1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. BATMAN

  4. Batman'da Suriye'de Protestosu
Batmanda Suriyede Protestosu

Batman'da Suriye'de Protestosu

Batman'da Suriye'deki kimyasal katliam protesto edildi.

A+A-

Batman’da “İnanç ve Düşünce Platformu” bileşenleri Gülistan Caddesinde Suriye’de zalim Esed’in kimyasal silahlarla işlediği katliamı protesto etti. Bileşen adına önce söz alan Batman Memur Sen başkanı Şafi ÖZPERK Suriye’de işlenen insanlık dışı vahşete dikkat çekti. Daha sonra Platform adına Batman İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Davut OKÇU basın açıklamasını okudu.

“Suriye halkı yalnız değildir.”, “Zalim Esed Suriyeden defol.”, “Yaşasın Küresel İntifada.” “Zalim Esed halka hesap verecek.” Sloganları ile topluluk Esed ve zorbalara lanet getirdi.

batman_misir_eylem.jpg

batman_misir_eylem-(2).jpg

batman_misir_eylem-(3).jpg

batman_misir_eylem-(4).jpg

batman_misir_eylem-(5).jpg

batman_misir_eylem-(6).jpg

Basın açıklamasının metni:

BASINA VE KAMUOYUNA

Şam dün sabaha karşı insanlık tarihinin en vahşi katliamlarından birine sahne oldu. Esed güçleri GUTA semtine kimyasal silahlarla saldırı düzenledi. Saldırıda şu an itibariyle çoğu çocuk 1300'ün üzerinde ölü ve 3000 den fazla yaralı bulunmaktadır.

Dünya büyük çapta kimyasal silahlarla Nagazaki ve Hiroşima'da tanışmıştır. İnsanlık tarihi boyunca masum ve sivil yüz binlerce insanı atom bombalarıyla öldürme suçunu ilk kez ABD işlemiştir. 16 Mart 1988 tarihinde ise, Halepçe’de mazlum Kürt halkı kimyasal silahlarla katledilmiştir. Halepçe katliamı da insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Amerika ve Batı'nın desteklediği faşist ve barbar Baas rejimi tarafından 5 binden fazla masum Kürt vahşice katledilmiş, binlercesi yaralanmış, sağ kalanların çoğu ise gırtlak ve mide kanserine yakalanmıştır. Bir diğer faşist ve solcu Baas rejimi bu kez 21 Ağustos günü Şam'ın doğusundaki Guta bölgesini kimyasal silahlarla vurmuştur. Televizyonlara yansıyan görüntüler tam anlamıyla bir insanlık ayıbıdır. Yüzlercesi çocuk, binlerce insan beton zeminin üstünde yan yana dizilmiş yatıyor. Bedenlerinden sızmış bir damla kan bile yok. Kimisi ise bir tek nefes alabilmek için karınlarını patlatırcasına çaba sarf ediyor. Şüphesiz Saddam ve Esed zalimine "Bi eyyi zanbin kutilet?" "(Bu çocuklar hangi günahlarından dolayı öldürüldüler?" sorusu sorulacaktır.   İnsanlığın savaş anlayışına ilk kez sivil ve savunmasız insanların öldürülemeyeceği hükmünü kazandıran İslam dinidir. İslam dininin öngördüğü savaş hukuku uluslararası metinler haline gelmiştir. Kimyasal silah kullanmak BM tarafından da suç kapsamına alınmıştır. Ne yazık ki, insanlığa karşı işlenen son kimyasal katliam İslam coğrafyasında işlenmiştir. Dünyanın gözü önünde devlet terörü ile katledilen Suriye Halkı uluslararası camianın ikiyüzlülüğünün ve İslam dünyasının duyarsızlığının kurbanı olmaktadır.

Suriye'den gelen katliam haberleri karşısında sessiz kalmak bu cinayetleri onaylamaktır. Bu katliamlara alışmak ve tepkisiz kalmak insanlığın bitiş noktasıdır. Beşar Esad bütün umutları kurutmuş ve Baba Hafız Esadı aratmayacak katliamlara imza atmıştır. Dünya Kamuoyunun gözü önünde baskı ve zulmun derecesi o kadar artmıştır ki sokaklar ölmüş insan bedenleriyle dolmuş, on binlerce insan yaşadığı beldelerden kaçarak kendilerine daha güvenli mekan arayışına geçmiştir. Bu ahlaksız saldırılarda şimdiye kadar yüz binden fazla mazlum, masum, kadın, çocuk ve yaşlı insan insafsızca katledilmiştir Kısacası Suriye halkı can ve mal güvenliğine sahip olmadan hayatlarını idame ettirmeye çalışmaktadırlar. Sarin gazıyla yapılan katliam aynı zamanda bir soykırım olup, soykırım kararını verenler insanlık suçu işlediklerinden İnsan Hakları Mahkemelerinde yargılanmalıdır.

Esad’ın zulmünü durdurmaya muktedir olan tüm kesim ve şahısları sorumlu davranmaya davet ediyoruz. Müslüman asla zalimin yanında yer alamaz. Yapılan zulümlerin dini ve mezhebi olmaz. Mazlumun da dini sorulmaz. Halepçe canisi Saddam, Filistin kasabı Siyonist İsrail, Mısır’da binlerce Müslümanı şehid eden Katil Sisi ve Suriye’yi kan gölüne çeviren Zalim Esed işledikleri cürüm açısından aynı kefededir. Bu bağlamda zalimi zulmünden alıkoymak da İslami bir vecibe olduğu asla unutulmamalıdır.

Bu güne kadar Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyinden Müslümanlara yönelik katliamları durduracak hiç bir karar çıkmamıştır. Öyle anlaşılmaktadır ki, Müslümanların dökülen kanı Batı'lıları rahatsız etmemekte, bilakis memnun etmektedir. O halde bu sahte demokratlardan ve sözde insan hakları savunuculardan kurtulma zamanı gelmiştir. İkiyüzlü Batı dünyası için iki adet balinayı kurtarmak binlerce Müslümanları katliamdan kurtarmaktan önemlidir. O halde en kısa zamanda ümmetin birliğini sağlayacak ve onların güvenliğini temin edecek örgütler kurulmalıdır. Ne halkını katleden, zulmeden diktatörler ne de çıkarları için dünyayı kan gölüne çeviren Batı dünyasının insanlığa verebileceği hiç bir şey yoktur. Biz, Batman Düşünce ve İnanç Platformu olarak her zaman olduğu gibi bundan sonra da dünyada devam eden her türlü zulmün son bulması adına bütün gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

Basına ve kamuoyuna saygıyla arz olunur. 22.08.2013

DÜŞÜNCE VE İNANÇ PLATFORMU BİLEŞENLERİ

Anadolu Gençlik Derneği - Batman Eğitim Yardımlaşma Derneği (BEY-DER) - İlim Yayma Cemiyeti - Memur Sen - Mazlum Der - ÖZGÜR DER

 

HABERE YORUM KAT

1 Yorum