Başörtüsü genelgesi düzeltilecek

25.05.2013 11:26

Abdülkadir Selvi

Kamuda başörtüsüyle ilgili genelge rahatsızlığa yol açtı.

Aslında İçişleri Bakanlığı'nın başörtüsünü yasaklayan bir genelgesi yok.

Hatta İçişleri Bakanlığı'nın bu yönde bir genelgesi de yok.

İçişleri Bakanlığı, kamu kuruluşlarına gönderdiği rutin genelgede, 13 Mayıs-14 Eylül tarihleri arasında yaz kıyafeti uygulamasına geçildiğini bildiriyor.

Ancak Mersin Valiliği yine rutin olarak yaptığı bir işlemi tekrarlıyor. Kamuda kılık kıyafeti düzenleyen genelgeyi de ekleyerek bunu kamu kuruluşlarına iletiyor.

O sırada ABD'de olan Başbakan Erdoğan'ın haberi ise 22 Mayıs tarihinde yapılan AK Parti MKYK toplantısında oluyor.

Başbakan Erdoğan, genelgenin meydana getirdiği rahatsızlık kendisine iletilince, 'Kim göndermiş?' diye soruyor. İçişleri Bakanlığı yanıtını alınca, 'Talimat vereceğim, düzeltilecek' diyor.

Dün İçişleri Bakanı Muammer Güler'le konuştum. 'İçişleri Bakanlığı'nın bir genelgesi olmamıştır. Bir valiliğimizin yaptığı rutin bir işlemdir' dedi.

Hak ve özgürlükler konusunda Türkiye'nin önünü açmaya çalışan AK Parti iktidarında, başörtüsünü yasaklayan bir genelgenin yayınlanması demek, varlık nedenini inkar olurdu.

İçişleri Bakanı da aynı kanaatte. Bakan Muammer Güler'le görüşmemizde üzerinde durduğumuz bir nokta da şu oldu. Bakanlıklar ve valilikler bu konularda eski reflekslerle hareket etmemeliler. Azami derecede duyarlı olmalılar.

Ayrıca,

1-Kamuda başörtüsünü yasaklayan bir kanun yok. 12 Eylül'de Kenan Evren'in talimatı ile hazırlanmış 16.7.1982 tarihli kılık kıyafet genelgesi var.

Kenan Evren'i yargılarken, onun yasakçı genelgesi ile bir hak engelini sürdürmenin anlamı yoktur. İktidarın bu konudaki duyarlılığının farkındayım. Bazen şer gözüken şeylerde hayır vardır düsturundan hareket ederek, bir genelge ile 12 Eylül'de çıkarılan genelgenin iptal edilmesi dahi bu haksızlığı ortadan kaldırır.

2-Bakanlıkların da valiliklerin de artık eski kalıplarla hareket etmeyi bırakıp, 'Rutin dışına çıkması' gerekiyor.

Devletin rutini demek, yasakçılık demektir. AK Parti iktidarında yasakçı genelgeler konusunda duyarlı olunmalı.

3-Bir heyet oluşturup, darbe dönemlerinden kalan bu tür tüzük, genelge, yönetmelik ve kanunlar tespit edilip, mevzuattan temizlenmeli.

ALEVİ VE NUSAYRİLERE KARŞI DİL DEĞİŞİYOR

Siyaset de yeni yaklaşımlar geliştirmeli. Bu konuda AK Parti MKYK'da konuşulanlara kulak vermekte yarar var.

AK Parti'nin, Alevi ve Nusayri vatandaşlarımız konusundaki dili gündeme geliyor.

Türkiye artık teröristle vatandaşını ayıran bir ülke. Eskiden bu ayrıma özen gösterilmiyor, belirli kesimler suçlanıyordu.

PKK üzerinden Kürtler, DHKP-C üzerinden Aleviler suçlanıyordu. Biz PKK terörü ile Kürtleri ayırdık. PKK terörü ayrıdır, Kürt vatandaşlarımız ayrıdır. PKK'dan dolayı Kürtler suçlanamaz dedik. Şimdi yeni bir ayrım daha yapmalıyız. Cilvegözü'nde, Reyhanlı'da Esed'den talimat alan, Suriye muhaberatı ile bağlantılı olduğu tespit edilen kesimler bomba patlattılar. İnsanlarımızın canına kıydılar. Bu anlayış deşifre edilmeli. Ancak aynen PKK konusunda olduğu gibi terör eylemini yapanlar üzerinden Alevi ya da Nusayri vatandaşlarımız rencide edilmemeli. Burada Esed'in talimatı ile bomba patlatanlarla, Nusayri ve Alevi vatandaşlarımız arasına bir ayrım koymamız lazım. Nusayriler de Aleviler de bizim vatandaşımız. Onları kucaklamalıyız.

Sadece bu olayda değil. Alevi kardeşlerimiz konusunda dilimizi ve yaklaşım tarzımızı gözden geçirmeye ihtiyacımız var.

AK Parti MKYK'da, Ortadoğu'da sağlanmaya çalışılan Şii-Sünni çatışması konusunda da değerlendirmeler yapılıyor. Türkiye'nin Şii karşıtı bir görüntü vermemesi uyarısı geliyor. 'Ortadoğu'da Şii-Sünni şeklindeki bir ayrıma taraf olmamalıyız. Şiileri de Sünnileri de kucaklayan bir politika izlemeliyiz.'

Konuşmalar bitiyor. Başbakan, yapılan değerlendirmeler için teşekkür ediyor.

AKİL ANKETİ

AK Parti MKYK'da Başbakan yardımcısı Beşir Atalay, çözüm sürecine ilişkin değerlendirmeler yapıyor. Atalay bu arada Akil İnsanlarla ilgili bir anketten söz ediyor.

İki sorulu ankete göre, Akil İnsanlarla görüşmeyi kesinlikle kabul etmem, görüşmek isterlerse dahi reddederim diyenlerin oranı yüzde 21. Akil insanlarla görüşürüm diyenlerin oranı ise yüzde 79.

Sağduyu bu olsa gerek…

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 1
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim