1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Bingöl'de ‘’İslami Kimliğin İnşası‘’ Konferansı
Bingöl'de ‘’İslami Kimliğin İnşası‘’ Konferansı

Bingöl'de ‘’İslami Kimliğin İnşası‘’ Konferansı

Bingöl’e gelen Ramazan KAYAN Üniversite Rektörlüğünün konferans salonunda ‘’İslami Kimliğin İnşası‘’ konulu bir konferans verdi.

A+A-

Bingöl üniversitesi Bilgi ve Düşünce kulübünün davetlisi olarak Bingöl’e gelen Ramazan KAYAN Üniversite Rektörlüğünün konferans salonunda ‘’İslami Kimliğin İnşası‘’ konulu bir konferans verdi.

Ramazan Kayan, Soma da hazin faciada yüzlerce insanın hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar temennisinde bulundu. Her afetin bir ayet olduğunu ve bu bilinçle hareket etmemiz gerektiğini ifade etti.

Kayan, islami kimliğin muhasebesini ve sıkıntıları iyi bilmek gerekiyor. Bu kimliğin bizlere yüklediği misyonun ne kadar ağır olduğunun farkında olmalıyız. Kimlik nedir? sorusuna şu cevap verilir. Kimsin sorusuna insanın verdiği cevap, insanın kimliğini tanımlar. İnsan hangi değerlere ve yargılara sahipse onun kimliği de odur. Modern çağın bizleri nasıl kimliksizleştirdiğini, nesilleri nasıl kimlik savaşı ile yüz yüze getirdiğini iyi kavramalıyız. Yarın ahiret gününde Allah'ın huzuruna nasıl bir kimlikle çıkacağımızı bilmeliyiz. Allah'ın razı olduğu bir kimlik taşımalı ve ona göre yaşamı dizayn etmeliyiz. Allah'ın huzuruna yüzümüzü aydınlatan bir kimlikle varmalıyız.

Ramazan KAYAN İslami Kimliğin İnşasının 3 özelliğini kısaca şöyle anlattı:

1-) Aşkınlık

Her şey gördüğümüzden ibaret değildir, her şey bildiklerimizden ibaret değildir. Akletmemizin ötesinde bir gerçeklik vardır. İslami kimliğin yozlaşmasının, sekülerleşmesinin temel nedeni aşkınlık karşısında sapkınlıktır. Bu çağın insanının temel sorunu kendini bu dünyayla sınırlamasıdır. Ancak biz sınırsız ve sonsuz aleme talibiz ve kendimizi o aleme hazırlıyoruz. Tüm vahyin öğretilerine baktığımız zaman vahyin öğretisi kendini bu dünyayla sınırlaması asla düşünülemez. Kur’an-ı Kerim ele aldığımızda iki kavram ön plana çıkıyor  tevhit ve kıyamet her  mesele bunun üzerinde izahını bulur. Bunu üzerine anlamı yatırarak amaç ancak o şekilde anlaşılabilir. Tevhid ve kıyameti merkeze almamız lazım.

2-)Arınmışlık

Biz tevhid ile arınmadan, takva ile donanmadan ne Hakk’ın temsilcisi ne de hakikatin tebliğcisi olabiliriz… İç dünyasında bir temizlik hareketi gerçekleştirmeyenler, dış dünyada sürdürecekleri iyilik projeleri karşılık bulamayacaktır… Islah hareketi ancak salihler eliyle sürdürülebilir… Yüksek vizyon, güzel imaj, güçlü karizma, üstün kariyer, büyük kapital sahibi olabiliriz… Şayet iç dünyamızda bir zenginlik ve derinlik yoksa ruhi dayanaklarımız sağlam değilse,  deruni dinamiklerimiz güçlü değilse, ne dayanabiliriz, ne de direnebiliriz… Önemli olan İslami kalitemizdir… İnsani damarımızdır… Vahiyle arınan temiz ellere, Allah yeryüzünü tevdi edecektir…

İslam düşmanlarını dize getirmek istiyorsak  en büyük silahımız ahlaki gücümüz olacak. Tüm toplumlar, tüm kültürler, tüm medeniyetler, tüm ideolojiler ahlaki yönden sıfırlanmış durumdadır. Arınmış kimliklerimizle insanların gündemine girebilirsek nezih ve temiz bir nefes bu çağa taşıyabilirsek İslam’ın yeniden dirilişi bunun üzerinden gerçekleştirilecektir. Ancak bunu yapabilmek için ahlaki yeterliliğe sahip olmak gerekir. Ahlaksız yönden zengin, iktidar ve kazanım sahibi olmaktansa Ahlaki yönden dik durmamız bizim için daha hayırlı olur. Ahlaksız güç insanı yezidleştirir. Resul-u Ekrem’in askeri, siyasi ve ekonomik boyutun yanında onun en önemli gücü Ahlaki silahıydı. İslami kimlik konuşulacaksa eğer Ahlaki boyutu göz ardı etmemiz düşünülemez.

3-)Adanmışlık

Adanmadan adam olunmaz. Adam olmanın kriteri adanmaktır. Hak olsun Batıl olsun adanmışlık varsa içerisinde o dava yürür ve kitleleri sürükler, Sünnetullah’ta  böyle işliyor. Allah hangi davanın fedaisi varsa o davanın önünü açıyor. O adanmışlık ruhunu Allah bu dünyada karşılıksız bırakmıyor. Mutlaka semeresi ve sonucu insanlara gösteriliyor. İslami cemaatlerdeki çöküşün herhangi bir nedene değil de birebir adanmışlığın olmamasına bağlamalıyız. İslam tarihine baktığımızda adanmışlık öğretisi karşımıza çıkacaktır. Tevhid mücadelesinin yegana kaynağı adanmışlığın ta kendisidir. Nefsi kontrol altına alıpta Rahman’ın  istediği gibi bir yaşam sürmenin adıdır adanmışlık.

Adanmışlığın somut örneğini Mavi Marmara şehidi FURKAN DOĞAN hakkında kısa bilgiler vererek anlatan KAYAN; Mavi Marmara da geçen anılarını anlatarak Furkan DOĞAN’ın aşkınlık, arınmışlık ve adanmışlık bilincinde olduğunu belirterek sözlerine son verdi.

ramazan_kayan-20140517--03.jpgramazan_kayan-20140517--02.jpgramazan_kayan-20140517--04.jpg

HABERE YORUM KAT