1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Bingöl’de “İslami Mücadelenin Yeni Dili” Semineri
Bingöl’de “İslami Mücadelenin Yeni Dili” Semineri

Bingöl’de “İslami Mücadelenin Yeni Dili” Semineri

Araştırmacı yazar Hamza Türkmen, yeni bir mücadele dili ve usul geliştirmenin Müslümanların sorumluluğu olduğunu söyledi.

A+A-

Bilgi ve Düşünce Derneği “Son Dönem İslami Hareketler ve Uyanış Çabaları” üst başlıklı seminer dizisinde bu haftaki konuğu araştırmacı yazar Hamza Türkmen oldu. Türkmen, “İslami Mücadelenin Yeni Dili” konusunu işledi.

Müslüman halkların yaşadığı birçok ülkeye yayılan “Ortadoğu İntifadası” sürecinde meydana gelen olaylar ve yaşanan değişimleri analiz eden Hamza Türkmen, Müslümanların son süreçte tartışması gereken konulara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Son dönemde yaşanan değişimler ile ilgili Kur’an ile bağ kurulması gerektiğini belirten Türkmen, uyanış mücadelesinin önderlerinden olan Seyyid Kutup’un ifadesiyle bir “Kur’an nesli” yetiştirilmesi gerektiğini belirterek, “İnsanları yeniden dirilten bir toplumun inşası için sahabenin yetiştirildiği gibi bir Kur’an nesli yetiştirmeliyiz” dedi.

Kur’an neslinin yeniden öze dönüş, ıslah çabaları ile olacağını ifade eden Türkmen, dağılmış Müslümanları bir araya getirmek için model istişarelerin yapılması gerektiğini ifade ederek, “Toplumu öze dönüşe davet lafla olmaz, bunu pratiğe dökmek gerekiyor. İnsanların gıpta edeceği Kur’an ve iman halkaları oluşturmamız şart. Alttan gelen dalgalar oluşturmak, aşama aşama katedilen kitlesel güce kavuşmak lazım.” 

Kur'an'ın pratik amacı, tevhid ve adalet ilkelerini ayakta tutacak bir neslin inşasını gerekli kıldığını belirten Türkmen, “Peygamber (s.a.v) kendisine ilk inen ayetle ile ilk Kur'an neslini, cahili çevrenin zulüm ve kuşatmasına rağmen mücadele pratiği içinde eğitmiş ve yaşama müdahale eden ve hakkın şahitliğini üstlenen bir bilinçle yetiştirmiştir” dedi.

İslam toplumunun bir süre sonra öz benliğinden uzaklaşarak saltanat toplumuna döndüğünü belirten Türkmen, tevhidi bilinçten uzaklaşmaya başlayan İslam ümmetinin Batı emperyalizminin saldırıları sonucunda sömürge toplulukları haline dönüştürüldüğünü ifade ederek, “Bugünkü Ortadoğu,1921 Kahire toplantısında 40’a yakın batılı uzmanın Ortadoğu coğrafyasını masaya yatırıp cetvelle çizip kendilerince isimlendirmeleriyle meydana gelmiştir, Yoksa bu bölgelerin böyle sınırları da yoktu bu isimleri de taşımıyorlardı. Bütün tarih kitaplarını araştırın Suriye, Irak, Ürdün, Türkiye isimlerine rastlayamazsınız. Aramıza bu sınırları çizen bizi bize yabancı yapan batıcı, laik ve ulusçu diktatörlerdir.”

Batılı müdahalelere karşın bugüne  kadar yapılan yorumların, ictihadların, nebevi  ve rabbani  metod kitaplarında kullanılan argümanların gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Türkmen, “Yaşadığımız vakıayı tanımak gerekiyor. Aramızda yaptığımız çalışmalarda Rasulullah’ın (s.a.v) eğitim modelini esas almalıyız. Şuan darmadağın olmuş bir ümmetiz. Onlarca çevre, cemaat var. Müslümanlarla iş yapmaya dayalı ortak yol arayışları üzerinde çözüm yolları üretmeliyiz.  Yani Müslümanlar beraber iş yapmayı öğrenmelidir.

Toplumların ıslah, yeniden diriliş ve inşa süreçleri olduğunu belirten Türkmen, “Müslüman toplumlar ulus devlet hapishanelerine kilitlendi. Buradan kurtulmak çok kolay değil. Önce ulusçuluktan kurtulmamız gerekiyor. Müslümanların birlikte iş yapabilme kültürünü öğrenmesi gerekiyor. İfsada karşı ıslah çalışması yapmamız lazım.”

hamza-turkmen-20140126-02.jpg

HABERE YORUM KAT

1 Yorum