Beyin göçü

25.06.2009 18:49

Dr. Sivilay Genç (Abla)

Soru: Sevgili Sivilay Abla, bazen dolmuşta, otobüste iki kişinin konuşmasına şahit oluyorum. Birbirlerine söyledikleri baştan sona yanlış. Aralarına girip “Kardeşim, o gösterdiğin yer Yeniköy değil Kandilli, o ağaç çam değil servi, Ergenekon AKP’nin seçim çalışması değil bildiğin gladio, derin devlet örgütlenmesi” diyesim geliyor. Cesaret edip söyleyemeyince de sabaha kadar mideme kramplar giriyor. Bu durumdan nasıl kurtulabilirim? (Hamdiye Parlak)

Cevap:
Sevgili Hamdiye, aynı duyguyu ben de yaşıyorum. Bak sana geçen gün yaşadığım bir olayı anlatayım:

ÖSS’nin yapıldığı pazar günü Akmerkez’in önünden Ortaköy otobüsüne bindim. İstemediği halde hamburgerine turşu konulduğu için dünyalar başına yıkılan Barbi tavırlı iki güzel kız hararetli hararetli birbirlerine bir şeyler anlatıyorlardı. Gayrı ihtiyari mi desem ihtiyar gayreti mi desem, konuşmalarına kulak misafiri oldum. “Kızııım, toprak altından silah değil kanalizasyon borusu çıkmış. Bizi silah diye kandırıyolar” dedi bir tanesi. “Tayyip, Atatürkçü gazetecileri F-Tipi cezaevine atıyo, muhalefet susturuluyo abii” diye cevap verdi ötekisi. Tahmin edeceğin gibi konuşmanın devamında beli bükülmedik komplo teorisi kalmadı. “Belediye otobüsünün rengi niye yeşil sanıyosun, şeriat yeşili”ne kadar uzanan, tutacak tarafı olmayan bir konuşma. Tam cesaretimi topladım lafa gireceğim, konu ÖSS’ye döndü. Kızlardan biri “Bu dördüncü girişim, yine olmazsa Amerika’ya gidicem valla” dedi. Diğerinin ona cevabı ise tüm günümü kurtaracak cümle oldu. “Şekerim böyle böyle beyin göçü oluyo işte.”

Sen rahat ol, zaten göçüyorlarmış.


Kem gözlü Kürtler

Soru:
Sevgili Sivilay Abla, dağlara taşlara, okulların, kışlaların duvarlarına “Ne mutlu Türküm diyene” yazılıyor. Köksal Toptan TBMM’nin 90. yılı için bir marş yaptırıp Meclis’in sitesine koymuş, marşta da hiç denmiyorsa otuz beş kez “Ne mutlu Türküm diyene” diye tekrarlanıyor. Eminim ki başka bir milletin mutlu olmakla ilgili böyle bir özdeyişi yoktur. Buna rağmen neden bir türlü yeterince mutlu olamıyoruz? (Alparslan S.)


Cevap:
Sevgili Alparslan, mutlu olamıyoruz çünkü nazara geliyoruz da ondan. Mutsuzluğun dibini görmüş Kürtlerin yaşadığı yerlerde nisbet yapar gibi, Türk olmanın mutluluk verici bir şey olduğunu yazarsan; tamahkâr, kem gözlü Kürtlerin nazarı adamı böyle yapıyor işte. Bir ara hükümet dağlardan bu yazıları kaldıracak deniyordu ama Kemalizmin cilalı taş devrini yaşayan Meclis Başkanımızın giderayak yaptığı bu marş atağı nazardan korunmak için başka yollar denenmesi gerektiğini gösteriyor. Benim iki temel önerim var:

Birincisi, “Ne Mutlu Türküm diyene” yazılarının yanına dev nazar boncukları yerleştirilsin.

İkincisi ise, sloganda nazarı engelleyecek bir iki değişiklik yapılsın. “Nazar etme ne olursun, Türk ol, sen de mutlu olursun” gibi.


Hovarda ÖDP

Soru:
Sevgili Sivilay Abla, İstanbul Milletvekili Ufuk Uras ÖDP’den istifa etmiş. ÖDP’nin o zamanki başkanı Hayri Kozanoğlu’da “tak sepeti koluna herkes kendi yoluna” demiş. Sizce bu istifa ÖDP’de ne gibi gelişmelere yol açar? (Volkan)

Cevap:
Sevgili Volkan, öncelikle ÖDP’nin Meclis’te temsil oranının yüzde 100 azalması gibi bir gelişmeye yol açar.

ÖDP Genel Başkanı’nı duyanlar da 370 milletvekiline filan sahip olduklarını sanır. Topu topu bir milletvekilin var. O da bir mucize yaratmış, alttan girmiş üstten çıkmış, Meclis’te tünel kazmış milletvekili olmuş. Sen bu adamı ne yapıp edeceksin partide tutacaksın. Ne demek herkes kendi yoluna. Bir milletvekili olan partinin böyle hovardalık yapma şansı olabilir mi?

Ben bu partinin genel başkanı olsam; gözünün yağını yiyeyim gitme, oturup anlaşalım derdim. Zaten Ufuk Uras’la da anlaşamayacaksam neyime parti başkanlığı. Yine de gitmeye kalksaydı evinin önüne partilileri toplar “Geri dön” şarkısını söylerdim.

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim