1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Beykoz'da “Milliyetçilik-Ulusalcılık” Konusu İşlendi
Beykozda “Milliyetçilik-Ulusalcılık” Konusu İşlendi

Beykoz'da “Milliyetçilik-Ulusalcılık” Konusu İşlendi

Özgür-Der Beykoz Şubesinin “Modern Siyasi Kavramlar” üst başlıklı seminerler dizisinde bu ay Zeynep Tuzcu tarafından “Milliyetçilik-Ulusalcılık” konusu sunuldu.

A+A-

"Milliyetçilik-Ulusalcılık" başlıklı sunumuna Zeynep Tuzcu, ulus kavramının Avrupa'daki tarihsel sürecinden bahsederek başladı. Doğduğu topraklarda tarihi sürecin bir yansıması olarak görünse de diğer coğrafyalara özellikle İslam dünyasına dayatılmış bir tasavvur olduğunu söyledi.

 

Ulus düşüncesini algılamamız için Rönesans ile başlayan değişimleri aktaran Tuzcu, bu değişimlerin düşünceyi dünyevileştirdiğini ve sonraki süreçte modern zamanların bütün siyasi kavramlarının buradan neşet ettiğini belirtti.

 

Uluslaşma sürecinin aidiyet bağlarını değiştirdiği gibi birçok menfi sonuçlarına değinen konuşmacı, temeli sekülerizme dayanan uluslaşma senaryosunun kutsallık algısındaki değişimlerinden bahsetti.

 

Ulus bağının en belirgin özelliği kimlik yaratmaktır ve bu kimlik her zaman geniş kitleleri harekete geçirme gücüne sahiptir ve gücünü büyük oranda semboller ve ritüellerden alır. Ulusun üyelerini de, oluşturulmuş ulusu da bir arada tutmak için yine bu semboller ve ritüellerden yararlanılır.

 

Ulus Devlet vakası içinde Türk ulusçuluğunun doğuşuna değinen Tuzcu, 19. yy. ilk yıllarında Osmanlı'nın kozmopolit toplumsal yapısındaki çözülmenin ilk işaretlerinin görüldüğü dönemi, bu doğuşun başlangıcı olarak gösterdi.

 

Esasında ulusçuluk sadece Osmanlıyı değil, diğer imparatorlukları da tehdit eden bir gelişmeydi. Osmanlı coğrafyasında ulusçuluğun sebep olduğu tahribat ve çözülmenin önüne geçmek isteyen devlet erkanı 'Osmanlılık' ideolojisini gündeme getirirler. Fransız ihtilali sonrasında siyasal pragmatist bir anlayışla oluşturulan Osmanlılık düşüncesi, esasen geleneksel Osmanlı devlet ideolojisinden radikal bir kopuşu ifade eder. Bu kopuşun resmi tescili ise Tanzimat Fermanı'dır.

 

Bu bağlamda Türkiye'deki uluslaşma sürecinden bahseden Tuzcu, yeni bir ulus yaratmak isteyen cumhuriyetin kurucu kadrosunun temel felsefesinin "muasır medeniyet seviyesi"ne ulaşmak olduğunu belirtti. Bu zoraki çaba her yöntemi denemiş olup bu uğurda birçok kavram, ulus devlet ideolojisinin payandası yapılmıştır.

 

Yine bu bağlamda T.C.'nin batılılaşma sürecinin gereği olarak kültür politikalarının hiç değişmeyen önemli bir unsuru olan milliyetçilik, ulus devlet ideolojisinin inşa sürecinin en önemli dayanaklarından birisi olmuştur.

 

Tuzcu son olarak; "Bugün dünya üzerinde yüzlerce ulus devlet olsa da bu devletlerin merkezi kültürleri aynı ve tektir. Yani dünya üzerinde biri diğerinden tamamen farklı uluslar yoktur ve bu uluslar modern ulus devletler tarafından var edilmiştir." diyerek konuşmasına son verdi.

 

Program katılımcıların katkı ve soruların ardından son buldu.

 

HABERE YORUM KAT