1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. bazı siyasetçilerle generallerin mantık çıkmazları..
bazı siyasetçilerle generallerin  mantık çıkmazları..

bazı siyasetçilerle generallerin mantık çıkmazları..

Yalman’ı ele veren tam da bu mantıktır.. Onun, erken öten horoz durumuna düşmemek için darbe yapmadığı da, darbe arzusundan vazgeçtiği ve darbeci arkadaşlarından ayrıldığı da söylenebilir..

A+A-

Selahaddin E. ÇAKIRGİL

‘Balyoz’ ve bazı siyasetçilerle generallerin  mantıkî ‘çıkmaz’ları..

Balyoz Yargılaması’nın sonucu üzerine, evvelki yazıya ek olarak bir-iki noktaya daha değinmek gerekiyor:

Tamam, her hukuk düzeninde olduğu gibi, hele de bizdeki hukuk düzeninde, birilerine haksız yapılması ihtimali daha bir vardır.. Çünkü ülkemizde kemalist -laiklerin ülkemize ve halkımıza hangi yöntemlerle dayattıkları mevcud hukuk sistemi, milletin değerlerine itibar etmeyi,  kanunların milletin vicdanındaki ölçülere göre meşrû olup olmadığı gibi kayguları olmayan bir sistemdir.. Buna rağmen, bu hukuk sisteminin içinde bile insanlar suçlu veya suçsuz durumda olabilirler.. Ama, mahkeme hükmü kesinleşmeden, insanların suçlu kabul edilmesi, ‘beraet-i zimmet asıldır..’ prensibine de aykırı düşer.. Bu bakımdan,  Balyoz sanıkları için henüz kesin hüküm verilmediğine göre, ‘suçludurlar’ demek yanlıştır; ama, ‘suçsuzdurlar’ demek de o kadar yanlıştır..

Böyleyken..

Herkes, hukûken suçlu olup olmadıklarına göre değil, kendi eğilimine göre, zannî suçlu veya suçsuzları belirlediler bile..

Bunlardan birisi de, MHP lideri Bahçeli..

Bahçeli, hakkında darbecilik suçlaması olan em. Korg. Engin Alan’ı, Haziran 2011 seçimlerinde partisinin İstanbul adayı göstermişti ve seçildi de..

Ama, BDP ve CHP’den m.vekili seçildiği halde, mahkemelerin serbest bırakmadığı diğer 7 m.vekili gibi, Alan da, henüz içerde.. Ve üstelik, Alan, geçen hafta, 18 sene hapis cezasına çarptırılmış bulunuyor.. Eğer, bu cezayı Temyiz de yerinde görürse, Alan’ın m.vekilliği de düşecek..

Devlet Bahçeli,  25 Eylûl günü, Silivri’ye giderek, MHP m.vekili olan Alan’ı ziyaret etti..  Ama, asıl önemli olan, Bahçeli’nin, bu ziyaretten sonra yaptığı açıklamasında özenle seçtiği bazı kelimeler, cümleler..

Şöyle diyor Bahçeli, (özetle):

’…. Mahkeme sonuçları ilan edildiğinden itibaren (…)  millet vicdanında genel kabul görmediği anlaşılmıştır. Ben inanıyorum ki Yargıtay’a konu intikal ettiğinde mahkemenin almış olduğu kararlar Yargıtay’da daha adaletli bir şekilde değerlendirilerek milletimizin vicdanen huzur bulması inşallah sağlanmış olur.

Yargıtay’ın mahkemenin kararını aynen onaylaması durumunda Türkiye’yi sıkıntılı bir sürece sokacaktır. (…) Mahkeme sonuçları belli olduktan sonra da medyadaki görüşmelere ve ne idüğü belirsiz, hukuk bilgisi ne olduğu anlaşılmaz insanlar tarafından bu mahkemenin sorgulanması ve çok ağır cezaları almış olan değerli TSK mensublarının almış olduğu cezaları haklı gösterebilecek tavırlar içersinde olması da ayrıca milletimizi üzmektedir. (…) Yargıtay konunun üzerinde âcilen bir çalışma yaparak milletin vicdanındaki rahatsızlıkları giderebilmenin bir yolunu bulmalıdır. Bu arada medya patronları, medyanın genel yayın yönetmenleri, sorumlu olan şahsiyetler sözde program yapıyoruz diyerek adaletin köküne dinamit koyanlar, bu tavırlarından vazgeçmelidirler. (…)’

*

İmdiii..

Bahçeli’nin bu sözlerinde, neresinden bakılsa, Mahkeme’ye ve kamuoyuna baskı ve tehdid yok mudur?

Yazının devamı…

HABERE YORUM KAT