1. HABERLER

  2. ARAŞTIRMA - DOSYA

  3. Bilgi ve Bilgi’nin İşlenmesi
Bilgi ve Bilgi’nin İşlenmesi

Bilgi ve Bilgi’nin İşlenmesi

İlim bir nokta idi, insanlar onu iyi ya da kötü yolda detaylandırdı, pratiklerini ortaya koydu, şekillendirdi ve işledi. At sahibine göre, İlim işleyene göre ses verir; bazen tabibin, bazen katilin, bazen de bir sanatkârın elindeki bıçak gibi.

A+A-

Murat AYDOĞDU / Haksöz Haber

“İrfan Mümin’in yitik malı.”

Bilgi’ye ulaşmaktan daha zor olanı onu kullanmak, bilgisizliğin ataletinden daha kötü yıkıcı olanı da bilgiyi yanlış kullanmak

Bilgi kültür oluşturan nadide bir gübre, iyi işlendiğinde zengin bir mahsul, işlenmediğinde çuvala dönmüş kafalarda boş boş duran yük, kötü işlendiğinde ki kokusunu ise sormayın gitsin.

Yunan Dünyasında üç bilgi türünden söz edilir. Öğrenilen, sayısal ve nesnel bilgi “Mathesis”, acı çekerek öğrenilen “Phatesis” ve Sezgi ve tefekkürle öğrenilen “Gnosis”

Gnosis’i bilgi değil, bilginin işleniş özelliği olarak anlıyorum. İnsan fıtratında var olan meziyetlerin kullanıldığı bir işleniş tarzı. Eski vahiylerin bir kalıntısı olsa gerek İslam kültürü “Gnosis”i “İrfan” olarak algılamış. Bilgi kaynağı olarak kullanılmasının birçok yan etkilerine şimdilik değinmeyeceğiz.

Aslında Sufizm ve Hıristiyan öğretisinin bazı kısımlarında gözlenen münzevi yaşam ve acı çekerek kendini eğitme şekline dönüşen kimi öğretiler Gnostisizm’den daha çok Phatestik eğilimler içerir. Bilgi kaynağı olarak alındığında ise önemli bir sorun var, bunu şimdilik “Hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp-duruyorsunuz?” deyip geçelim. Zira İrfan ekolünün gerek Sufi gerek Şii birçok temsilcisi bu anlamdaki Bilgi’yi bir eğitim metodu olmaktan çok, kendisine meşruiyet sağlayacak gaybi bilgilere ulaşma ve delillendirme yolunu seçiyor. Kısacası Batıni’lik.

Yazının Devamı >>>