

Bir Fotoğraf Karesi ve Fırsatçıların Telaşı
HAKSÖZ-HABER'den Zorunlu Bir Açıklama:
Bir Fotoğraf Karesinden Fırsat Devşirenler Neyi Örtme Telaşında?
Başlarından vurulmuş iki mümin hanıma ait bu fotoğraf, sitemizde 10 Şubat tarihinde Köklü Değişim Dergisi’nin çağrısıyla Beyazıt’ta kılınan gıyabi cenaze namazı için hazırlanan duyuru metninde kullanılmıştı. Bu fotoğrafın Gazze’ye ait olduğuyla ilgili sitemize bir yorum geldi. Verilen İngilizce linkte fotoğrafın 2009 yılına ait olduğu görülüyor. Bu nedenle öncelikle yanlış fotoğraf kullandığımız için okurlarımızdan özür dileriz.
Ancak Suriye’de katliam yaşanmadığına ilişkin ısrarlı yayınlarını ve kara propagandalarını sürdüren kimi internet sitelerinin bu hatamızı, propagandalarının malzeme unsuru olarak kullanma fırsatını kaçırmamaları bizleri şaşırtmadı.
Sürekli bir şekilde “Suriye’de katliam yok!” yayınları yapanlar; Bahreyn’deki mizansen görüntüleri Suriye’de hazırlanmış gibi göstermeye çalışanlar, velhasıl Suriye’de binlerce can vermiş kardeşlerimizin mücadelesini lekeleyip Esed rejimini aklama gayreti güdenler “İşte bakın, dediğimiz doğru! Suriye’de katliam yok! Fotoğraflar bile Gazze’den!” demeye getiriyorlar.
Sanki Suriye’de yukarıdaki fotoğrafı aratan yüzlerce görüntüyü hiç izlememiş, fotoğraf karelerini hiç görmemiş gibi harekete geçen bu fırsatçılara göre biz bu fotoğrafı şu amaçla yayınlamışız: “Suriye ilgili yapılan eylemlere katılımın azlığından rahatsız olanlar, insanlar üzerinde daha çok etki yapabilmek için böylesi resim oyunlarına başvurmakta bir beis görmezler.”
“Neden Suriyeli kardeşlerimizin yanında olmadık; onları yalnız bıraktık? Neden Rabbimizin emri gereği çaresiz bırakılan mustazaflar için harekete geçmedik?” diye soracaklarına ve bundan ötürü yüzleri kızarıp utanç duyacaklarına Suriye’yle ilgili eylemlere katılımın azlığından memnuniyet duyarcasına “resim oyunları”ndan bahsediyorlar. Daha dün Bahreyn’deki mizansen görüntüleri Suriye’ye mal edecek kadar adaletten uzaklaşmış bu site, “Haksöz-Haber neyin peşinde?” diyerek açıktan karalama çalışmasına kendini kaptırmış. Hem öyle kaptırmış ki, “Nerede istismara açık bir hata yakalarım da Baas cuntasını aklarım”ın derdine düşecek kadar kendilerinden geçmiş haldeler.
Filistin’den gelen görüntülerden çok mu farklı Suriye’den gelen görüntüler? Baas-Esed cuntasının işlediği cinayetler İsrail’in işlediği cinayetlerden hangi açıdan farklı? Bu kadar mı köreldi gözleriniz, bağlandı basiretiniz? Suriye’de katledilenlerin sayısı 10 bini geçti, kaybedilenlerin sayısı hâlâ tespit edilemedi. Siyonist İsrail’in yaptığından az bir zulüm müdür ki Baas-Esed zulmü Suriyeli Müslümanları kirletmeye, karalamaya ve maruz kaldıkları katliamları haklılaştırmaya soyunuyorsunuz?
Haksöz-Haber olarak Suriye’de yaşanan katliamın fotoğraf ve videolarına yer vermeye çalışıyoruz. Ancak bunların çoğu yayınlanabilecek bir içeriğe sahip olmadığı için önemli bir kısmını da yayınlayamıyoruz. Bir iki tanesini özellikle Filistin’den seçip katliamın dehşetini büyütmek gibi derdimiz hiç yok! Olsa Suriye’den gelen korkunç vahşet resimlerine yer veririz. Hem Baas rejimini Siyonist rejimden de farklı görmüyoruz…
İşte Baas rejimin yaptıkları, İsrail’in yaptıklarından ne kadar aşağı kalırmış bir bakın. Gördüğünüz farkı bize de anlatın, bekliyoruz.







DAHA FAZLA GÖRÜNTÜ İÇİN TIKLAYINIZ...
Her ne kadar ABD ve İsrail askerleri görülmese de onların bu işten hoşlandıkları kesin.
Ama biraz daha dikkatli bakınca haber metninin dibinde Baas milislerini fark edebilirsiniz.
***
EDİTÖR: Yazacağınız siteyi mi karıştırdınız? Hangi partiden hangi destekten söz ediyorsunuz? İsmini verin de biz de öğrenmiş olalım, kimi desteklemişiz!!!
artık bu mevzular rafa kaldırılmış durumda,
Şimdi haydut devletin emeline ulaşma süreci tedricen devam ediyor. Türkiye- Suriye sınırındaki mayınlı araziler yasalarla israile verilemeyince, şu anda B Planı devrede. Zulmün zerre kadarını dahi kınıyorum, lanetliyorum.
Hatta binlerce, onbinlerce suriyeli müslümanın naaşlarının yanyana dizili olarak çekilmiş resimler, videolar bile fayda etmeyecek gibi görünüyor.
Zalim esad rejiminin karşısında olmak için resimlere videolara gerek yok, ölü sayısına bile gerek yok aslında. De ki suriyede hiç kimse ölmüyor, biz müslümanların suriyeli müslüman halkın yanında olmamız gerekmiyor mu?
Esad kim ki? nusayri, babasıda kendi gibi zalimin, katilin teki. Bu kişiyi veya rejimi savunmanın hiç bir haklı gerekçesi olamaz. (bu arada tabi, hama katliamı da olmamış olabilir, bu yaklaşıma göre)
O yüzden bence karşı tarafla cedelleşmenin, tartışmanın, onlara bir şeyleri ispat etmeye çalışmanın bir anlamı yok. Biz kendi işimizi yapalım. Onlarda kendi doğru bildiklerini yapmaya devam etsinler. Rabbimiz hesap günü bizlere kimin haklı kimin haksız olduğunu elbette gösterecek.
Allah herkesi sevdikleri ve yanında oldukları ile birlikte haşretsin...
28 Şubat Darbesinin Kalıntıları Temizlensin-Haksöz-Mart 2004
Hukuk Zulmün Kılıfı Olmamalıdır-Haksöz-Ocak 98
Çürümüş Adaletin Af Tasarısı-Haksöz-Eylül 99
Direniş Güncesi-1-Haksöz-Kasım 97
Eşber Yağmurdereli Meselesi ve Nureddin Şirin Olayı-Haksöz-aralık 97
Faşizm Sehpalarını Yİne Kurdu-Haksöz-aralık 97
Filistinle Dayanışma ve Kudüs Gecesi-Haksöz-Aralık 2003
HDR Delegasyonu Türkiye'deydi-Haksöz-Aralık 97
İsrailin ve Dostlarının Gözü Aydın-Haksöz-Ekim 98
Küfür ile Belki Ama Zulüm ile Asla!-Haksöz-Kasım 97
Mahkemeler-Haksöz-Temmuz 97
Zillet Bizden Uzaktır-Haksöz-Kasım97
Burada daha zikredilmemiş onlarca yazı, haberde hep Kudüs Gecesi ve Nureddin Şirin sahiplenilmiş, kimsenin meydanlara inmeye cesaret edemediği günlerde çıkıp Nureddin Şirin'e verilen 17,5 yıl hapis cezasına biz İslami kimliğimizle karşı durmuş, zulmü lanetlemiştik. Burada yorum yazanlar açsın baksın Haksöz sitesinden bu yazılara, eylem haberlerine! Tüm camia da tanıktır şahitliğimize!
