1. HABERLER

  2. HABER

  3. BDP'ye 'Sorumluluk Al' Çağrısı
BDPye Sorumluluk Al Çağrısı

BDP'ye 'Sorumluluk Al' Çağrısı

Dindar kesimlere yönelik saldırıların artarak sürmesi üzerine, bölgedeki insan hakları örgütleri adına bir heyet BDP’ye ziyaret gerçekleştirdi.

A+A-

Kürt bölgesinde toplumsal olaylarda, dindar kesimler başta olmak üzere birçok kurum, dernek, yurt binası, işyeri ve benzeri yerlere yönelik saldırılar sürüyor. Geçtiğimiz haftalarda Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Mustazaf-Der şubesine yönelik bir kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından, Şırnak'ın Cizre ilçesinde de bir yurda molotof kokteylli bir saldırı olmuş ve 3 öğrenci yaralanmıştı. Geçtiğimiz günlerde de Diyarbakır'da İmam Hatip Pansiyonuna ve  Mehmet Özyurt Öğrenci Yurduna benzer bir taşlı ve Molotoflu saldırı yapılmıştı. Bu olayların ardından bölgedeki insan hakları örgütleri adına bir heyet BDP'ye bir ziyaret gerçekleştirdi.

Heyette;  Özgür-Der adına Diyarbakır Şubesi Başkanı Serdar Bülent Yılmaz, Mazlum-Der adına Diyarbakır Şube Başkanı Abdurrahim AY, Diyarbakır Barosu adına Selahattin Çoban ve TİHV adına Necdet İpekyüz yer aldı.

BDP il Başkanlığında gerçekleşen ziyarette BDP eş Başkanları Hamit Geylani ile Filiz Koçali hazır bulundu.

Farklı İdeolojiye Sahip Olan Kesimler Barındırılmaz Algısı Oluşuyor

İlk sözü alan Selhattin Çoban, zaman zaman bölgede kimsenin tasvip etmediği görüntülerin yaşandığını; dini kuruluşlara, BİM ya da kimi mütedeyyin esnafa yönelik yapılan saldırıların hala devam ettiğini anlattı. Çoban, "adeta aynı ideolojiye sahip olmayan kesimleri barındırmayız" gibi bir algı oluşturan bu tür saldırıların kabul edilemez olduğunu belirtti. Kendilerinin bu tür saldırıları engelleme çabaları bağlamında Çoban, Leyla Zana ile de görüştüklerini, Sayın Zana'nın polislerin kimi yerlerde çocuklara 5 TL vererek belirli yerleri taşlattığını anlattığını ifade etti.Yüksekova Mustazaf-Der Şubesi olayı ile Cizre'deki yurt saldırılarında görüldüğü gibi kimi yerlerde ölüm ya da yaralanmalara yol açan bu olaylara kesinlikle son verilmesi için adım atılmasını istedi. Bu bağlamda resmi düzeyde konuyla ilgili bir basın açıklaması yapılması ve olayları kesin bir dille tasvip etmediklerini açıklamalarını, ayrıca bu konuda varsa provokasyon onu boşa çıkaracak bir söylemin geliştirilmesini istedi.

"BÇG'nin Bir Zamanlar Yaptıklarının Benzeri Bizlere Yapılıyor"

Sözü alan BDP eş Başkanı Filiz Koçali, "Bugün konuyla ilgili bir açıklama yaptık. Söz konusu olan Cizre olayının bizim tabanımızla bir ilgisinin bulunmadığını açıkladık" dedi. Batı Çalışma Grubu döneminde şu an iktidarda olan kesimlere yönelik yapılanların aynısının, iktidar tarafından kendilerine yapıldığını öne süren Koçali, "Medya olayları büyütüyor. İki molotofkokteylli saldırı, polislerin ayakları altında tekmelenerek can veren İbrahim Oruç'un önüne geçebiliyor." dedi. Cizre'deki olayı araştırdıklarını ve kendi tabanlarıyla ilgili olmadığını dile getiren Koçali, "Ama provakatif olaylar var. Kimilerine para veriliyor taşlamak için, bir kısmı ise çocuk; biraz oyun biraz öfke karışıyor ortaya bu tür hadiseler çıkabiliyor." dedi. Kendilerinin de bazen gençlere söz geçiremediklerini kaydeden Koçali, " ilan ettiğimiz üç günlük yasın sadece birinci günü kepenk kapatma kararı vardı. Ama inanın bizim gençler ikinci gün de bizim seçim büromuzu açtırmadılar" dedi. Bu olayların dindar kesim ile aralarının bozulmasını isteyen kişilerin işleri olduğunu sözlerine ekleyen Koçali, "Eğer bu saldırıları bizden birileri yapıyorsa kesinlikle reddediyoruz" dedi.

Kesin Bir Dille Kınayan Bir Açıklama Yapılmalı

Ardından söz alan Özgür-Der Diyarbakır Şube Başkanı Serdar Bülent Yılmaz, "Bizler yıllardır insan hakları izlemesi yapıyoruz. Bizlere gerek kişisel gerek kurumsal bir çok şikayet geliyor. Bu saldırlar yeni değil 2006-2007'den beri BİM, Gülen Cemaati kurumları, Mustazaf-Der Şubeleri ile bunlara yakın görüşlü veya kepenkleri kapatmak istemeyen esnafa yönelik saldırılar gerçekleşiyor. Daha önceki görüşmelerimizde de dile getirmemize rağmen artarak devam ediyor. Siyasi ortam gerildikçe bu tarz olaylar artar ve bu da beraberinde provokasyonları getirir. Bizim talebimiz BDP'nin salt bu konuya ilişkin olarak kamuoyuna çıkıp güçlü bir şekilde 'biz bu kesimlere yönelik eylemleri tasvip etmiyoruz ve bu tür olayların karşısındayız' açıklaması yapmasıdır." dedi. Bu tarz bir açıklamanın saldırıları önemli ölçüde azaltacağını belirten Yılmaz, "Farklı düşünen kesimlere yönelik kabul edilemez bu tarz saldırıları engelleyici bir açıklama, eğer provokasyon varsa bile bunu oluşturan zemini ortadan kaldıracaktır. Çünkü esas olarak provokasyondan önce ona zemin oluşturan saldırıları engellemek gerekir." diye konuştu. Bu saldırıların kesinlikle son bulmasını istediklerini sözlerine ekleyen Yılmaz, "bu konuya ilişkin kamuoyu önünde konuya ilişkin kararlı bir açıklama yapmanızı istiyoruz" dedi.

Yılmaz'ın ardından sözü alan Hamit Geylani, ziyareti ve iyi niyetli çabaları çok önemsediklerini belirterek, sokaklarda eylem yapan gençlerin savaş ortamlarında büyüdüğünü ve ne yaparlarsa yapsınlar kendileri dışında bazı olayların geliştiğini belirtti. Bölgede bir ateşin yandığını, kaosun olduğunu belirten Geylani, "buna rağmen yanlışlar varsa düzeltmek görevimiz" dedi.

Heyet içerisinde bulunan TİHV'den Necdet İpekyüz de "sağduyu her şeyden önemli, şiddet diliyle konuşmamak gerekiyor. Şiddeti yükseltmek isteyen Başbakan da olabilir. Ama sağduyu hakim olmalı ve şiddetten uzak açıklamalar yapılamalı." dedi.

Son olarak söz alan S. Bülent Yılmaz, daha önce de iki kez bu saldırılara son verilmesi için görüşmeler yaptıklarını belirterek "konuyla ilgili üçüncü kez görüşüyoruz. Ümidimiz yapılacak sağduyulu ciddi açıklamaların bu saldırılara son vermesi." Dedi.

Ziyaret tarafların sağduyu çağrılarıyla sona erdi.

Islahhaber

HABERE YORUM KAT

4 Yorum