1. HABERLER

  2. HABER

  3. Batum'a 301'den Soruşturma Talebi
Batuma 301den Soruşturma Talebi

Batum'a 301'den Soruşturma Talebi

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı CHP Genel Başkan Yardımcısı Batum hakkında, 301. maddesi uyarınca soruşturma başlatılması için Adalet Bakanlığı'ndan izin talebinde bulundu.

A+A-

Süheyl Batum'un ABD'nin ordunun içini oyduğu ve askerin kağıttan kaplan olduğu ifadeleri üzerine inceleme başlatan Başsavcılık, söz konusu ifadelerin 301. madde kapsamına girdiğine karar verdi.

TCK'nın 301. maddesinde, "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini veya TBMM'yi, hükümeti ve devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişinin, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması. Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişilere de aynı cezanın uygulanması" hükmü yer alıyor.

301. madde için soruşturma Adalet Bakanlığı'nın iznine bağlı. Soruları cevaplayan Adalet Bakanı Sadullah Ergin ise "Henüz izin talebini görmedim. İnceledikten sonra değerlendiririz" dedi.

MAZLUMDER: "Adalet Bakanlığı İzin Vermemeli"

Konu hakkında bir açıklama yapan Mazlumder Genel Başkan Yardımcısı Av. Emrullah Beytar, Batum'un açıklamasının ahlaken mahkum edilmesi gerektiğini belirterek dava açılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Av. Beytar'ın açıklamasının tam metni şöyle:

"CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum'un ordunun siyasete ve yargıya müdahalesini isteyen ve bunu yapmadığı için onu "kağıttan kaplan" olarak niteleyen sözleri, militarist zihniyetin ve demokrasi hazımsızlığının somut bir göstergesidir.

Bu sözlerin yaygın bir biçimde eleştirilmesi ve kamu vicdanında mahkum edilmesi, darbe ve muhtıra dönemlerini geride bırakılması, ordunun anayasal sınırlarına itilmesi ve normalleşme sürecinin tamamlanması bakımından önemlidir.

Ancak Batum'un sözlerinin tam da böyle bir kamusal eleştiriye tabi tutulduğu bir ortamda, onun "orduya hakaret" iddiasıyla TCK 301'den yargılanmak istenmesi, adalet ve hukuk açısından karşı karşıya bulunduğumuz sorunun militarizmden ibaret olmadığını göstermektedir. Demokrasilerde ordunun siyasete ve yargıya müdahalesini istemenin ahlaki meşruluğu yoktur ve bunun kamusal bir tartışmayla mahkum edilmesi gerekir. Bunu yapmak yerine Batum'un "orduya hakaret"ten yargılanmak istenmesi, herhangi bir hukuk devletinde kabul edilebilecek bir talep değildir.

Demokrasilerde hiç kimse, devlete veya onun herhangi bir kurumuna saygı duymaya zorlanamaz. Araçsal bir değer olarak devletin kurumları da en ağır biçimde eleştirilebilir, hatta suçlanabilir. Kurumları "hakaretten korumak", şeffaf ve hesap verebilir bir devlette değil, otoriter ve totaliter rejimlerin egemen olduğu devletlerde rastlanan bir yaklaşım ve uygulamadır.

Bu çerçevede Adalet Bakanlığı'nın yargılama izni vermesinin kabul edilemez olduğunu bildirir, bunun hukuksuzluğuna dikkat çeker, bu yolun açılmasının ardından gelebilecek ifade özgürlüğü mağduriyetleri konusunda da kamuoyunu uyarırız.

HABERE YORUM KAT