Bedeli: Ödendi

05.09.2007 02:18

Nihal Bengisu Karaca

Geçtiğimiz hafta Ümit Meriç'in, 'Jeep süren örtülü kadınlara kızıyorum.' cümlesi konuşuldu. Doğrudur, örtü ve Jeep, iki sembol değer ve iki gösteren olarak, mesajla karışık endişe verici olabiliyorlar.

Fakat 'Jeep' meselesi, 'örtülü kadınlar' üzerinden mi tartışılmalıdır emin değilim. Jeep kullanan dindar erkeğe mesela, bir sitemi yok mudur Meriç'in?

Zira o, 'Jeep'i kendi cinsine hak gören erkeklerdir ki, günlerdir üst perdeden bakıp 'derinlemesine' ele alıyorlar konuyu. Mail gruplarında tartışma 'örtülü bir kadın hangi arabayı kullanırsa göze batmaz' mealine eşdeğer diyaloglara kadar gidiyor.

Mesele 'zekâtını verebilmek, o malı arındırabilmek' noktasında, kesinlikle tartışılmaya değer ve bu noktadan herkes kendi küçük Opel Corsa'sını dahi sorgulamak zorunda. Kapitalizm, haddi aşmayı salık verirken ve her aşırılık değerleri tersyüz ettirmeye gebe iken, durum elbette böyle.

Fakat dünyevi olana eğilim ve aşırılıklar, örtülü kadınlar üzerinden tartışıldığında, yola çıkış cihetinden farklı bir noktaya geliniyor ve Müslüman erkeklerin her zaafını temize çekmekle 'yükümlü' olan başörtülü kadın, kendisini namlunun ucunda buluyor. En zayıf halka olarak, laikçilikten derin muhafazakârlığa uzanan o uzun skalanın iki 'uç' kısmında bulunanlarca, yeniden yeniden vurulmak üzere.

İyi niyetlerin, iyi analizlerin, iyi tespitlerin dönüp dolaşıp en zayıf halkayı, örtülü kadını, iki mahallede birden ipe çektirecek bir vasata doğru kurgulandığı, tuhaf bir dönemdeyiz. Gariptir, 'bizim mahalle' de, başörtülü kadınlara bir bahaneyle 'amaaan sen de' demek üzere. En azından buna pek istekli.

Son haftalarda günlerim 'biz başörtülü kadınları destekliyoruz onlar gidip deniz sevdalarını yazıyorlar', 'biz başörtülü kadınlara destek veriyoruz da ne oluyor, kadın gidiyor kendi mahallesini alenen şikâyet ediyor', 'biz başörtülü kadınlara destek verdik de nooldu, Jeep'e biniyorlar'... 'başörtülü kadınlarla evlenmiyoruz; çünkü çok dik başlı oldular, erkeklerini saymıyorlar' (geçen haftaki yazıma gelen maillerden en az 50'sinin içerdiği tema) gibi bir yığın 'hoşnutsuzluk' salvosuna karşı durmakla geçiyor. Bir tür 'kalsın bu dava da burada, ooh Hayrünnisa da çıktı Çankaya'ya...' kafiyesi seziyorum. Bahsi geçen 'destekledik' serzenişinin de aslı, dikkatinizi çekerim, çoğu beyefendiden mürekkep bir neslin kalben, içlerinden geçirdikleri bir destektir. 'Ne güzel olurdu, şu yasaklar da olmasaydı, genç kızlarımız okuyabilseydi...' türünden bir içten içe iç geçirme durumu.

Çok pardon; ama ey dostlar, Romalılar! Biraz çaba ile Cumhuriyet mitinglerine katılan Kemalist aydınlanmacı bir teyze de aynı noktaya gelebiliyor. Bilmem anlatabildim mi?

Kalbî destek ve muhabbetiniz önemliydi. Fakat bunu dahi çok görecek bir düzeye gelmiş iseniz, durum hazin demektir. Size, 'ne olacağını sanmıştınız?' diye sormak isterim.

Siz ne olacağını sanmıştınız?

Mancınıklar 'son kale' saydığınız başörtülü-Müslüman kadın kimliğini taş güllelerle döverken, o gövdenin içinde bu kadar rahat ediyor olmanız, doğrusu, daha en baştan sorunlu ve şaşırtıcıydı.

Elbette inanç, bedel ödemek ister. Feragatten yanan ağzınızı her musluğa dayamamak ilzam eder. Fakat mümin kadınlar ve mümin erkekler birbirlerinin velileridirler diye bir şey vardı. Bunun anlamı, ödenecek bedellerin birlikte paylaşılmasıydı.

Bedeli yalnız kalarak, hem de yalnızlaştırılarak ödedi örtülü kimlik. Şimdi de, otopsi masasında uslu duracağı önceden belli bir ceset gibi, soğuk ve sokağa atılmış sözcüklere mi tahammül edecek?

Söz konusu olan başörtülü kadınlar olduğunda, İslami kesimden bazı kimselerin, İslami kesimi izleyen kesim kadar 'oryantalist' bakması meseleye, yoksa, sadece bana mı tuhaf geliyor? Onlardan bazıları 'başörtülü' kadınlardan sosyolojik olarak 'rahatsız'; bakıyorsunuz bizim kesim'in bazıları da, 'başörtülü' kadınların görünür olmasından, fikir beyan etmesinden rahatsız. % 47 + Çankaya nefreti ile kadim kadın hoşnutsuzluğu el ele.

Ne diyelim: Kombinasyon kötü, konsensüs şahane(!)

Zaman Gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim