1. YAZARLAR

  2. Mustafa Özcan

  3. Beyaz Saray'da okunan Pakistan raporu
Mustafa Özcan

Mustafa Özcan

Yazarın Tüm Yazıları >

Beyaz Saray'da okunan Pakistan raporu

A+A-

ABD, 30 yıl sonra benzeri bir yol ayrımında. 30 yıl sonra sırada İran değil Pakistan var. Deje vu misali tarih yeniden tekerrür ediyor gibi. 30 yıl önce Şah karşısında İran bir devrimle mayalanırken ve çalkalanırken Amerikalılar ne yapacaklarını şaşırmışlardı. ABD'nin müdahaleleri ve Şah'ın halkına üstten bakması ve yanlış politikaları bir devrimi mayalamış ve çalkalamıştı. Devrimi tetikleyenler onu durduracak mekanizmayı bulamamışlardı. Devrim büyük acılarla geldi ve yoluna acılar saçarak devam etti. Hala da ABD onunla nasıl ilişki türü kuracağını kestiremiyor. Devrim sırasında ABD'nin dümeninde Carter ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniev Brzezinski vardı. Bunlara ilaveten şu anki Savunma Bakanı Bop Gates ve Richard Holbrooke, o dönemde de vardı. O dönemde İran devriminin mayalanmasını izlemişler ve seyirci durumuna düşmüşlerdi. Şimdi de yine kendi elleriyle kabarttıkları bir Pakistan meselesiyle karşı karşılayalar. Onlar kaşıdıkça Pakistan daha fazla kontrol edilemez hale geliyor. Ve her geçen gün Pakistanlılar, nizam-ı Mustafa adını verdikleri ve özlemini çektikleri sisteme daha çok yaklaşıyorlar. Pakistan, Amerikalıların endişeleri ve kışkırtmaları sonucunda birbiriyle çarpışan bir ülke haline sokuldu. Amerikalılar sürekli olarak suları yokuşa akıtmaya çalışıyor. Bu daha da ters tepiyor. İran Devrimi'nden 30 yıl sonra Pakistan'ın da Taliban'ın eline düşeceği ileri sürülüyor. Amerikan ordusu anti terör danışmanlarından biri olan David Kilcullen'e göre, Pakistan'da derin bir devrim mayalanıyor. Ya da başka bir ifadeyle, Pakistan devleti 6 ay içine ayaklarının üzerine çökebilir. Bu hususta iki varsayım var. Birincisine göre, iktidar İslamcıların ve daha somut tabiriyle Pakistan Taliban'ının eline düşebilir. İkinci ihtimale göre de, parçalanabilir ve de Somali durumuna düşer. Bu bağlamda Amerikalı yetkililer durumu daha da vahim hale getirmemek kaygısıyla Pakistan'ın başarısız devlet görünümünde ve statüsünde olmadığını söylüyorlar.

* * *

Lakin Zerdari ayakları üzerine duramıyor. Ve Nevaz Şerif ile yaptığı bilek güreşini kaybetti. Zerdari'nin popülerliği, destek tabanı giderek düşerken Nevaz Şerif'in destek tabanı yüzde 80'lerde seyrediyor ve önce onu tutuklamaya yeltenen hükümet şimdi ondan yardım istiyor ve ortaklık teklif ediyor. Obama postunda 100 gününü doldururken kafasında Pakistan vardı. Beyaz Saray'da gündemsiz toplanan Ulusal Güvenlik Konseyi, Pakistan'ı görüşüyor. Raporu bizzat Genelkurmay Başkanı Mullen okuyor. Karamsar bir tablo çiziyor. Pakistan'da durumun sistematik olarak gerilediğini ve durumun vahim olduğunu ileri sürüyor. Mullen'in teklifi ve tavsiyesi ise Pakistan yönetiminin tehlikeye karşı (İslamcılar) daha saldırgan olmasıdır. Bu bağlamda, Amerikan yönetimi işi orduya havale ediyor. Bunu yaparken de bir; Pakistanlılar nezdinde Amerikan imajını daha da zayıflatmamasını arzu ediyor. İkinci olarak, müdahale sırasında ayakları üzerinde yeni yeni durmaya başlayan demokrasiye zarar gelsin istemiyor. Ya da İslamcılarla çarpışırken ordunun Zerdari'yi devirmesini arzu etmiyor. İşte bu önemli toplantının ayrıntılarını Davos arbedesinin mimarı David Ignatius köşesinde yazdı. Şüphesiz yazdıkları önemli şeyler.

* * *

30 yıl sonra ABD'nin bu defa İran değil Pakistan karşısında yol ayrımına geldiğini söylüyor. Burada çok ince ayar bir müdahale isteniyor. Nazenin demokrasiyi hırpalamadan yağdan kıl çeker gibi İslamcıları ayıklamak. 04 Mayıs 2009 tarihli 'Moment of Truth in Pakistan' başlıklı yazısında Ignatius, Carter'ın 1979'da İran'da karşılaştığıyla Obama'nın 2009'da yani 30 yıl sonra karşılaştığının benzer olduğunu yazıyor. Mullen, Pakistan Genelkurmay Başkanı Eşfak Kiyani'ye kendilerinden yardım istenmesi halinde buna hazır oldukları mesajını vermiş. Bununla birlikte, Pakistan halkı ne 11 Eylül resmi rivayetiyle alakalı ne de Taliban'ın ülkenin gerçek tehdidi olduğuyla alakalı Amerikan fikirlerine itibar ediyor. Hatta tarafların gündemi çok farklı. Sözgelimi, ABD'nin etkisini azaltmak istediği Pakistan İstihbarat Teşkilatı'nın (ISI) Pakistan ve Afganistan Taliban hareketleri arasındaki bağlantıyı sağladığı ileri sürülüyor. Bu yönde bir dosya hazırlayan Der Spiegel dergisi bir İngiliz yetkilinin şu sözlerine yer veriyor: Pakistan bizim endişe ve çıkarlarımızı paylaşmıyor. Hindistan'a yakınlık gösteren Karzai Pakistan'da sevilmiyor. Ayrıca İngiltere, ABD ve NATO Afganistan'da istenmiyor.

ABD ve İngiltere, Zerdari ile Karzai'yi eşleştirmek ve ikisini de Hindistan'la dost yapmaya çalışırken Türkiye'de de benzeri bir politikayı öngörüyor. Azerileri bırak, Ermenilere bak!

MİLLİ GAZETE

YAZIYA YORUM KAT