1. YAZARLAR

  2. Kürşat Ateş

  3. Bir Müsamere Çeşidi Olarak Yeryüzü İftarı
Kürşat Ateş

Kürşat Ateş

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Müsamere Çeşidi Olarak Yeryüzü İftarı

A+A-

Yeryüzü müsamerelerinin başrolünde bir postmodern Ali Kalkancı figürü olarak piyasaya sürülmüş olan İhsan Eliaçık var. Kendisi bana aynı zamanda Stephen King'in 'O' isimli kitabındaki Pennywise karakterine de ilham veren Palyaço Bozo'yu anımsatıyor

Çok ilginç zamanlardan geçiyoruz. 7-8 ağaç için yollara dökülenlerin, nasıl bir ayaklanma ile hükümeti devirme timine evrildiğini dehşetle izliyoruz. Kredi kartı reklamı 'solcusu', 3. sınıf filmlerin jönü, itibarsızlaştırılmaktan şikâyet edip aslında 'itibarlılaştırılarak' kendisinden bir Ronald Reagan yaratmaya çabalanan Mehmet Ali Alabora'nın 'mesele Gezi Parkı değil' derken ne anlatmak istediğini şimdi daha iyi anlıyoruz. Demokrasi sosuna bulanmış bu ayaklanma provalarından bıkmadılar. Üstelik kendilerini bir masumiyet çiçeği olarak pazarlamalarını da yememizi bekliyorlar.

Ekşi Sözlük'te 'kulunu 17 saat aç bırakan tanrı' başlıkları açanların, yeryüzü iftarından iki damla gözyaşı devşirmeleri de ne denli manipülasyoncu olduklarının bir göstergesi. Bu iftarlarda sigara içerek ezanı bekleyip, 'ay ezan okunsa da yesek' gebeşliğiyle sözümona empati yapılıyormuş! Çok hoş bir duyguymuş, herkes eşit ve bir aradaymış, ateistmiş ama bu iftar sayesinde dine ısınmış! Oruç tutulmasa da yemek yenebiliyormuş! Sanırsın iftar çadırlarındaki insanlara oruç tuttuklarını veya dindar olduklarını ispat etme şartı koşuluyor. Yıllarca iftar çadırlarına tu kaka dedikleri için, orada insanlara havyar ikram edildiğini, 5 kişilik masalarda tek kişi yemek yendiğini falan zannediyorlar herhalde.

BİLİNÇALTLARINDAKİ HORGÖRÜ!

Beceriksiz makyözlere yaptırdıkları o dayanışma, barış ve sevgi makyajlarının Taksim Meydanı'na iftarını açmaya gelen sıradan insanları yuhaladıklarında, onları yandaşlıkla suçlayacak kadar bağnazlaştıklarında nasıl da aktığını göremiyorlar. Zira gerçeklikle bağları lime lime edilmiş durumda. Şimdi bunun adı demokratlık mı? Demokrasi bu arkadaşlar için, Çin'de bir köy adı falan mı? Aslında sergiledikleri bu temsilin temelinde, bir ibadeti basitleştirme ve kendi siyasî ajandalarına payanda kılma hali var.

Ayrıca onlarca kamera eşliğinde yapılan bu iftarların 'gösterişsiz'liğinden, 'mütevazı'lığından bahsetmek mümkün mü? Üstelik yerlerde tıkış tıkış oturup, kir pas içinde oruç açan Müslüman resmi bizim solcu arkadaşlara da sınıfsal bir haz veriyor sanıyorum. Bilinçaltlarının mahzenlerinde gizledikleri bir 'horgörü' bu. İnatlarından yakında İstiklal'de maklube falan yaptırıp, Türkçe Kur'an mukabelelerine başlamalarından korkuyorum. Zira 'araç' bahane, 'amaç' şahane! Bu motivasyonla siz isterseniz şeriatı bile getirirsiniz arkadaşlar, ha gayret… Hem Erdoğanfobik emekli liberal amcalarınız da sizi destekliyor, daha ne olsun?

GEZİ'YE ŞEYH LAZIMDI!

Yeryüzü müsamerelerinin başrolünde bir postmodern Ali Kalkancı figürü olarak piyasaya sürülmüş olan İhsan Eliaçık var. Kendisi bana aynı zamanda Stephen King'in 'O' isimli kitabındaki Pennywise karakterine de ilham veren Palyaço Bozo'yu anımsatıyor. O korkunç palyaço da çocukları oyun oynama bahanesiyle kanalizasyonlara kaçırıyordu. Kurnaz, çıkarcı, riyakâr ve insanda ürperti uyandıracak kadar sahtekâr bir palyaço! İhsan Eliaçık da kakasıyla bile kavga eden muhalif din adamı kisvesi altında 'derinlerin' siparişlerini yerine getiriyor. Çok amaçlı bir çakı adeta. Muhalif hoca lâzımdır; kandil kutlamayı bid'at ilan eder, Gezi'ye şeyh lazımdır; kandil kutlamasında başı çeker. Bir gün namaz kıldırırken, bir gün halay çekerken görebilirsiniz. Şaşırmayın, medya görünürlüğü sağlayarak gündem olma konusunda çok mahirdir. Dolayısıyla arzuya göre bir gün havrada, bir gün kilisede dua ederken de görebilirsiniz. Dediğim gibi maksat 'kardeşlik'. Zaten dinimiz de bize öyle kırlarda baldır bacak koşarak hayat bayram olsa şarkıları falan terennüm etmemizi emrediyor. Bülent Ersoy'un makyajı nasıl abartılı ve mide bulandırıcıysa, Gezi eylemcilerinin kendilerine yaptığı demokrasi makyajı da o kadar abartılı ve mide bulandırıcı.

Bir demokrasi müsameresi olarak Gezi için her yol mübah. Ölümlerden tutun da mübarek Ramazan'a kadar araçsallaştıramayacakları hiçbir şey yok. İlmek ilmek, sinsi sinsi dokuyorlar antidemokrasinin karanlık ağlarını.

Son olarak sevgili 'yeryüzü iftarcıları'; siz bilmezsiniz İslam'da niyet çok önemlidir. Size bir tavsiyem var; müsamereniz eksik kalmasın rolünüz tamamlansın diye söylüyorum: Ezan okununca ,'Niyet ettim Kemalizm rızası için hükümeti devirmeye' deyin. Hem tutarlı olmuş olursunuz hem de sahnelenen temsil başarılı olmuş olur. Kim bilir belki AKM'nin çatısından sizi izleyen Atatürk de 'amin' der size. Neden olmasın?

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT