1. YAZARLAR

  2. Kürşat Bumin

  3. Bazılarında 'yalanlamalar' bile yoktu
Kürşat Bumin

Kürşat Bumin

Yazarın Tüm Yazıları >

Bazılarında 'yalanlamalar' bile yoktu

A+A-

Olup bitenlerden önceki gün (cumartesi) akşam (saat 22.00) eve dönüp HaberX adlı internet haber sitesini açınca haberdar oldum.

Açılış sayfasının manşetine yerleştirilen haber “yalanlamalar”dan söz ediyordu.

Okudum, mesele anlaşıldı.

Fikri Sağlar'ın bir gün önceki Birgün gazetesindeki köşesinde ortaya atılan iddia ertesi gün Vatan gazetesi tarafından öne çıkarılmış; bu yayın üzerine de Başbakanlık ve Genelkurmay Başkanlığı'ndan iki sert yalanlama gelmişti.

Haber X'de yer alan haberden, Fikri Sağlar'ın iddiası da öğrenebiliyordu.

Bir yıl kadar önce Başbakan ve Genelkurmay Başkanı'nın bir araya geldiği ve neler konuşulduğu o zamandan beri büyük merak konusu olan “Dolmabahçe buluşması”nda yaşananlara ilişkin bir iddiaydı bu. Sağlar, bu buluşmada Başbakan'ın komutana eşinin aşırı harcamalarını hatırlattığını iddia ediyordu.

Söz konusu iddialar, iddia sahibinin sonradan yaptığı açıklamaya göre, Meclis'te AKP kulislerinden derlenmiş bilgilere dayanıyordu.

Şimdi isterseniz, bu derece önemli bir iddianın “kulislerde konuşuluyor zaten” gibi güven vermeyen (güven vermeyen, çünkü “kulisler”de kim bilir daha başka neler konuşuluyor) bir gerekçe ile ortaya atılmasındaki yanlışlığı filan bir kenara bırakıp, olayın “haberciler”in elinde ne hale geldiğine bakalım.

Ama önce şu küçük tespiti yapmayı da ihmal etmeyelim: “Dolmabahçe buluşması”, söylediğim gibi gerçekten pek çok çevreyi neredeyse “meraktan çatlatan” bir sır perdesi ile örtülmüştü. Tamam, söz konusu “buluşma”da konuşulanlara ilişkin olarak Başbakanlığın “yalanlaması”nda olduğu gibi “... devlet meselelerinin değerlendirildiği görüşmelerin içeriği, yine devlet adap ve geleneklerimizin icabı olarak mahrem tutulmuştur” denilerek işin içinden çıkılabilir. Ama “devlet adap ve geleneklerimizi” bir kere daha hatırlatan bu açıklamanın “kamuoyu” dediğimiz son derece “meraklı” yaratığı tatmin etmesi mümkün mü? Bu tatminsizliğin sonucu, tabii ki, “buluşma” içeriğinin herkesin kafasına göre doldurmasıdır.

Demek ki, demokrasilerde “devlet meseleleri”ni -istisnalar tabii ki olacaktır- kamuoyunun bilgisi dışında tartışmak hemen her zaman istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Bunun çaresi ise, tabii ki olabildiğince “saydamlık”tır. “Saydamlık olmaz ise demokrasi imkansızdır” bile diyebiliriz.

Neyse, biz dönelim asıl meselemize; yani Sağlar'ın ertesi gün Vatan tarafından öne çıkarılan “iddia”sı ve buna ilişkin açıklanan yalanlamaların “haberciler” tarafından nasıl bir muameleye tâbi tutulduğuna:

Yazının başında söyledim: HaberX'den “iddia” ve “yalanlamalar” hakkında yeterli bilgiyi edinmek mümkündü.

Gelişmeleri bu sitenin haberinden öğrendikten sonra -tabii olarak- “Bakalım diğer internet sayfalarında ne bilgiler var” diyerek gezinmeye başladım.

Bu gezintiyi de, HaberX önümde hazır önümdeyken, onun link verdiği gazetelerin internet sayfalarına girerek yaptım. Konuya ilişkin “raporum” aşağıdadır:

Akşam gazetesi: Ne “iddia”dan ne de “yalanlamalar”dan haber var.

Sabah gazetesi: “İddia” yok, “yalanlamalar” var.

Yeni Şafak gazetesi: Hem “iddia” hem de “yalanlamalar” var.

Bugün gazetesi: İkisinden de haber yok.

Star gazetesi: Sadece “yalanlamalar” var.

Hürriyet gazetesi: Sadece “yalanlama” (Genelkurmay'ınki) var.

Türkiye gazetesi: Sadece “yalanlamalar” var.

Zaman gazetesi: Sadece “yalanlamalar” var.

Milli Gazete: Sadece “yalanlama” (Genelkurmay'ınki) var.

Milliyet gazetesi: İkisinden de haber yok.

Yeni Çağ gazetesi: İkisinden de haber yok.

Radikal gazetesi: Hem “iddia” hem de “yalanlamalar” var.

Vatan gazetesi: Sadece “yalanlamalar” var. Bu gazetenin konuya yaklaşımı enteresan, çünkü söz konusu “yalanlamalar” gazetenin o günkü sayasında yer alan bir haber üzerine yapıldığı halde “iddia”nın dile getirildiği bu haberden eser yok!

Tercüman gazetesi: İkisinden de haber yok.

Demek ki bu durumda sadece iki gazetenin (haber sitelerini saymıyorum, çünkü HaberX dışında hiçbirini ziyaret etmedim) gelişmelere ilişkin haberinden ne olup bittiğini ilişkin bilgi edinebiliyoruz. Yeni Şafak ve Radikal gazeteleri bunlar.

Peki bu niçin böyle? Bu konuya girmek için ne yerim ne de yeterli bilgim var. Söz konusu “iddia” niçin ortaya atıldı; “yalanlamalar”a hâkim dil ve üslup niçin bu kadar (“hayasız yalanlar”, “ahlak dışı saldırı” vs) sertti, gerçekten bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var: İnternet ortamında yayın yapan şu kadar gazete içinde sadece ikisinin okurlarını “yalanlanan” şey hakkında bilgilendirmesi övünülecek bir manzara değildir herhalde...

Haber memlekette hür olarak dolaşmalıdır derken anladığımız bu mudur?

Yeni Şafak gazetesi

YAZIYA YORUM KAT