Evet, Haksöz ve Özgür-Der kadar hangi kurum ya da yapı Nureddin Şirin'e yapılan zulmü dile getirmiş, onu savunmuştu? Ne çabuk unuttunuz? Allah'tan korkun.Suçladığınız kurum sizin yalnız bırakıldığınız dönemde sizi savunan ve bugünde aynı İslami kimliği ile savunan kurumdur! Şimdi kalkmış ABDcilikle NATOculukla mı suçluyorsunuz!Adil olmalısınız!
Düşünceleriniz size aittir ancak suçlama ve karalama propagandalarınız hem ucuz hem de tüm ümmeti hedef almaktadır bunu da bilesiniz.Müslümanlar arası hukuka onarılamayacak derecede zarar veriyorsunuz!Herkes haddini bilsin!
Ama son o garip fotoğraf tartışmasında adı geçen çevrenin iyi niyetle hareket etmediklerini açık bir şekilde anladım. Ortada binlerce katledilen insan varken bir fotoğraf üzerinden cenaze namazını sabote etme girişimleri tam anlamı ile kendilerini ele verdi.
Ben de şimdiye kadar ki duyarsızlığımın özürü olarak çocuklarımla birlikte Allah'ın izni ile Beyazıt da olacağım. Yalnız sırf bir katili savunmak uğruna geçmişe dair güzel ne varsa tuzla buz edenler de bu yaptıklarının hesabını veremeyecek. Üzlüyorum hem de çok üzülüyorum....
Videoya dikkat.Suriyeli Muhalif Genclerin Tiyatrosu
***
EDİTÖR: Sayın Beheşti, zahmet etmişsiniz link vererek. Ancak verdiğiniz linkte yer alan gençlerin Suriyeli değil, Bahreynli oldukları ve bu görüntülerin Baas-Esed lobisi tarafından dezenformasyon amaçlı kullanıldığına ilişkin haberimize bakınız lütfen. Tiyatro oynayan kimmiş, bize haber verin:
http://www.haksozhaber.net/baas-rejiminin-enformasyon-savasinda-cifte-hile-27703h.htm
Biz bu çağrıyı yapmıştık. Madem ki sen de bunu hatırlatıyorsun; hadi buyurun, Suriyeli muhalifleri de yanınıza alıp istediğimiz zemin ve düzlemde emperyalizm ve bölgesel müttefikleriyle araya kesin çizgiler çizerek, bu şeytani güçler karşısına dikilip Suriye halkının yanında Suriye’deki rejimi en yüksek sesle lanetleyelim; lanetlemeye gelmeyene de lanet olsun…
Bir fotoğraftan yola çıkıp Suriye\'de herşey güllük gülistanlık, görüntüler bile Gazze\'den propagandası yapan güruhun eminim bu açıklamanızdan sonra tavrında ve tutumunda hiçbir değişiklik olmayacak ! Zira onlar bu süreçte saptırmada, dezenformasyonda hayli mesafe kat ettiler.
Ama onlarca görüntü, şifahi kaynaklar, görüştüğümüz insanlar Suriye\'de yaşanan katliamın mezkur fotoğrafı aşan boyutlarda olduğunu anlatıyor.
Bize düşen İslamın bize emrettiği tavrı duruşu hiçbir kınayıcının kınamasından çekinmeden ortaya koymaktır. Zulme sessiz kalmamaktır.
\"Ey iman edenler! Kendi nefisleriniz, anne babalarınız ve yakınlarınız aleyhine de olsa Allah için şahitlikte bulunarak adaleti gereği gibi uygulayan kimseler olun. (Muhatabınız) zengin de olsa fakir de olsa, (bilin ki) Allah onlara daha yakındır. Şu halde adaleti yerine getirme konusunda kendi tutkularınıza uymayın. Eğer dilinizi büker veya yüz çevirirseniz muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.\" selam ve dua ile..
(...) tümünün başına gelsin de bu acının ne demek olduğunu görsünler
http://www.youtube.com/watch?v=3VYbKDboMiM&feature=youtu.be
Allahım bizim konuştuğumuz duruma bakarmısınız.
hepimiz cepheye gitmemiz gerekirken burda zalimlere manyaklara diktatörlere arka çıkan insanlara laf yetiştirmeye çalışıoruz.
lütfen bi şeyler yapma vaktidir.
cihad vaktidir.
şehadet vaktidir.
tüm bunlar olduktan sonra eğer cihada çıkmıorsak
adımız müslüman olamaz bence
bu irancılar 10 milyon insanın parçalanmasını bekliorlar
http://www.youtube.com/watch?v=YiP6wEIyU8M&feature=youtu.be
sanırım yayınlamadınız.
boğazlarından kesilmiş bebekler bunlar
birileri görmek istemez
görse bile yine yezidlerini aklamak için binbir bahane bulurlar yine
http://www.youtube.com/watch?v=fdfmIl123nM
Hala ayak oyunlarıyla ve sabıkalı söylemlerle Hak ve Adalet çizgisinden uzaklaşanlar var...
Yaşanan açık vahşet Kimliğinde İslam yazanların "samimiyetini" deşifre etti...
Ben açıkçası Esad isimli Monark'a teşekkür ediyorum...
Çünkü içimizdeki Müslüman görünümlü Esad savunucularını teşhir edip su yüzüne çıkardı...
Bu vicdansızlar, (...) bilmiyorum...
Ancak manipülatif haberlerle kendilerini tükettiklerini bilmeleri lazım...
Allah'a kasem ederim ki Esad diktası ile beraber kendilerinin de yıkılışını göreceğim için sadece acıyorum...
Ve son bir çağrı yapıyorum onlara; Gelin onurlular ve direnenler safında yerinizi alın, yoksa yüzünüzdeki onursuzluk ve dileniş mührünü ebediyyen silemeyeceksiniz....
''E-Sadizm'' ile ''Sadizm'''iniz güçleniyor...
F-Esadizm tünelinde helak olmamak için daha vaktiniz var unutmayın...
Son olarak; Gayretsizlerin gözleri önünde süren vahşi katliamlara artık susmayacağız...
Sesimizi kısmaya ve kesmeye çalışanlara aldırış etmeden düşüncelerimizi ''ihanet pazarı''nda satışa çıkartmayacağız...
Yezidlerle mücadele için yola çıkanların Yezidleri alkışladığını görmek kahrediyor insanı...
Ne bulduk Sosyalist ve İslamcı Eklektik blokun palavralarını gündemleştirmekten...
Amerika'nın o bölgeye yerleşmesine ilk direnecek olanlar Suriye'li müslümanlardır...
Esad'ın ve Kimliğinde İslam yazanların maskesini düşüren bu direnişi karalama ve karartma çabalarının bizimle ve geldiğimiz gelenekle hiç bir alakası yok...
Ben bunu bilirim, bunu söylerim!..
Ama sözde Kur'andan kaynaklanan, ama hakikatte çarpık ama her nedense 'kutsanan yorumlara' dayanan İslam anlayışlarıyla koca bir hayatı tanzim etme olgusu tevhidle birlikte iman-amel birlikteliğini zedelelemekte ve fasitleşmektedir, maalesef... Bu çerçeveden baktığımızda gerek mezhep, gerek o mezhepten kaynaklanan dinsel yorum, dinsel duruş ve bunlara paralel olaraek gelişen mezehebi/ulusal çıkarlar, her neyi gerektiriyorsa kardeşlik modern Nusayri Yezitler adına bile olsa zedeleniyor ve bir hakikatmiş gibi Şii hinterlandı adına her ne yepılıyorsa yapılıyor! Yemin ediyorum ki, bu değil Şii, Sünni vb. hinterlant adına yapılıyor olsa bile reddedilmeyi gerektirmez mi!!! Eğer öyle değilse iman etmemizin esprisi nerde kalır? Gönlü kardeşlikten yana ehl-i iman insanlar bunu nasıl bize izah edecekler, merak e4diyoruz... Bir Müslüman için Üç günlük dünya sözde bizdendir, ya da sizdendir diye eli kanlı bir zalime nasıl destek olabilir, Allah aşkına!!! Yoksa o çok korktuğumuz saflar mı netleşiyor? İnanmak bile akla ziyan, kalbe hüzün ve haneye ateş ve ağıt değil midir?!!! Bırakalım zalimler, babamız bile olsa kahrolsun, kardeşliğimiz baki kalksın... Çok birşey mi talep ediyoruz ötede duran kardeşler!!!
