Biz de esasa girelim artık

09.07.2010 14:55

Melih Altınok

Anayasa Mahkemesi, Anayasa Değişikliği Paketi’nin yüksek yargı ile ilgili olan iki maddesini kısmen iptal etti.

Kararın açıklanmasının hemen ardından konuştuğum Osman Can’ın ifadesiyle “yıkım sınırlı” oldu.

Değişiklikten yana olanlar, alkolik kocanın elinden bu gece tek bir tokatla kurtulmanın mutluluğunu gizlemiyorlar; sesiz sitemleri ise sevinç şımarıklığından olsa gerek.

Öyle ki, Yüksek Mahkeme’nin sicilinin referansıyla, Başkan Haşim Kılıç’ın açıklama yapacağı saatlerde eyleme hazırlananlar bile “Karar iyiymiş eylem iptal” mesajları geçmeye başladılar.

Evet, hükümet cephesinden de mahkemenin Anayasa değişiklikleri karşısındaki kararlılığını eleştiren açıklamalar geldi. Ama onlar da Kılıç’ın bile “Bu sefer esasa girdik ama belki bakarsınız bir daha girmeyiz, neden olmasın hı” sözleriyle kamuoyu önünde açık açık itiraf ettiği hukuksuzluğa rağmen siyaseten esasa girmeyi ve kararı yok hükmünde saymayı göze alamadılar.

Aylardır yaşadığımız gerginliğin mimarı Anayasa Mahkemesi’nin partisi CHP ve koalisyon ortağı HSYK ise hem şaşkın hem hüzünlü.

Anayasal yargının yetki gaspı yaptığını söyleyen Bahçeli kadar bile olamayan ‘Solcu’ Kemal Kılıçdaroğlu, “Bugün alkışlanan mahkeme kararları yarın vicdanlarda mahkûm olabilir” diyerek, kerhen de olsa demokrasinin bir adım atmasını içine sindiremediğini sıkılmadan söyledi.

HSYK Partisi Başkanvekili Kadir Özbek de “Yürütme, kararı timsah gözyaşlarıyla karşıladı. Mutlulukları yüzlerinden okunuyor” şeklinde konuştu.

Yine ‘anarşikliğin’ üzerinde diyeceksiniz ama Anayasa Değişikliği Peketi’ne ta ilk günden beri “yetmez ama evet” diyen birisi olarak, pakette çok büyük bir delinmeye neden olmasa da bu gelişme beni hiç ama hiç memnun etmedi.

Nasıl etsin dostlar? Görmüyor musunuz, mevzu esastan farklı.

Yetkisi ve görevi, okuma yazma bilen herkesin de anlayacağı şekilde Anayasa’nın 148. maddesinde açıkça tanımlanan bir kurum, gözümüzün içine bakarak irademiz üzerinde keyfî bir tasarruf daha yaptı.

Bizim oylarımızla oluşan ve demokrasilerde halkın iradesinin tek meşru temsilcisi olan parlamento “Anayasada naçizane birtakım değişiklikler yapacağım” dedi. Beylerden ve beylikte onlara taş çıkartacak hanımefendilerden müteşekkil teşkilat “Hele bir dur bakalım, ” diye yanıtladı, “Daha reşit değilsin!”

Yüksek Mahkeme, demokrasinin, halkın egemenliğinin ve hukuk devletinin temeline yine, yeniden esastan girdi.

Ölümü gösterip sıtmaya razı edilmişler bu karardan mutlu olabilirler. AKP hükümeti içerisinde, BDP’lilere dağa adres gösteren general konuştuğunda da sesini çıkartmayan ve hatta destek veren Mehmet Ali Şahinler ya da üyesi olduğu hükümeti yok sayan Yüksek Mahkeme’nin kararını “fevkalade olumlu’ bulan Cemil Çiçekler bu gelişmeye fit olabilirler.

Ama ben olmam. Çünkü derdim, yedisinden yetmişine tüm demokratların ve solcuların yakındığı cambaz sistemin üzerinde yürüdüğü ipin titrememesi değil, hiç değil. Bir elif miktarı da olsa neresi değişirse değişsin demokrasi için kâr sayacağım statüko krize girecek diye ödüm kopmuyor; daha insani ve sağlıklı korkularım var.

Durum buyken, son yıllarda kamuoyunda oluşan hukuk ve demokrasi bilincinin tazyikiyle meşruiyetinin sorgulanmaya başladığının farkında olan Yüksek Mahkeme bile, yargı vesayetini sürdürme mücadelesinde vites küçültmek zorunda kalmışken, ben niye hızımı arttırmayayım.

Tamam, adamlar referandumda çıkacak yüksek evetlerin, tıpkı 367 kararında olduğu gibi, suratlarında patlayacak bir tokat olacağının bilinciyle bir hamle yapmış ve kimseyi çok da kızdırmayacaklarını umdukları bu formülü geliştirmiş olabilirler. Ama bana ne vesayet demokrasisinin radikal bir sorgulamaya girmesini engelleyecek milli mutabakat supaplarından?

Anayasa değişikliği referandumuna “bu kadarı yeter evet” değil de “yetmez ama evet” derken böyle bir perspektiften bahsediyorum ben, yanılıyor muyum?

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim