1. YAZARLAR

  2. İbrahim Sediyani

  3. Bataklıkta Açan Gül
İbrahim Sediyani

İbrahim Sediyani

Yazarın Tüm Yazıları >

Bataklıkta Açan Gül

A+A-

 

     İsviçre’de 29 Kasım günü yapılan minare referandumu, tüm dünyada hem kitlesel tepkilere neden olmuş, hem de büyük bir şaşkınlığa sebebiyet vermişti. Duygular, tepkiyle birlikte şaşkınlık ve şaşkınlıkla beraber tepki olarak tezahür etmişti.

 

     Tepkinin sebebi, din ve ibadet özgürlüğüne doğrudan müdahale anlamına gelen böyle bir referandumun yapılması ve oylamada çoğunluğun minare karşıtı oy kullanmasıydı. Şaşkınlığın sebebi ise, böyle ilkel bir hadisenin İsviçre gibi medenî ve hoşgörülü bir ülkede yaşanmış olmasıydı.

 

     Sonuçta hayatın iki yüzü var ve bu realite bir kez daha bize şunu öğretmişti ki; güzellikler içinde çirkinler türeyebildiği gibi, çirkinlikler arasında da güzeller türeyebiliyor. İsviçre gibi güzel ve hakikaten uygar bir ülkede “Schweizerische Volkspartei” (İsviçre Halk Partisi / SVP) gibi ırkçı ve yabancı düşmanı partiler türeyebiliyor ve taraftar da toplayabiliyorken, böylesine faşist yapılar içinde dahi erdemli insanlar çıkabiliyor, hayatın anlamını ve yaratılış gayesini kavrayan muvahhid yürekler zuhur edebiliyor.

 

     Size taptaze bir haber duyuracağım: Minare yasağını referanduma götüren ırkçı ve İslam düşmanı SVP Milletvekili Daniel Streich, Müslüman oldu.

 

     Demek nasıl ki gülistanlarda bile bataklıklar oluşuyorsa, bataklıklarda da güller açabiliyor.

 

     SVP milletvekili, belediye meclis üyesi ve koyu bir Hristiyan olması ile tanınan Streich, partisi SVP’nin İslam düşmanlığını ülkeye empoze etmesine artık tahammül edemediğini söyleyerek istifa ettiğini de açıkladı.

 

     Daniel Streich’in âzîz İslam dîni ile şereflenmesi aslında yeni değil. O, iki yıl önce Müslüman olmuş ancak bunu korktuğu için bugüne kadar gizlemiş. Ve artık dayanamayarak İslam’a girdiğini açıklamaya karar vermiş.

 

     Partisinin İslam düşmanlığına bir anlam veremediğini belirten Streich, iki yıl öncesine kadar düzenli olarak kiliseye gittiğini ve İncil okuduğunu belirtiyor. “Hristiyanlık’ta bulamadığım birçok sorunun aklî cevabını İslam’da buldum” diyen Streich, sözlerinin devamında İsviçre’nin acîlen daha fazla camiye ihtiyacı olduğunu dile getirmeyi de unutmuyor. “Müslümanlar’a karşı bu hoşgörüsüzlük beni derinden yaraladı” ifadelerini kullanan Daniel Streich, aynı zamanda İsviçre ordusunda askerî eğitim veriyor.

 

     Streich’in hidayetini açıklamasından sonra gerçek anlamda şok olan partisi SVP, daha ilk dakikadan itibaren kendi vekilini hedef alan, kin ve garez dolu beyanlarda bulundu ve “Streich’in Müslüman olması, ordumuz için bir risktir” dedi. Ancak ırkçı – faşist ve İslam düşmanı SVP, Streich’tan yediği tokadın acısı henüz geçmeden, bir tokat da İsviçre ordu sözcüsünden yedi. SVP’nin küstah demecine karşılık ordu sözcüsü cevabî bir açıklama yaparak, “Bizde kişinin dînine değil, yapılan hizmete bakılır” dedi.

 

     Daniel Streich şimdi Qûr’ân okuyor ve beş vakit namaz kılıyor.

 

     Daniel Streich, Müslüman olduğunu kamuoyuna açıkladığı konuşmasında şunları söyledi:

 

      “Sevgili hanımlar ve beyler!

 

     İsviçre’de farklı dînlere mensup insanlar birarada yaşıyorlar: Katolikler, Protestanlar, Müslümanlar, Yahudîler, Sihler, Budistler ve diğerleri. Bunlar dînlerini özgürce yaşamaktadırlar ve yaşamak zorundadırlar. Çünkü ülkemiz herkesîn dînini özgürce yaşadığı bir ülkedir. Bu dînlerin dış görünüş itibariyle çeşitli sembolleri vardır; kilise gibi, sinagog gibi, minare gibi. Ülkemiz multikültürel bir ülkedir ve hepsine açıktır. Bütün bunların dînlerini özgürce pratik hayata taşımaları gerekmektedir. Aynı şekilde Müslümanlar’ın da.

 

     İsviçre’deki Müslümanlar’ın büyük bir çoğunluğu çok iyi entegre olmuşlar ve ülkemizle uyum içindedirler. Onlar toplumsal dokumuza saygı gösteriyorlar. Bunların büyük bir kısmı da İsviçre vatandaşı olmuşlardır.

 

     Ben Arap ülkelerinde çalıştım. Minarenin ve ezanın Müslümanlar için taşıdığı önemi biliyorum. Aynı şekilde İsviçre’de de Müslümanlar minareleriyle yaşamalıdırlar. Onlar burada ezan sesinden mahrumdurlar. Ben Arap ülkelerinde yaşadığım misafirperverliği ve canayakınlığı unutamıyorum. Bir yabancı olarak bu ülkelerde yaşadığım misafirperverlik için hepsine müteşekkirim. Aynı misafirperverliği ben de bizim ülkemizde yaşayan Müslümanlar’a gösterilmesini arzuluyorum. Biz hepimiz bu misafirperverliği isbatlayabiliriz. Sadece onların dînîn sembollerine tahammül etmek ve hoşgörmek değil, onlarla birlikte yaşamak lazımdır.  Onlarla herşeyimizi paylaşmalıyız. Bu yüzden ben hepinizi sadece Müslümanlar’la barış içinde olmaya değil, aynı zamanda onlarla birlikte yaşamaya davet ediyorum.

 

     Ben Allâh’ın dînî olan İslam’a girdim. 29 Kasım’da yapılan minare referandumunun da iptal edilmesini talep ediyorum.” (*)

 

     Daniel Streich’i can-ı gönülden tebrik ediyoruz.

 

     Soyadı olan “Streich”, Almanca’da “çizgi” demek. Daniel kardeşimiz de ırkçı ve müşrik geçmişine “çizgi” çekip âlemlerin Rabbi olan Allâh’ın dînine teslim oldu, İslam ile şereflendi. Hem de ırkçı, İslam düşmanı bir partiden.

 

     Bataklıkta açan bir gül.

 

     Esselamun aleykum, Daniel kardeş.

 

sediyani@gmail.com


 

(*): Daniel Streich’in Müslüman olduğunu açıkladığı konuşmasını aşağıdaki videolarda kendi sesinden dinleyebilirsiniz:

 

http://www.youtube.com/watch?v=pMtfH2a0f_k&feature=related

 

http://video.aol.co.uk/video-detail/daniel-streich-svp-politiker-wird-moslem-er-konvertierte-zum-islam/2392423199

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum