1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. “Bir Kimlik Krizi Olarak Müslüman Sol”
“Bir Kimlik Krizi Olarak Müslüman Sol”

“Bir Kimlik Krizi Olarak Müslüman Sol”

ÖZGÜR-DER Ankara Şubesinin bu ayki konuğu, Ali Değirmenci idi.

A+A-

1 Kasım Cumartesi akşamı dernek salonunda gerçekleşen sunumda “Bir Kimlik Krizi Olarak Müslüman Sol” konusu üzerinde duruldu.

Ali Değirmenci öncelikle “İslami kimlik” ve “kimlik krizi” sözlerinden ne anlamamız gerektiği üzerinde durdu. Ardından “Müslüman sol” ya da “İslam sosyalizmi” başlığı altında toplanabilecek eğilimlerin, yönelişlerin hangi sosyal, kültürel, ekonomik, sosyolojik gerekçelere dayandığını çeşitli sorular ve örnekler bağlamında açıkladı. Her gelişmeyi, olguyu, hareketi yargılamadan önce anlamamız, irdelememiz gerektiğini belirten yazar; son dönemde “İslam modernizmi” başlığın altında ele alınabilecek 5 eğilim olduğunu dile getirdi. Buradan hareketle “İslami liberalizm / kapitalizm”, “İslami nasyonalizm / milliyetçilik”, “İslami hümanizm”, “İslami fenimizm” ve “İslami sosyalizm” kavram ve olgularına kısa açıklamalar getirdi. Müzmin bir muhaliflik yerine “iyiliği emredip kötülükten sakındırma” anlayışının öne çıkarılması gerektiğini belirterek, her müslümanın her şeyden önce sağlam ve vahiyle şekillenmiş bir “din usulü”ne sahip olmasının ve ardından “tarih”, “toplum” ve “sistem” değerlendirmesi yapmasının önemini vurguladı. AK PARTİ hükümetleri ve özellikle “Gezi süreci” ile birlikte Türkiye’de yeniden gündeme gelen “Müslüman Sol” eğiliminin temel dinamiklerinin ve zaaflarının neler olduğunu dile getirdi.

“Sol”un ve “sosyalizm”in, Müslümanların yaşadığı coğrafyalardaki tarihçesini özetleyen Ali Değirmenci, modern İslam düşüncesinde sosyalizme yönelik olumlu ve olumsuz tepkiler üzerinde de durdu. Benimseme, kabul etme gereklerinin yanı sıra reddetme, karşı çıkma noktasındaki argümanlara da kısa kısa değindi.  Genç Osmanlılar, Cemaleddin Afgani, Mehmed Âkif, İsmail Hakkı İzmirli, Nâzım Hikmet, Hikmet Kıvılcımlı, Muhammed İkbal, Seyyid Kutub, Mevdudi, Muhammed Gazali, Yusuf Kardavi, Sezai Karakoç, Mustafa Sıbai, Roger Garaudy, Nurettin Topçu, İdris Küçükömer, Kemal Tahir, Abdülkerim Süruş, Muhammed Abid Cabiri ve Ali Şeriati gibi isimlerin konuya bakış şeklini özetlemeye çalıştı. Müslüman dünyadaki örnekliklerin ve düşünsel boyutlanmaların bir panoramasını sundu. 

“Müslüman sol” yahut “İslam sosyalizmi” bağlamında özellikle son yıllarda gündeme gelen isimleri, eğilimleri, oluşumları da ele alan yazarın, söylemleri ve pratikleri eşliğinde değindiği kişi ve yapılar arasında şunlar vardı: Emek ve Adalet Platformu, Recep İhsan Eliaçık, Antikapitalist Müslümanlar (KAMUDER), Eren Erdem, HAS PARTİ, İştiraki, Ertuğrul Günay, Mehmet Bekaroğlu, Cem Somel…

Yazar, en sonda genel bir değerlendirme yaptı. İslami kimlik, şahsiyet ve yapının genel, evrensel ve süreğen özelliklerine değindi. Son yıllarda bazı kirli söylem ve tavırlarla da gündeme gelen hatta bazen İslam düşmanlarıyla bile iş tutan “Müslüman sol”un muhatabının, karşılığının, tartışma ve eleştiri ufkunun “İslam” olamayacağını belirtti. Öncelikli muhatabının “Müslüman sağ” olabileceğini dile getirdi: “Saydığımız bütün çıkış gerekçelerine karşın, Müslüman sol da son çözümlemede konjonktüreldir ve yine tarihi süreç içerisindeki ve günümüzdeki konjonktürelliklerin içine doğru konuşmaktadır. Senteze karşı sentezdir. Eklektik olana karşı başka bir eklektizmdir. Sapmaya karşı başka bir sapmadır. Yabancılaşmış bir sözlükle, öykünmeci bir perspektifle, yanlış yoldaşlarla hareket etmeye gerek yok. İslam sadece dünyayı ve ekonomiyi düzenlemez. İslam bu dünyayı ve ahireti düzenler. Ahiret, müthiş bir finaldir ve son derece açıklayıcı, anlamlandırıcıdır. Bu noktada, sol ile liberalizm arasındaki farklılık “paradigma içi” bir farklılıktır. İkisi de son kertede laiktir, sekülerdir, dünyevidir, dinden ve ahiretten büyük ölçüde kopuktur. Tarih de son iki asırdan ibaret değildir. Ezilenleri, yoksulları, emekçileri, köleleri, garibanları, mazlum ve mustezafları yüzlerce, binlerce yıldır savunan sosyalizm değildir. Din ve daha özelde İslam, yeryüzünün, insanlığın ıslahında ve her anlamda felaha erdirilmesinde en temel belirleyici olarak yoluna devam edecektir.”

Program, soru ve cevaplarla sona erdi. 

ankara-20141102.jpg

HABERE YORUM KAT