1. YAZARLAR

  2. Taha Kıvanç

  3. Bir araştırmanın anlattıkları...
Taha Kıvanç

Taha Kıvanç

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir araştırmanın anlattıkları...

A+A-

Birkaç yıl oluyor; ABD başkentinden New York'a gitmek üzere bindiğim uçak kalkmak üzereyken son anda içeriye bir yolcu alındı. Sonradan asistanı olduğunu öğrendiğim orta yaşlı bir hanımla birlikte içeri giren adam Walter Cronkite'dı; 'Amerika'nın vicdanı' diye de bilinen, ülkesinin en kıdemli gazetecisi...

Delta Havayolları'nın müdürü olduğunu söyleyen bir kadın gelip önünde diz çöktü ve “Sizin verdiğiniz doğru haberlerle büyüdük biz, size şahsen de kendimi borçlu hissediyorum, teşekkür ederim” dedi. Bir arka sırada oturuyordum ve havadayken yanlarına gidip bir meslektaşı olarak kendisine duyduğum takdir hissimi ben de ilettim...

Amerikan basını neredeyse bütünüyle Bush'un Irak'a açacağı savaşı desteklerken, eski toprak Cronkite “Savaşa hayır” diyen birkaç vicdanlı ve onurlu gazeteciden biriydi. Tıpkı Vietnam Savaşı'nın yanlış olduğunu televizyondan ilân ettiği günlerdeki gibi... Vietnam biraz da o karşı cephede yer aldığı için daha fazla uzamadan bitmişti; Irak'ta da moral savaşını Bush onun gibilerin şiddetli itirazları yüzünden kaybetti.

Bizde de kendini 'saygın' imiş gibi tanıtan soytarılar çıkabiliyor; oysa demokrasi, insan hakları ve özgürlüklerle ilgili bütün kritik konularda hep halkın karşısında yer almış tipler çoğu... Halk ise kimi seveceğini iyi biliyor...

Pazar günü çıkan gazeteler “Walter Cronkite öldü” haberini duyuruyordu.

Haberi aldığımda yine havadaydım ve MetroPoll şirketinin son haftalarda üzerinde tartıştığımız belli başlı birkaç konuda halkın ne düşündüğünü sergileyen son araştırmasına göz atıyordum. “Türkiye'de darbe olur mu sizce?” ve “Kenan Evren yargılanmalı mı?” diye de sormuş araştırmacılar; askerin siyasete müdahalesiyle ilgili, CHP'nin tutumunu sorgulayan sorularla birlikte...

Önce şu “Kenan Evren yargılansın mı, yargılanmasın mı?” sorusunun cevabına bakalım: Toplum bu konuda ikiye bölünmüş görünüyor: “Yargılansın” diyenler (yüzde 38) ile “Yargılanmasın” diyenler (yüzde 41) birbirine çok yakın çünkü... Ancak “12 Eylül'ü ve Evren'i yargılayalım” konusunu gündeme taşıyan CHP'nin samimiyet sınavında çaktığı kesin. Halkın yalnızca yüzde 22.8'i bu konuda samimi buluyor Deniz Baykal'ı; yüzde 58.8'i ise aksi kanaatte...

Cumhurbaşkanı da onadığı için yürürlüğe giren, CHP'nin tek firesiz Anayasa Mahkemesi'ne başvuru kararı verdiği askeri yargının yetkisinin kısıtlanmasıyla ilgili iki maddelik düzenleme biraz fazlaca acele geçtiği için olacak, halk iki arada bir derede mesajı vermiş: Sivillerin askeri mahkemede yargılanmaması açık ara destekleniyor (yüzde 49'la); buna karşılık darbecilik gibi suçlardan askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasına 'Evet' diyenler (yüzde 48.7) ile 'Hayır' diyenlerin (yüzde 45.1) oranları çok yakın...

Burada da CHP samimiyet sınavında hafif tertip çakıyor. Tavrını doğru bulanlar yüzde 40.7 iken tavrına karşı çıkanlar yüzde 47.6...

Toplumun üzerinde geniş çapta uzlaştığı bir konu askerlerin siyasi görüş bildirmemeleri... Yüzde 65 “Siyasi görüş açıklamamalı” derken, “Açıklayabilir” diyenler yüzde 30'da kalıyor... Bazı medya kuruluşlarına askerlerin uyguladığı akreditasyon kısıtlaması da öyle: Yüzde 61.6 “Yanlış” bulurken, “Doğru” diyenler yüzde 30.8'de kalıyor...

“Ordu içinde darbe heveslileri var mıdır?” kanaat sorusu da yöneltilmiş deneklere: Yüzde 39.2'si “Hayır, yok” cevabını verirken, yüzde 48.3 “Evet, var” demiş... Rapor araştırmacıların kanatini şöyle özetliyor: “Bu oran oldukça yüksektir ve bu sonucun ortaya çıkmasında, hem Ergenekon Soruşturması'nda tutuklanan veya sorgulanan askerlerin varlığı hem de son zamanlarda medyaya da yansıyan ve 'darbe belgesi' olarak adlandırılan fotokopinin etkili olduğunu düşündürmektedir.”

İçindeki darbe heveslileriyle ordunun yeterince mücadele edip etmediği de sorulmuş; burada da neredeyse ortasından ikiye ayrılıyor toplum: Bir yarı (45.6) mücadele edildiğine inanırken, diğer yarı (47.4) ise göz yumulduğu kanaatinde...

Peki insanlar bundan sonra darbe olma ihtimali hakkında ne düşünüyor? Rapordan okuyalım: “Katılımcıların büyük bir kısmı (Yüzde 63.3) TSK'nin bundan böyle darbe yapma ihtimalinin olmadığını düşünürken, bu ihtimalin her zaman olduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 23.4'de kalmıştır. Bu sonuçlar, bugünkü şartlar altında ordunun bir darbe yapmasının halk nezdinde bir meşruiyetinin bulunmadığını göstermesi açısından önemlidir.”

Kurumların ve partilerin üzerinde düşünüp 'imaj' açısından tedbir almasını gerektiren bir araştırma bu. Umarım ihmal etmezler...

NOT: Yıllık iznim için bir süreliğine kepenk indiriyorum. Görüşmek üzere... T. K.

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT