BDP muhatap olmaya hazır

12.04.2011 00:01

Kurtuluş Tayiz

Partilerin aday listeleri nihayet dün netleşti. CHP’de köklü bir yenilenme var. Eski isimlerin yer bulamadığı bu listeyle CHP’deki statükocu çelik çekirdeğin parçalandığı görünüyor. AKP’de ilk göze çarpan ise yönetici ekibin korunduğu yönünde. 167 vekile şans tanınmaması da dikkat çekici. MHP’ye gösterilen ilginin azlığına bakarak, milliyetçi cephede değişen pek bir şeyin olmadığını söyleyebiliriz. BDP listesi ise, Kürt siyasetinin Meclis’te meşru muhatap olmaya hazır olduğunu gösteriyor.

Önce heyecanla beklenen CHP listesine bakalım. Zira CHP listesi, AKP, MHP ve BDP’den daha öncelikli değerlendirmeyi hak ediyor. Nedeni ise, eski CHP olarak niteleyebileceğimiz çok sayıda kelli-felli adamın liste dışı bırakılması. Deniz Baykal’a yakın çok önemli isimler gelecek seçimlerde milletvekili olamayacak. Önder Sav gibi, partiyle özdeşleşmiş birinin işine son verildi. Canan Arıtman gibi, yıllardır CHP içindeki köşeleri tutan ulusalcı isimler devre dışı bırakıldı. Ortak kanı Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin, bu aday listesiyle eski CHP’yi tümden sildiği yönündedir.

Ergenekon sanıkları Mehmet Haberal ile Mustafa Balbay’ın adaylığı da eleştiri konusu. Bu iki aday yüzünden, CHP listesini tümden eleştirmek, abartılı olur. Gerçekçi olmak gerekiyor. Bu iki adayın listelerde yer bulmasını “Ergenekon’a vefa duymak” olarak değerlendiriyorum. Bunu eleştirmekte elbette bir sakınca da bulmuyorum. Statükoyu temsil eden başka isimler daha aday listelerinde yer bulmuş olabilir. Ancak, aktif bir görüntü izlenimi veren İlhan Cihaner ile Tuncay Özkan’ın listeye alınmaması önemlidir. Bana göre, Kılıçdaroğlu’nun damgasını vurduğu bu listeyle, CHP’deki statükocu çelik çekirdek parçalanmıştır. Bu statükocu çekirdek, parti içindeki statükoyu muhafaza etmekle yetinmiyordu, eski Türkiye’yi de kontrol ediyordu. Statükoyu koruyordu. Yeni CHP’nin neler yapacağını elbette göreceğiz; ama en azından mevcut aday listenin CHP’deki önemli bir güç odağını dağıttığını söyleyebiliriz. Kemal Kılıçdaroğlu, şu ana kadar gösterdiği performansla değişime daha açık ve olması gerektiği kadar da pragmatik bir lider olduğunu gösterdi. Zaten AKP’yle başka türlü yarışmanın da imkânı yoktu. Bu liste de bunun anlaşıldığının göstergesi.

Aday listesi son dakikaya kadar basına sızmayan AKP’nin sağlam bir disiplin içinde seçimlere hazırlandığı anlaşılıyor. Bu ‘disiplin’li görüntü hem iyiye hem de kötüye işaret edebilir. Liste çoğulcudur, kapsayıcıdır; gürültü-patırtı olmaz. Adaletli bir dağılım olmuştur, itirazlar yüksek sesle dillendirilmez. Ya da lider korkusu fazladır, tek başına bütün adayları o lider belirler, karşı çıkmak faydasızdır; en iyisi tevekkül etmektir...

AKP listesine göre yönetimde etkin olan isimler yerlerini korudu. Bu devleti yönetecek kadronun korunduğu anlamına da geliyor. 167 milletvekili ise listeye alınmadı. Bu da Meclis’te yeni isimler demek. Ayrıca, dikkat çeken diğer bir husus Erdoğan’ın Güneydoğu’ya BDP’yle rekabet edebilecek isimleri kaydırması. Güneydoğu’da iki parti arasında şimdiden büyük bir kapışma yaşanacağı anlaşılıyor.

Bu seçimin en önemli aktörlerinden BDP de ise sınırlı bir değişim var. Bugüne kadar dar bir grup görüntüsü sergileyen BDP, farklı siyasi görüşlerden simge isimleri aday göstererek önemli bir adım attı. PKK’yı eleştirmekten çekinmeyen Şerafettin Elçi’nin aday gösterilmesi, o cenah için devrim niteliğindedir. Hak-Par Başkanı Bayram Bozyel ile uzlaşamamaları da önemli bir eksiklikleri. Solun gülümseyen yüzü Sırrı Süreyya Önder’in aday gösterilmesi de iyi bir tercih. BDP’nin yüzünü en azından Türkiye’ye döndüğüne işaret ediyor. Leyla Zana, Hatip Dicle, Ahmet Türk, Şerafettin Elçi, Murat Bozlak gibi isimlerin varlığı, Kürt siyasetinin Meclis’teki temsiline ağırbaşlılık ve sağduyu kazandıracaktır.

Daha önemlisi; BDP, bu listesiyle Meclis’te Kürt sorununun muhataplığına aday olmuştur. Haziran seçimlerinin en önemli sonucu, Kürt sorunuyla ilgili olacaktır. En meşru muhatap da kuşkusuz Meclis’teki seçilmiş siyasi temsilcilerdir. BDP, bugüne kadar bu meşruiyeti taşımasına karşın, o siyasi olgunluğa ulaşamadı, muhatap olamadı. Ya dağı, ya İmralı’yı işaret etti. Ancak, Kürt sorununda tek başına İmralı ile müzakere etmek veya PKK’yla konuşmak meşruiyet sorunu doğuruyor. Devletin veya iktidar partisinin kamuoyundan çekinmesine, korkmasına ve sorunun çözümünü bir şekilde hep ertelemesine yol açıyor. Ama bu defa, devletin de, iktidar partisinin de işini kolaylaştıracak bir fırsat oluşmakta. Kürt sorununu Meclis’te çözme şansı doğuyor. Bunun için BDP listesine “barış adayları” demek, gayet yerinde olur. Büyük sürprizler olmazsa bu seçimlerden barış galip çıkacak, Türkiye kazanacak.

kurtulustayiz@gmail.com

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim