1. YAZARLAR

  2. Ahmet Altan

  3. Bir öneri...
Ahmet Altan

Ahmet Altan

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir öneri...

A+A-

 

Önceki gece yarısı dünya televizyonlarından naklen Kaddafi’nin devrilişini izliyordum.

El Cezire muhabiri Trablus’a isyancılarla birlikte girerken, CNN muhabiri de başkentin ortasındaki bir otelin içinde gelişmeleri bildiriyordu.

İsyancılar ya da “resmî” deyimle “muhalifler” kentin içinde “santim santim” Kaddafi’nin adamlarını gerileterek ilerlerken halk da onları sevinç gösterileriyle karşılıyordu.

Yollarda, kaçan askerlerin geride bıraktığı üniformalar vardı.

Kaddafi’nin iki oğlunun “teslim” olduğu açıklanıyordu.

Ve, Kaddafi devlet televizyonuna bağlanıyordu sık sık.

Görüntüsü yoktu, sadece sesi duyuluyordu ve söyledikleri ekrana Arapça yazılıyordu.

Durumun farkında değildi, “direneceğini” söylüyor, isim isim sayarak “aşiretleri” Trablus’a kendisine yardıma gelmeye çağırıyordu.

Can çekişen bir adamı andırıyordu konuşmaları.

Sanırım ondan en çok nefret edenler bile ona acımışlardır.

Gerçeği görememesi, onu zavallılaştırıyordu.

Her şey bitmişti ama o, bunu anlayamıyordu.

Yeryüzündeki milyarlarca insanın gördüğünü göremeyen tek kişi belki de oydu.

Bazen insanların körleşebileceğini, gerçeklerden kopup kendi kafalarının içindeki “hayal dünyasına”hapsolabileceklerini anlıyordunuz.

Kaddafi’nin körlüğünü, biten savaşın son saatlerinde artık ölmemeleri gerekirken hâlâ ölen insanlar ödüyordu.

Aslında Libya diktatörünün işi şubatta ayaklanma başladığında bitmişti, bunu kavrayıp çekilseydi, hem insanlar ölmeyecekti hem de kendisi ve çocukları dünyanın bir köşesinde yaşamlarını sürdürebileceklerdi.

Bunu sezemedi.

Dün akşamüstü televizyona çıkıp konuşan Suriye diktatörü Esad da Kaddafi gibi bir dönemin sona erdiğini göremiyor.

O da bu körlüğünü pahalıya ödeyecek.

Dünyayla birlikte Ortadoğu da değişiyor.

Bu gerçeği göremeyen herkes bedel öder bundan sonra.

Artık televizyonlardan “naklen” izlediğimiz, sonucunu aylar öncesinden kestirebildiğimiz“körlükleri” kendi ülkemizde de sürdürmenin bir anlamı yok.

İktidarını “silaha” dayayan hiç kimse iktidarda kalamaz artık.

PKK’nın da bu gelişmeleri iyi okuması, iyi değerlendirmesi gerekiyor bence.

Çok ciddi bir hata yaptı PKK yöneticileri, Apo’yu kenara itip, Kürt halkını silahla ayaklandırarak bir iktidar alanı açabileceklerini sandılar.

Öyle olmayacağı çok kısa zamanda ortaya çıktı.

Ölen PKK’lı gerillaların anneleri bile “başörtülerini yere atarak” barış istiyor bugün.

Kürt halkı, eşit, özgür ve onurlu bir barışı destekliyor, müzakere yolu açıkken bunun denenmesini destekliyor.

Reşadiye’den bu yana yapılan hataların, Silvan’ın, Çukurca’nın nedenleri konusunda ciddi kuşkular besliyorlar, anlamsız inatlar yüzünden çocuklarının ölmesini benimsemiyorlar.

Dağlarda çok ciddi bir baskıyla karşılaşan, kampları bombardıman edilen PKK, “TAK kılığında”şehirlerde terör saldırıları gerçekleştirmeyi deneyeceğinin işaretlerini veriyor.

Bu, PKK’nın intiharı olur, bu terör saldırılarından sonra Türkiye’yle birlikte bütün yeryüzü Barzani’ye ve Talabani’ye baskı yapar, PKK Kandil’de barınmakta çok zorlanır.

Bunlara hiç gerek yok.

Biliyorum benim sözümü kimse dinlemez ama birçok insanın aklından geçen bir önerim var, eylülde anayasa görüşmeleri başlıyor, PKK hemen saldırılarını durdurup “ateşkes” ilan etsin, devlet de operasyonları ve bombardımanı durdursun.

Devlet şu anda güçlü görünüyor ama böyle bombardımanlarla Kürt meselesi çözülmüyor, PKK’yı ezmenin Kürtlerin içinde bir yara açtığını, PKK’yı desteklemeyenlerin dahi kendilerini yenilmiş hissettiklerini, bir zorbalığa esir düştükleri duygusuna kapıldıklarını unutmamak gerek.

PKK’yı yenseniz bile milyonlarca kalbi kırık Kürt’ün yaşadığı bir toplumda gerçek bir barış ve huzur olmaz.

Yeni anayasaya ve yeni bir toplum oluşturmaya bir şans verilsin, benden daha etkili olacak insanlar silahların derhal susması için bir çağrıda bulunsun, BDP’nin de katılımıyla yeni bir anayasa yapılsın.

İnanın hayatın gerçeği herkese bunu emrediyor.

PKK da, hükümet de bu öneriye aldırmayabilir, kendilerini güçlü sanmanın körlüğüne kapılabilirler, gözlerinin önündeki gerçeği gözden kaçırabilirler.

Çok insan ölür ve herkes kaybeder.

Bu işi Kaddafileşmeden çözelim, çözüm için hâlâ vakit var, bir iki adım sonra isteseniz de çözemeyeceğiniz bir noktaya geleceğiz ve bedeli hepimiz için çok ağır olacak.

ahmetaltan111@gmail.com

TARAF

YAZIYA YORUM KAT