1. YAZARLAR

  2. Nuray Mert

  3. Biri yalan söyledi, binlerce insan öldü!
Nuray Mert

Nuray Mert

Yazarın Tüm Yazıları >

Biri yalan söyledi, binlerce insan öldü!

A+A-

İngiltere’de aylardır eski Başbakan Tony Blair‘in Irak işgalini başlatmak için parlementoyu Irak’ta kitle imha silahları olduğu konusunda yanılttığı iddiası üzerine açılan soruşturma (Chilcot Inquiry) konuşuluyor. Bizim medya bu olayı neredeyse hiç görmedi. Sadece birkaç gün önce sıradan bir haber olarak geçti.

Oysa, bugün kavgalı olan birçok taraf, Irak işgali öncesinde ünlü tezkere tartışmasında aynı saflardaydı. Tezkere yanlıları, Türkiye’nin ABD ve İngiltere ile birlikte davranmasının gerekliliğinden bahsediyordu. Sonra, Irak işgal edildi, sonra 1 milyondan çok insan öldü, sonra Tony Blair başbakanlığı bırakmak zorunda kaldı, sonra ABD’de işgalci başkan ve partisi iktidarı kaybetti. Biz ise konuyu tamamen unuttuk, gitti.

Kamuoyu baskısı, İşçi Partisi iktidarının zaman içinde yıpranması ve İşçi Partisi içinde iktidar kavgaları, Blair’in parlementoyu bilerek yanıltıp yanıltmadığı konusunda bir soruşturmanın açılması için zemin oluşturdu. Chilcot soruşturması, savaş karşıtlarını yeterince tatmin etmedi, bu soruşturmanın göstermelik olduğunu iddia eden çok. Zaten, bu soruşturma yargılama yetkisine de sahip değil. Ancak, Blair’i yalan söylediğini neredeyse itiraf noktasına getirdi ve Blair, “Her durumda Irak’ı işgal edecektik, Saddam’dan kurtulmak gerekiyordu” açıklaması yaptı.

Savaş karşıtları işgal sonrası, ‘O yalan söyledi, diğerleri öldü’ (He lied, they died!) diye kampanya yapıyordu. Yıllar sonra 1 milyonu aşan insan öldükten ve bu soruşturmadan sonra bu slogan ‘biri yalan söyledi, binlercesi öldü’ye döndü.

Bu arada, çok ilginç bir gelişme daha oldu. Bugünlerde, Irak işgalinin hemen sonrasında, intihar eden kitle imha silahları uzmanı ve yüksek bir bürokrat olan Dr. Kelly’e ilişkin soruşturmanın yeniden açılması isteniyor. Dr. Kelly vakası Blair iktidarını sarsan ilk büyük olaydır. İşgal sonrasında, BBC’de, iktidarın Irak’ta kitle imha silahları olduğuna dair dosyayı, bilerek abartıldığına dair bir haber yayımlandı. O zaman buna dosyayı ‘seksileştirmek’ deniliyordu.

Bu bilgiyi sızdıranın Dr. David C. Kelly olduğu doğrulandı ve kıyamet koptu. Uzun bir iktidar-BBC kavgasının ardından, 18 Temmuz 2003’de, Dr. Kelly ormanda ölü bulundu. İntihar ettiği açıklandı. Ardından Hutton soruşturması açıldı, ölümün intihar olduğu teyit edildi, dosya meselesi de bu arada kapanmış oldu. Ama, bu konuda kuşkular o günden bu yana devam ediyor. Liberal Demokrat Parti’den milletvekili Norman Baker, bu konuda yaptığı araştırmayı, 2007’de ‘Dr. Kelly’nin Tuhaf Ölümü’ (The Strange Death of David Kelly, Methuen Publishing) başlıklı bir kitap olarak yayımladı.

Irak savaşı ile ilgili soruşturma Dr. Kelly konusu yeniden gündeme geldi ve ben de Hutton raporunda Kelly’e ilişkin tıbbi raporlarda 70 yıl açılmaması şartı olduğunu yeni öğrendim. Şimdi, bu dosyayı yeniden açmak isteyenler, bu 70 yıl yasağını kaldırmaya çalışıyor.

Umarım, içinizde ‘bize ne bunlardan’ diyen çıkmaz. İngiltere sıradan bir ülke değil, Irak işgali sıradan bir olay değildi. O işgalin etrafında dönen dolaplar ve nasıl bir dünyada yaşadığımızla daha fazla ilgilenmeliyiz diye düşünüyorum. O sırada, bunun gibi karanlık birçok olay oldu. Mesela, Irak’a müdahale için bazı devletlere baskı yapılarak Birleşmiş Milletler’den karar çıkarılmaya çalışıldığı ortaya çıktı. Onu da başka bir zaman yazarım. Ama belli ki yalan söyleyen sadece bir kişi değil.

Ben yazmaya yazarım da, siz de, dünyanın bu kadar merkezi bir yerinde yaşayanlar olarak, şu muazzam içe kapalılığımızdan çıkmak için destek verin. Türkiye ile doğrudan ilgili olmayan yazılarımızı okumazlık etmeyin.

RADİKAL

YAZIYA YORUM KAT