Bazılarının Payına Sadece Utanç Düşer!

30.04.2014 20:27
Bazılarının Payına Sadece Utanç Düşer!
Rıdvan Kaya, Mısır’daki idam kararlarını ve 6 Nisan Hareketini içine düştüğü çelişkiyi yorumluyor:

Mısır’da yaşananlar öfkemizi artırmakla birlikte bizi şaşırtmıyor. Her şey klasik bir darbe düzeni içinde gelişiyor ve aynı tiyatro, aynı dekorla icra ediliyor. 3 Temmuz 2013’te tanklarla iktidara el koyan darbecilerin tüm icraatları basit, yalın bir hesaba mebni şeyler. Cunta katliamlarla, tutuklamalarla, yasaklamalar ve göstermelik yargılamalarla otoritesini tesis etmeyi ve muhalefeti sindirmeyi hedefliyor.

Minye Mahkemesince ardı ardına verilen 529 ve 683 idam kararları özünde cuntanın İslami hareketi terörize edip, imha etmeyi planladığını ortaya koymakta. Bununla birlikte cuntanın sadece İslami hareketi imha ile yetinmeyip muhalif potansiyel taşıyan diğer grup ve şahıslara karşı da son derece tahammülsüz bir tutum içinde olduğu görülüyor.

Kendisi için adeta dikensiz gül bahçesi oluşturma çabası içindeki Sisi cuntası yol arkadaşlarını, müttefiklerini harcamaktan da kaçınmıyor. Ve bir kere daha darbecilerle ittifakın kimlerin başına ne tür belalar açtığına hep birlikte şahitlik ediyoruz.

Minye mahkemesinin idam yağdırdığı gün Kahire mahkemesinde verilen bir kararla 6 Nisan gençlik hareketi yasadışı ilan edildi ve merkezine el konuldu. Anlaşılan o ki, daha önce yeni çıkartılan gösteri yasasını protesto ettikleri için tutuklanan liderleri Ahmed Mahir ve Muhammed Adil‘den sonra artık sıra Hareketin kendisine gelmiş durumda. 6 Nisan Hareketi casusluk ve Mısır’ın güvenliğini tehdit etmekle suçlanıyor.  

6 Nisan’ın akibeti ya da Perşembenin gelişi

Oysa her şey ne de güzel başlamıştı! 30 Haziran tarihinde 6 Nisan Hareketinin de içinde yer aldığı Temerrud (İsyan) organizasyonuyla meydanlara dökülen yığınlar 3 gün sonra Abdulfettah Sisi’nin yönetime el konulduğu açıklamasıyla kendilerinden geçmiş, Tahrir Meydanında darbeyi havai fişeklerle karşılamışlardı. Liberal Baradey, milliyetçi Amr Musa ve solcu-Nasırcı Hamdin Sabbahi üçlüsünün ittifakıyla oluşturulan Ulusal Kurtuluş Cephesi ve Temerrud her türden solcu, laik, liberal, milliyetçi grup ve şahsı Mursi muhalifliği temelinde bir araya getirmiş, darbeye meşruiyet zemini böylece hazırlanmıştı. İhvan’ın iktidarsızlaştırılması ortak paydasında buluşan bu koalisyonun tüm unsurları hararetle ve sitayişle 3 Temmuz’un bir darbe değil, devrim olduğu tezini savunuyorlardı.

Yazının Devamı…

Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim