Batı'nın entelektüel gücü

30.06.2008 04:46

Ali Bulaç

Önceki yazımda Batı'da artık yeterince entelektüel yetişmediğini, dünyanın fikrî anlamda ağırlık dengesinin İslam dünyasına kaydığını söylemiştim.

Batı'nın büyük entelektüellerini aklımızdan geçirdiğimizde St. Augustinos, St. Thomas, Descartes, Kant, Hegel, Nietzsche, Marx vb.ni hatırlarız. Geçen yy. belki de entelektüellerin son çağıydı. Kierkegaard, Sartre, Heidegger, Marcuse, Foucault, E. Fromm, Braudel, Baudrillard, G. Eaton, T. Lindhom vs... Bunlar modern paradigma içindeydi ama dünyaya eleştirel bakıyorlardı. Bugün Batı sükut halinde. Her gün bir alt bölüme daha ayrılmakta olan bilimlerdeki seri üretime bakmayın, asıl yol gösterici entelektüel faaliyet durma noktasına gelmiş bulunuyor. Buna yol açan sebepleri şöyle sıralayabiliriz:

1) Dinî tefekkürün bilgi ve zihnî faaliyetlerin sürdüğü sahalardan çekilmesi. Tarihte din, bütün insanî faaliyetlerin ilk zeminidir; aklî veya değil, din(ler)in öne çıkardığı teolojik/kelamî sorunlar ve tartışma konuları fikrî ve kültürel hayatı tahrik ederek gelişmesine yardım etmiştir.

2) Önce metafiziğin felsefeden, sonra felsefenin bilimlerden çıkarılması. Bu özellikle Batı için hayatî derecede önemlidir. Zira metafiziğin kaybı ile insan zihni salt dünyaya, salt fizikî gerçekliğin inşa ettiği kapalı bir sistem içine hapsoldu; felsefenin zayıflaması hikmetin kaybına, ardından bilen ve düşünen öznenin kendini bilginin ve düşüncenin nesnesine dönüştürmesine sebep oldu.

3) Bilgi -özellikle sosyal bilimler- üretiminde bilimsel yöntemin mutlaklaştırılması. Bu yöntem felsefeyi dışarıda bıraktı; fizik ve biyolojinin yöntemlerini benimsedi, gözlem ve deneye aşırı vurgu yaptı, neredeyse her şey laboratuvar şartlarında denenir oldu, sonuçlar matematiğin diliyle ifade edilmedikçe gerçek kabul edilmedi, böylece varlık nicelleştirildi.

4) Sanatın ve edebiyatın zayıflaması. C.P. Snow'un yerinde formülasyonuyla, Batı'nın tarih boyunca yakasını bırakmayan "iki kültür"den bilim, sanat ve edebiyatın aleyhinde gelişip mutlak üstünlüğünü ilan etti. Bu, şairlerin ve şiirin başta olmak üzere neredeyse bütün sanat faaliyetlerinin beslenme kaynağı olan ilhamı kuruttu.

5) Yığınsal bilginin (malumat) olağanüstü artışına karşılık bilgeliğin yok olması. İnternet üzerinden elde edilen kolay bilgi; araştıran, sorgulayan zihni köreltti; bilgi bilgelik ve bilinçten koparıldı.

6) Medyanın konuşma ve binnetice düşünme faaliyetini 300-500 kelimeye indirgemesi. Bu da insanın alem tasavvurunu, tahayyül gücünü ve meramını zengin bir lügatin yardımıyla ifade etmesini engelledi. (Örnek: Fuzuli, şiirlerini 18 bin kelimeyi kullanarak yazıyordu).

7) Sekiz bin branşa ayrılmış bulunan bilimlerde bütünlük duygusunun kaybolmuş olması. Her şey parça pörçük ve indirgenmiştir.

8) Sosyal kurumların çoğulculuğunda gözlenen özerkleşmenin bilimsel disiplinlerde de gözlenmesi ve her bir disiplinin neredeyse kendini mutlaklaştırması.

9) Modernliğin ve bunun yeryüzü çapında ölçek büyütmesi olan küreselleşmenin her şeyi tipleştirmesi. Bu, farklı kültürleri folklorik seviyeye indirgedi, ulaşabildiği her kültürel değeri görselleştirip showa dönüştürdü, içini boşalttı; kendisi dışındaki bütün kültürleri karşılıklı diyalog kurulabilecek bir "öteki" görmeyip, asimile ediyor veya ortadan kaldırılması gereken bir rakip görüp "ötekileştiriyor", böylece çeşitliliği ve kültürel zenginliği yok ediyor.

10) Laikliğe ve sekülarizme saplanmış bulunan modern kültürün nihilizme dönüşmesi ve bu saatten sonra -Habermas'ın deyimiyle- Batı sekülarizminin dünyaya nihilizm pompalamaktan başka bir işlev görememesi.

Tarihin helezonik zamanlarında önemli değişiklikler vuku buluyor. Hikmet ve felsefenin ana yurdu, Keldanilerin bölgesi Mezopotamya'dır. M.Ö. 10 ve 9. yüzyıllardan başlamak üzere Mısır ve Yunanistan'a geçti. M.S. 8. yüzyıldan başlamak üzere Doğu'ya geri geldi. M.S. 10 ve 11. yüzyıllardan itibaren İspanya ve Sicilya üzerinden bir daha Batı'ya geçti. Şimdi tekrar ana yurduna, Doğu'ya dönüyor.

Zaman gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim