1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. GEZİ

  4. Binlerce Evladını Savaşa Kurban Veren Ülke
Binlerce Evladını Savaşa Kurban Veren Ülke

Binlerce Evladını Savaşa Kurban Veren Ülke

İHH İnsani Yardım Vakfı’nın Kurban Organizasyonu’yla Bosna için sefere çıkacağımızı öğrendiğimde aklıma ilk düşen, savaş görmüş bir halkın yaşadığı acıyla yüzleşme gerçeğiydi.

A+A-

Yazarımız Nehir Aydın Gökduman, kurban organizasyonu için Kurban Bayramında bulunduğu Bosna'da gördüklerini ve izlenimlerini Haksöz-Haber okuyucuları için paylaştı:

On beş-yirmi yıl öncesinde haberlerini medyadan içimiz burkularak dinlediğimiz şehitler diyarı Bosna'ya yolculuk, sevincin ve hüznün durağıydı aynı zamanda…

Beş kişilik ekibimizle, bir buçuk saatlik bir uçak yolculuğunun ardından arefe günü ikindiye yakın bir saatte iniyoruz Bosna'nın mütevazı havaalanına. Havaalanında, İHH'nın Bosna'daki kardeş kuruluşlarından 'İstanbul Kültür Vakfı' çalışanlarından Bedia Hanım içten ve sıcak bir tavırla karşılıyor bizi. Otele gitmeden iki şehit ailesini ziyaret edeceğimizi söylüyor. Ne mübarek bir karşılama diye düşünüyorum. Bosna'ya gelir gelmez şehit aileleriyle tanışmak ekipteki herkesi heyecanlandırıyor.

Çok geçmeden araçla yola koyuluyoruz. Şehrin girişinde bahçeli evler, boş bırakılmış geniş araziler var. İstanbul'un yoğunluğundan sonra sakin, gürültüsüz bir beldeye inmişim izlenimi veriyor.   

Aracımız bu bahçeli evlerden birinin önünde duruyor. Bahçe kapısından girerken evin gençleri Ahmet, Muhammed ve Amine karşılıyor bizi. Anneleri Şeherzade teyze, hepimizi içtenlikle kucaklıyor. Uzaktan gelenler ve ev sahiplerinin tatlı telaşıyla ortalık bir anda bayram yerine dönüyor. Dinlenecek o kadar çok öykü var ki, su akar yolunu bulur misali, her sözcük bir öykünün kapısını aralıyor sanki… Şeherzade teyzenin eşi imammış. Savaş sırasında Sırplarla girdiği çatışmada şehit düşmüş. Dört yetimiyle baş başa kalmış sonrasında… Çocuklarını İslam üzre yetiştirmiş. Hepsi namaz kılıyor ve oldukça bilinçliler. Muhammed hafız olmuş. Bize Kur'an okuyor, sonrasında Ahmet'le birlikte Türkçe bir ilahi söylüyorlar. Ahmet'in Türkçe biliyor olması anlaşmamızı kolaylaştırıyor. Türkiye'den söz ediyoruz. Türkiye Osmanlı'dan kalan bir yadigar gibi Bosnalıların gözünde. Türkiye denince hepsinin yüzü gülüyor. Türkiyeli Müslümanları da kardeşleri kadar seviyorlar.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ!

HABERE YORUM KAT