BİR NOT; Kalbi yaralı tüm Müslümnları Bu Cuma günü namazdan sonra Suriye'de Esedi kafielerce katledilen Suriyeli kardeşlerimiz için Beyazıt Camiinde eda edilecek olan gıyabi cenaze namazına davet ediyoruz! Unutmayalım ki zalime karşı çıkmanın farz-ı kifayesi olmaz... Selamlar...
''Vahdet'' söylemlerini dillerinden düşürmeyen bu sahte vahdetçilerin asıl amaçlarının; şiiliği yaymak , İran-Şia progopandası yapmak ve İran'ın ulusal çıkarlarını gözetmek olduğu da Suriye Devrimi vesilesiyle apaçık bir şekilde ortaya çıkmış oldu...
SURİYEDE KATLİAM YOK DEĞİL VAR VE BUNU ABD YAPTIRIYOR....UYAN EY MİLLET ( yayınlamazsanız yazıklar olsun size.iki elim yakanızda olsun)
http://www.youtube.com/watch?v=AcXmNX8HC_0
BÜLENT ŞAHİN'in yazdığı yorum doğru... Bunların beslenme kaynağı belli! Önce Hatay'da ulusalcı-aydınlıkçı çetelerle iş yapan NUSAYRI-ALEVİ Esed'çiler HAKSÖZHABERi itham eden bir haber yapmış, Velfecr de atlamış olayın üstüne...
GELELİM VİDEOYA: Bu muydu yani "Daha birçok fotoğraf var" dediğiniz. Toplam 3 tane; yazıyla "ÜÇ"... hadi bizden olsun biraz, 10'a çarpalım 30 olsun ne çıkar! Birkaç resim karışmış diye yaptığınıza bakın! Haksözhaber, bence hiç gereği yokken "özür" bile diledi bunun için... Peki binlerce kişinin katilini görmeyen Velfecr ve onun dayandığı çizgi mazlumlardan özür dileyecek mi? ONUN İÇİN İRan'ın tavrını değiştirmesini beklememiz gerekecek... Bekle babam bekle...
Bu tağut ister sünni suud olsun ister şii esed oLsun.Allahın dini tüm tağutları reddi emrediyor. Müslüman olmanın ilk şartı budur.
Rabbin işidir bu, gözümüzde harika bir iş!” (Mezmurlar, 118/22-23)
“Güneşin altında yapılan baskılara bir daha baktım, ezilenlerin gözyaşlarını gördüm.
Avutanları yok, güç ezenlerden yana.
Çoktan ölmüş ölüleri, hâlâ sağ olan yaşayanlardan daha mutlu gördüm.
Ama henüz doğmamış, bunları görmemiş olan ikisinden de mutludur.” (Vaiz 4)
“Şer düzenleri geliştiren kimseler;
Allah'ın kendilerini yerin dibine geçirmeyeceğine,
Azabın nereden geldiğini bilemeyecekleri bir tarzda başlarında kopmayacağına,
Dönüp dururken hiçbir şekilde engel olamayacakları kendilerini yakalamayacağına,
Onları içten içe çürütüp tepelemeyeceğine dair,
Tamamen güvenlik içinde mi görüyorlar kendilerini?
Rabbiniz gerçekten de çok şefkatli, çok merhametlidir.” (Nahl 45-47)
Ne mutlu her daim mazlumlardan yana olanlara.
***
EDİTÖR: Sistemimizde sizin adınıza ait yayınlanmamış bir yorum yoktur. Zalimlerle ve zalimlerin yanında duranlarla ilgili "dua"nıza ise yürekten "amin" diyoruz.
Yeri geldiğinde, bir müslümanın "Müslüman" demeye dili varmayacağı Saddam Hüseyin'i, sırf sünni(!) olduğu için Şehidlerin Efendisi felan saydığınızı da gördük. Kaddai, şii değildi onun zulümlerine ne diyeceksiniz?
Her zaman savunmuşumdur; İslam Ülkelerindeki diktatörlerin hepsi (sünnisiyle, şiisiyle) İsrail'den bin beterdir. Yeri, zamanı geldiğinde hünerlerini serileyip İsrail'den aşağı olmadığını gösterirler. Sevenleri, "karşıtı" kılığındaki sevenleri kuyruk sallar, sevinç gösterileri yaparlar tıpkı sizdeki gibi...
Esas olan, olayları "Mezheb" bağlamında değil, İslam bağlamında değerlendirmektir. Bu demek oluyor ki; Suriye'de bir sünni devlet başkanı olsa, Nusayrilere karşı cinayet işlese yine aynı şekilde karşı çıkacaksın! Ruanda'da, gayrimüslim afrikalı toplumlarda katliam olsa haklının yanında olacaksın, her zaman mazlumun yanında olacaksın!Tandanslı bulunduğun ülkenin rüzgar gülü olmayacaksın kısacası adam olacaksın mesele budur!
Şimdi ise velfecr'e saldırıyorsun. Ne diye? Dezonformasyon kaynağı Debka'yı kullanıyor diye! Sizin ilkeliliğiniz bu mu? Haber sana hizmet edince "dikkate alınır bir kaynak", sana hizmet etmeyince "dezonfromasyon kaynağı"...
O kadar gözleri dönmüş ki, tezlerine destek olacağı umuduyla olmadık şeylere sarılıyorlar. Bir fotoğraf karesi üzerinde adeta tepiniyorlar.
Alın size onca fotoğraf! Nasılsa vicdan, insaf duygularınız iyiden iyiye köreldiğine göre şu yukarıdaki resimleri, videoları oturun hep beraber çekirdek çıtlayarak izleyin! Bakalım ne göreceksiniz!
Yahu siz nasıl Müslümansınız, nasıl insansınız? Hiç düşünmez misiniz? Bu insanlar neden ölüyor, ne suç işlediler?
Asırlardır Kerbela'nın matemini tutarsınız ama yanıbaşınızda her gün tazelenen Kerbelaları görmezsiniz. Üstelik de çağın Yezidine methiye düzersiniz!
Gerekçeleriniz de çok inandırıcı! Neymiş, Suriye'nin emperyalistlerce bombalanmaması imiş derdiniz! Utanmadan Müslümanları Natoculukla suçlarsınız. Suriye'nin emperyalistlerce bombalanmasını savunduğumuz iftirasını atarsınız. Peki Suriye halkı şu an bombalanmıyor mu? Baas güçlerinin halkın üzerine bomba yağdırması sorun değil mi?
Siz samimi değilsiniz! Tüm "görevliler" gibi, "memurlar" gibi sadece vazife yapıyorsunuz. Samimi olsaydınız Suriyeli müslümanların "yalnız Allah'tan yardım isteriz" haykırışlarını duyardınız, duyururdunuz? Ama duymazdan geliyorsunuz, çünkü tezinizi boşa çıkarıyor.
Samimi olsaydınız, siz de çıkar kardeşlerinize yapılanları gerektiğinde şerhlerinizi düşerek, uyarılarınızı vurgulayarak lanetlerdiniz. Ama yapmadınız! Karalamayı tercih ettiniz. Elinizi, dilinizi masumların kanlarına bulaştırdınız. Zor zamanda gösterdiğiniz bu yoğun performansınızdan ötürü maaşınız ve siciliniz yükseldi mi acaba?
Velhasıl, Velfecr adlı siteyi de sık kullanılanlar listesinden siliyorum.
Baas zulmüyle siyonist zulmü karşılaştırmak-kıyaslamak, dolayısıyla iki zulümden birini hafifletme çabası karaktersizliktir...
Baas zulmüne Filistin Davası, Hizbullah Sevdası ya da İran korumacığılıyla göz yummak karaktersizliktir...
Not: Ben Filistin Davasını, dünyanın neresinde olursa olsun Hizbullahı ve Humeyni devrimini savunan birisi olarak yazıyorum bunları...
Her ne kadar, Biz Esad'ın ideolojik yönünü sahiplenmiyoruz dese de, pratikte fazlasıyla tam tersini yaptıklarını kendi gözleriyle görmekten bile mahrumlar. Keşke kardeşleri Esad'ı sadece ideolojik yönden sahiplenseler de, cinayetini sahiplenmeseler, buna da şükür derdik...
Onlarla irtibattan hakikaten çekinilir. Çok kolay her türlü istemediğiniz ve de olmaktan imtina edeceğiniz isimlerle yaftalıyorlar.
Ayrıca, onlara karşı olanların bazılarının, Şia, sünni ve mezhepsel ayrım eksenindeki tenkitlerinin, onlardan daha bir beter olduğu gerçeğini de görmek lazım.
Yüzlerce görüntü ve fotoğraf Suriye'nin birçok şehrinden Katliamı kanıtlamaktayken, onlarca görgü tanığı kardeşimiz aynı bilgileri şifahen getirmekteyken varsın tek bir resim yanlış çıksın neyi değiştirir?
Soruyorum: Humus'ta, Hama'da, Der'a'da, Haseke'de çocuklar katledilmiyor mu? O resimdeki Filistinli kadınlar gibi Suriyeli bir çok kadın yerlere kan içinde serilmiyor mu?
Aynı haberlerin aynıanda (1 saat arayla) eşzamanlı olarak servis edilmesinin takdirini kamuoyuna bırakıyorum. İşte Nusayrilerin haberi:
Adres: https://www.facebook.com/suriyem
Sayfanın adı: FREE SYRİA FOREVER BASHAR AL-ASSAD ( Suriye Bağımsızdır Bağımsız Kalacak)
Haber metni:
2 GÜN ÖNCE SİTESİNDE BİZİ DEZENFORMASYON İLE SUÇLAYAN HAKSOZHABER VE DİĞER TÜRK MEDYASININ İKİ YÜZLÜLÜĞÜNÜ VE YALAN HABERLERİNİ İFŞA EDİYORUZ.
MEĞER Kİ KENDİLERİNİ HAKK YOLUNDA HABER YAPMAK İLE TANITAN İNSANLAR SURİYE'DE YAŞANDIĞINI İDDİA ETTİKLERİ FOTOĞRAFLARI İSRAİL-GAZZE SAVAŞINDAN VE İNSAN HAKLARI ÖRGÜTÜNÜN SİTESİNDEN ALIYORLARMIŞ.
İYİCE İZLEYİP PAYLAŞIRSANIZ SEVİNİRİZ.
Videoyu yükleyen kişinin nicki: Nusayri1
Nusayrilerin haberinin yayın saati: 10:41
Velfecr'in yayın saati: 11:41:36
Nato’ya karşı istediğimiz kadar karşıyız diyelim ve bunun pratiklerini ortaya koyalım, inanmazlar. Ama kendi ABD ile ortak hareket ettikleri yerlerdeki gerçeklerden zerre kadar utanmazlar.
Bu ahlaksızlardan artık sıkıldık, polemiklerle şeytanlıktan başka bir şey yapmıyorlar. Bence mazlum-zalim ayrımının netleştiği bu dönemlerde artık zalim meşrulaştırıcılarına laf yetiştirmek yerine tavır almak gerekir.
Zulüm karşısında fazla tevazu ve sürekli hoşgörü bize kaybettiriyor. Bu tavır koyma bizim gururumuz falanda değil mazlumların kanlarının vebalinden kurtulmak içindir.











