'Besleme' ile 'yandaş'

02.02.2010 09:09

Akif Beki

İkitelli medyasına da sirayet eden bir alışkanlığı masaya yatırmanın vakti geldi sanırım.
Esasen, Bab-ı ali zamanlarından kalma bir hastalıktır...
Bazı kalemler, meşruiyetlerini de ekmek paralarını da hala ‘öcü’lerin varlığından çıkarıyor.
‘Öcü’leştirdikleri bir ‘karşı taraf’ icad ederek, kendilerini haklı göstermeye, mesleki defolarını örtmeye çalışıyorlar.
Güya, kıyas yoluyla ‘nisbi bir haklılık’, ‘görece bir başarı’ elde edecekler.
‘Karşı taraf’ öcü olduğuna göre, onların başka bir şey yapmasına gerek kalmıyor zaten.
Tabiatıyla objektif, tarafsız, adil ve hakkaniyetli olma tacı, gökten zembille doğruca onların başına iniyor.
***
Bu çeşit kalem erbabının gölgesinden geçindiği son öcü, ‘yandaş medya’dır.
Daha yakın zamana kadar kendilerine ‘Besleme basın’ denildiğini unutmuşlar.
Şimdi kalkmış, ‘yandaş medya’yla mücadele etme şerefini kendi kendilerine bahşediyorlar.
Evet ‘yandaşlık’, medyamızı bölen bir kavramsallaştırma.
Peki, gerçek bir fay hattı mı bu?
‘Yandaşlık’ diye sahici bir tehdit unsuru var mı, yoksa gene uyduruk bir öcüyle mi karşı karşıya bulunuyoruz?
İsterseniz gelin, bu soruyu basit bir mantık testinden geçirelim.
***
George Friedman’ın geçen hafta yayımlanan makalesinde, şöyle bir analiz okumuştum:
“Komünizmin çökmesi, Amerikan siyasetini böldü.
Avrupa siyasetini ise, birleştirdi.
Çünkü varlığı Amerika’yı birleştirmiş, Avrupa’yı ise bölmüştü.”
Demek ki gerçek bir tehdit, hakiki bir öcü etkisiyle, doğurduğu sonuçlarla ölçülür.
Bizi bölen öcünün varlığı ortadan kalktığında birleşiyorsak eğer, onun gerçek bir tehdit olduğuna hükmedebiliriz.
Oysa, ‘yandaş medya’ öcüsünün ne varlığı, ne de yokluğu böyle bir etki oluşturamaz.
Siz de adınız gibi biliyorsunuz, hadi itiraf edin...
“Bizi bölen asıl sebep bu değil ki, birleştirme gücüne sahip olsun” deyiverin.
***
Öteden beri, kolay yönetilmek için sahte tehditlerle bölünmüş bir toplum olduğumuz yeterince aşikar.
Hani, dört tarafımız düşmanla sarılıydı...
Dışımız gibi içimiz de ‘düşman’ unsurlarla kaynıyordu...
Rejimimize en büyük tehdit, yine kendi vatandaşımızdan geliyordu...
Yıkıcı, bölücü, irticai tehditler vardı...
Bunların, hormonla şişirilmiş kâğıttan öcüler olduğu ortaya çıktığında birleştik mi?
Sorun budur.
Bizi bölenler, hep yapay tehdit...
Jenerik senaryolarla üretilmiş hepsi.
Taktiğiniz tutar da ‘yandaş’ diye yaftaladığınız medya yok edilirse, meydan sadece size kalmış olacak.
Hepsi bu!
Bölen faktör kaybolduğunda, ‘birleşme’ yerine ‘tekelleşme’ sonucuna ulaşacağız.
Fark bu!
‘Öcü’ taktisyeni kalemlerin kamuflajı sırıtıyor, makyajları dökülüyor ama, farkında bile değiller.

RADİKAL

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim