başlandı.

Selamlama konuşmalarını Nene Hatun Derneği, Özgürder ve Eğitim Birsen 1 nolu şube yaptı.

Nene Hatun Derneği Başkanı, Nazan gül Ada Dalkıran, Memur-Sen Ankara 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Kır konuşma yaptı.

Nene Hatun Derneği Başkanı, Nazan gül Ada DALKIRAN ‘’ Bugün biz bu ölü sessizliğinde boğulan binanın (BM binası) önünde bir çığlık koyuverirken ne yaman bir çelişkiyi ne muamma bir ironiyi yaşıyoruz. İkiyüzlülüğü adaletsizliği seçkinlerin hukukunu gözeten bu zihniyeti kınıyoruz. Bugün biz insanlığa barışa ve esenliğe selamsız sabahsız süzülen bu adeta perili köşk önünde, insanlığı, özgürlüğü, demokrasiyi, insan haklarını, eşitliği ve Adaleti yeniden selamlamaya geldik’’ dedi

Ardından Özgür-Der Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf DURSUN ‘’Sisi darbecilerinin İhvan-ı Müslimin'i uluslararası kamuoyunda terörist bir örgüt algısı oluşturup bazı batılı ülkelerin de Sisi’nin bu girişimine destek vererek kendi ülkelerinde İhvan-ı Müslimin hareketi hakkında inceleme başlatmış olmaları, Kanada'nın terörist bir örgüt olduğunu kendi parlamentosuna taşımış olması, Sisi’nin batılı şer odaklarından bağımsız çalışmadığı gerçeğini gözler önüne sermektedir. Dördüncü yılına giren Suriye direnişine karşı gerçek bir savaş yürüterek yüz binlerce insanı katleden Esed hak ve adalet savaşı yürütüyor diye mi batılı şer odakları tarafından himaye görüyor. Orta Afrika Müslümanlarına karşı yapılan soykırım karşısında uluslararası insan haklarını savunan kuruluşlar, Birleşmiş Milletler Örgütü, Uluslararası Af Örgütü vb. kuruluşlar, kuruluş amaçları gereğince dünya kamuoyunu tatmin edecek ve onlara güven verecek hiç bir adım atmadılar. Biz Türkiye’li Müslümanlar olarak BM'nin uluslararası sözleşmelere ve kuruluş amacına bağlı kalarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesini bekliyoruz’’ dedi.

 Son olarak Memur-Sen Ankara 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa KIR ‘’ Türkiye insan hakları ile alakalı hemen harekete geçen baroların Mısır’daki idamlar karşısında göreve çağırdı, Mısır’da idam edilenin İslam dünyası olduğunu demokratik haklar olduğunu belirtti, devletin bu konuda bildiri yayınlamaktan öte bir miting düzenlemesi gerektiğini’’ ifade etti.

Ardından Server Vakfı Başkanı Ersönmez Yarbay ‘’İnsanlık İçin Sessiz Kalma’’ Platformu adına basın açıklamasını okudu.

‘’İnsanlık İçin Sessiz Kalma Platformu’’ İcra Kurulu Üyesi Şeyma Nur Altınok metnin İngilizcesini okudu.

Vahdet Vakfından Muhittin Özdemir’in yapmış olduğu dua ile programa son verildi.

Pankartta "Katil Darbeci Düzenin idam kararı hükümsüzdür" yazılıydı. Eylemde atılan sloganlar;

Eş –Şab Yurid İskaten Nizam,Yaşasın Küresel İntifada,Yaşasın Ümmet Direnişimiz,Üzülme Gevşeme Allah bizimle,Türkiye’den Mısır’a Direnişe Bin Selam,Ankara’dan Mısır’a Direnişe Bin Selam,Zalimler İçin Yaşasın Cehennem,Darbeciler Hesap Verecek,Zindandadır,Yusuflar,Hükümsüzdür İdamlar,Zalimler Dünyaya Hesap Verecek, Uyan Diren Özgürleş,İslami Hareket Engellemez,Dik Dur Eğilme Ümmet Seninle,Şehit Esma Yolun Yolumuz,Seyit Kutup El Benna Selam olsun İhvana, Katil Sisi Mısır’dan Defol. Never never you keep down Muslims.

ankara-20140411-01.jpg

ankara-20140411-02.jpg

ankara-20140411-04.jpg

BASIN AÇIKLAMASI METNİ TÜRKÇE VE İNGİLİZCE METİNLERİ

Mısır'da 3 Temmuz darbesinin ardından Müslüman Kardeşler üyelerini tutuklayan darbe mahkemeleri, geçtiğimiz ay aralarında çocukların da bulunduğu ve Tahrir devrimine katılan 529 kişi hakkında idam kararı vermiştir.

Kuzey Kore'de ise hükümete komplo kurdukları gerekçesiyle Kim Jong yönetimi 1200 kişiyi ölüm cezasına çarptırmıştır.

Uluslararası toplum ve aktörler, devletler, sivil toplum kuruluşları ve insan hakları savunucuları müdahil olmadığı takdirde, 1729 kişi siyasi davalardan dolayı tüm dünyanın gözü önünde idam edilecektir. 

Uluslararası hukuk ve devletler hukuku açısından özellikle siyasi davalardaki idam cezası, temel hak ve özgürlüklerden olan "yaşama hakkını" ihlal ettiği gerekçesiyle dünyanın birçok ülkesinde uygulanmamakta, uygulayan ülkeler ise uluslararası toplum ve insan hakları örgütleri tarafından şiddetle kınanmaktadır.

İdam cezası, infazın geri çevrilemezliği nedeniyle evrensel hukuk ilkeleri bakımından sakıncalı bulunmakta, ölüm cezalarının uygulandığı ülkelerde ilgili suç oranlarında gözle görünür bir düşüş olmadığı gözlemlenmektedir.

Mısır darbesine karşı açıkça tavır almayan ve darbe yönetiminin gerçekleştirdiği katliamlara sessiz kalan, Kuzey Kore yönetimini ise uyguladığı baskı rejimi nedeniyle her fırsatta eleştiren uluslararası toplum, söz konusu idam kararları ile ilgili şu ana dek ciddi ve kararlı adımlar atmamıştır.

Mısır ve Kuzey Kore'deki idam cezaları, gerçekleşmeleri halinde evrensel hukuk ve insan hakları tarihinde kara bir leke olarak yerini alacaktır.

İdam cezalarının infaz edilmesi, yalnızca Mısır ve Kuzey Kore'de değil tüm dünyada hukuk ve adalet anlayışını sarsacak, vicdanlar kapanmaz bir yara alacaktır. 

İdamlar mahkûm edilen 1729 kişinin yanı sıra onların ailelerini ve çocuklarını da doğrudan etkileyeceğinden Mısır ve Kuzey Kore'de nesiller boyu giderilmesi çok zor toplumsal travmalara yol açacaktır.

İdamlar sonucunda Mısır ve Kuzey Kore halkları daha çok içine kapanacak, bu ülkelerdeki rejimler daha baskıcı ve otokrat hale gelecektir.

Bu bildiriye imza atan 21 sivil toplum kuruluşu olarak, başta Türkiye hükümeti olmak üzere tüm devletlere, sivil toplum kuruluşlarına, insan hakları savunucularına ve medya organizasyonlarına bu idamlara engel olmaya ve yaşama hakkının uluslararası toplum nezdinde korunmasını sağlamak için acil olarak harekete geçmeye çağırıyoruz.

 

PRESS ANNOUNCEMENT

Having arrested Muslim Brotherhood members after coup d'etat in Egypt on July 3, the court has verdict death sentence for 529 people including children for joining Tahrir revolution.

In North Korea, Kim Jong administration has decided to execute 1200 people for conspiring against the government.

Those 1729 (one thousand seven hundred and twenty nine) will have been executed in the glare of publicity unless international community and actors, states, NGOs, human rights organizations and media institutions interfere.

Today death penalty is either lifted or not implemented especially in political cases in terms of law of nations and international law because it violates "the right to life", as one of the fundamental rights and freedoms. The nations who implement death penalty are vigorously condemned by international community and human rights organizations. 

Death penalty is objected for its irrecoverableness regarding the universal principles of law. On the other hand it has been observed that there is not a noticeably decrease in crime rates of countries in which the death penalty is in force.  

The international community, which has not clearly stand against the coup in Egypt and kept their silence for killings of coup administration in Rabaa square, and always criticized North Korea for claiming their authoritarian regime, although they have not taken any concrete and decisive step regarding the death penalties in both countries so far.

In case they are executed, the death sentences will surely remain as a disgrace in history of universal law and human rights.

The execution of death penalties will absolutely shake the notion of law of justice in Egypt and North Korea but also all around the world, and it will deeply damage the common sense.

The death penalties will affect not only the convicts but also their families and relatives directly, thus they would lead social traumas which would be unrecoverable for generations in Egypt and North Korea societies.

After the execution, the people of Egypt and North Korea will withdraw into themselves and the regimes in those countries would be more oppressive and authoritarian.

As the signatory of this declaration, we, 23 (twenty three) NGOs make urgent call international actors, particularly the Turkey's government, and states, non-governmental organizations, human rights advocators, and media institutions to stop those executions in Egypt and North Korea, and immediately act for protecting the "the right to life" before international community.

İNSANLIK İÇİN SESSİZ KALMA PLATFORMU

Akabe Derneği,  Akıncılar Derneği,  Ankara Eğitim Bir-sen 1 Nolu Şube, Başkent Kadın Platformu Derneği, Çatı-Der, Genç Birikim, Hak-İş Konfederasyonu, İHH Ankara, İlkder, İlim Yayma Cemiyeti, İnfak Vakfı, İmam Hatipliler Platformu, MAZLUMDER, Memur-Sen Ankara İl Başkanlığı, Nene Hatun Derneği, Özgür-Der, Özgür Eğitim-Sen, Server Vakfı, Şehir ve Medeniyet Derneği, Ümran Hareketi, Vahdet Vakfı

HABERE YORUM KAT